Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2888 E. 2026/2178 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2888
Karar No
2026/2178
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/194 E., 2025/1190 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Erzincan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/378 E., 2023/434 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı arasında 18.07.2011 tarihinde Erzincan Merkez ... mevkiinde mineralli su üretim ve şişeleme fabrikası yapılması işinin proje ve danışmanlık hizmet alımı sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince dava dışı yükleniciye yaptırılacak inşaat işinin, projelendirme, ihale dosyalarının hazırlanması, inşaat aşaması ve sonrasında danışmanlık hizmeti verdiğini, müvekkilinin sözleşmede üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiği halde davalı tarafın hakedişlerini ödemediğini ve kesin teminat mektubunu iade etmediğini, bahse konu inşaatın geçici kabulünün yapıldığını, 22.05.2014 tarihinde iskân ruhsatının alındığını, kesin kabul için oluşturulan kesin kabul heyetince düzenlenen 07.01.2016 tarihli kesin kabul eksikliği tutanağının düzenlenerek müvekkili şirket, davalı ve dava dışı yüklenici tarafından imzalandığını, müvekkili tarafından yapılan tüm yazışmalara rağmen dava dışı yüklenici firmanın kesin hesap çalışmalarına iştirak etmemesi nedeniyle kesin hesap çalışmalarının müvekkili tarafından tamamlanarak 29.09.2021 tarihli yazı ekinde davalıya teslim edildiğini, davalı tarafça yükleniciye ait kesin kabul ve kesin hesap çalışmaları sözleşme kapsamında sonlandırılmadığından bakiye bedelin ödenmediğinin bildirildiğini ileri sürerek 154.322,28 TL alacağın kesin kabulün yapıldığı 07.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, sözleşme kapsamında davalıya verilen teminat mektubunun iadesine, teminat mektubunun işletme masrafları olarak şimdilik 1.000,00 TL masrafın munzam zarar olarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 18.07.2011 tarihinde proje ve danışmanlık hizmeti alım sözleşmesi imzalandığını, mineralli su üretim ve şişeleme fabrikası inşaatının anahtar teslim götürü bedel ile yapılması işi için davalı ile dava dışı yüklenici arasında 02.01.2013 tarihinde sözleşme imzalandığını, söz konusu işin yer tesliminin 04.01.2013 tarihinde yapıldığını, yapı ruhsatının 11.03.2013 tarihinde alındığını, geçici kabulün 02.04.2014 tarihinde yapıldığını, iskân ruhsatının ise 22.05.2014 tarihinde alındığını, davacı danışman firmanın kontrolünde kesin kabul komisyonu oluşturulduğunu, 07.01.2016 tarihli kesin kabulde tespit edilen eksikliklere ait tutanak tutularak dava dışı yükleniciye elden teslim edildiğini, eksikliklerin giderilmesi için kesin kabul komisyonu tarafından dava dışı yükleniciye 30.03.2016 tarihine kadar süre verildiğini, ancak eksikliklerin giderilmemesi nedeniyle kesin kabul işlemlerinin sonlandırılamadığını, davalı tarafça sözleşmenin ihlalinin söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyetinden alınan 12.06.2023 tarihli rapor hükme esas alınrak davacı tarafın davalı ile yapmış olduğu sözleşmeden kaynaklı olarak 154.322,29 TL hakediş alacağı olduğu, bununla birlikte taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 12.3.1. maddesinde düzenlenen teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşmadığı, ayrıca teminat mektubu işletme masraflarına ilişkin talebin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 154.322,29 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı danışmanlık şirketi ile davalı dernek arasında, 18.07.2011 tarihli danışmanlık sözleşmesinin imzalandığı, sözleşmenin varlığı ya da imza konusunda bir nizanın olmadığı, sözleşme hükümlerine göre davalı dernek tarafından, dava dışı yükleniciye yaptırılacak inşaat işinin, projelendirme, ihale dosyalarının hazırlanması, inşaat aşaması ve sonrasında danışmanlık hizmeti verilmesi şeklinde götürü bedelli ve yazılı bir eser sözleşmesinin kurulduğu, davacı danışmanın davalı dernek tarafından yaptırılacak inşaat işinin aşamasına göre verilen danışmanlık hizmetine göre davacının ücretinin ödeneceğinin kararlaştırıldığı, inşai yapının dava dışı yüklenici tarafından yapılmaya başlandığı, yapılan işe dair 02.04.2014 tarihinde geçici kabulün yapılıp iskan ruhsatının ise 22.05.2014 tarihinde alındığı, dosyada alınan bilirkişi raporuna göre de davacı tarafça sunulan danışmanlık hizmetleri sebebiyle davalı dernek tarafından yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra bakiye danışmanlık bedelinin belirlendiği gibi kesin kabul işlemlerinin dava dışı yüklenici tarafından yerine getirilmeyen yükümlülükler sebebiyle yapılamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kesin kabul komisyonu tarafından kesin kabulde tespit edilen eksikliklerin düzeltilmesi için dava dışı yükleniciye 30.03.2016 tarihine kadar süre verildiğini, ancak kesin kabul eksiklikleri dava dışı yüklenici tarafından giderilmediğinden kesin kabul işlemlerinin sonlandırılamadığını, davacı danışman firma tarafından sözleşme hükümlerinin yerine getirilmediğini, müvekkilin sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlali olmadığı gibi tüm yükümlülüklerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirdiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak ve teminat mektubunun iadesi istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2888, K. 2026/2178, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2888-e-2026-2178-k-bd804211e9ca