Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2859 E. 2026/2172 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/2859
Karar No
2026/2172
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1642 E., 2025/1007 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1119 E., 2023/681 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket ile davalı şirket arasındaki eser sözleşmesi kapsamında müvekkilinin tüm yükümlülüklerini eksiksiz yerine getirdiğini, ancak davalı şirketin kesilen bir kısım faturalara ilişkin ödeme yapmadığını, alacağın tahsili amacıyla davalı şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin takibe itirazı üzerine takibi durduğunu ileri sürerek, icra takibine yapılan itirazın iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte takibin 396.558,61 TL üzerinden devamına, %20'den aşağı olmamak kaydıyla davalı borçlu şirket aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekklili şirketin ... projesinin mutfak tezgahları, plaka, panel, ara fayans ve yine banyo tezgahları, panelleri vb. işlerin imalat ve uygulaması hususunda davacı ile anlaştıklarını, anlaşma konusu işlerin bir kısmının yapılmadığını, yapılan işlerin de davacı tarafından hatalı ve ayıplı yapıldığını, davacı tarafın eksik ve ayıplı imalatları tamamlamaktan kaçınması üzerine Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde ayıplı ve eksik imalatların tespiti ile bu imalatların giderilme maliyetlerinin hesaplanmasının talep edildiğini, alınan bilirkişi raporunda ayıplı ve eksik imalatların malzeme işçilik ve KDV hariç 72.147,390 TL olduğunun belirlendiğini, ancak bilirkişi raporunda hesaplama hataları yapıldığını, bunların düzeltilmesi halinde gerçek tutarın 117.000,00 TL civarı olduğunu, davacının hem yapmadığı hem de ayıplı yaptığı tüm işlerin bedelini istediğini, davacının geçici kabul, kesin kabul veya teslime ilişkin tutanak tanzim etmediğini, müvekkilinin hatalı ve hiç yapılmayan imalatları başkaca firmaya yaptırmak zorunda kaldığını, müvekkilinin davacıya borcunun olmadığı gibi alacağının bulunduğunu belirterek, davanın reddine, aksi halde tespit edilecek ayıplı ve eksik işlerin bedelinin mahsubuna, kötü niyetli başlatılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişiler marifetiyle dava konusu işlerin yapıldığı inşaatta keşif yapıldığı, alınan bilirkişi kök ve ek raporunda keşif tarihinde dava konusu yerdeki dairelerin bir çoğunda ikamet edildiği, dairelerin teslim tarihinin 02.02.2021 olduğunun ifade edildiği, keşfin yapıldığı tarihte bu sürenin üzerinden yaklaşık 1,5 yıllık zaman geçtiği, genel eksiklik olarak mutfak, banyolardaki tezgahların çizilmesi, alın kaplamalarının derz noktasından ayrılması, banyo dolaplarının sehim yapması şeklinde olduğu, aynı hatalı imalatların dairelerin tümünde bulunduğu, bu nedenle imalat hatasından kaynaklandığının belirlendiği, dairelerin yaklaşık 1,5 yıldır kullanılıyor olduğu, dava konusu imalatların kullanıma mani imalatlar olmadığı, bu durumda nefaset bedeli kesilmesinin doğru olacağı, hatalı imalatlar nedeniyle mahsup edilmesi gereken tutarın dava tarihi itibariyle KDV dahil 126.250,00 TL olduğu, tarafların ticari defter belge ve kayıtlarının incelenmesinde, davacının kayıtlarına göre davalıdan 396.558,61 TL alacaklı bulunduğu, bu tutardan hatalı imalatların bedeli mahsup edildiğinde kalan davacı alacağının 270.308,61 TL olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile Bursa 8. İcra Dairesi'nin 2021/5636 sayılı dosyasında davalı borçlunun ödeme emrine itirazının iptaline, takibin 270.308,61 TL alacak üzerinden takipteki şartlarla birlikte devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden ve şartları oluşmadığından icra inkâr tazminatına ilişkin talebin reddine, reddedilen miktar yönünden davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin de şartları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının anlaşma konusu işlerin bir kısmını yapmadığı, yapılan işlerin bir kısmının hatalı ve ayıplı olduğunu, Bursa 4. Sulh Hukuk Mahkemesi vasıtasıyla yapılan keşif sonrası alınan bilirkişi raporu ile davacının ayıplı imalat yaptığı ve yükümlülüklerini yerine getirmediğinin belirlendiğini, eksik ve ayıplı imalatların tamamlanmaması nedeniyle müvekkilinin taşınmaz sahiplerine karşı olan yükümlülüklerini yerine getirmesinde gecikmeye neden olduğunu, hatalı ve ayıplı imalatların başkaca firmaya yaptırılmak zorunda kalındığını, bu nedenle müvekkilin davacıya hiçbir borcunun olmadığını ve hatta alacağı oluştuğunu, davacının yalnızca faturalar üzerinden alacaklı olduğu iddiasında bulunduğunu, ne geçici kabul ne kesin kabul ne de teslime ilişkin hiçbir tutanak tanzim edilmediğini, davacının teslim hususunda müvekkili şirketi temerrüde düşürmediğini, hatalı bilirkişi raporlarına göre karar verildiğini, 161.696,46 TL'lik iade faturasının dikkate alınmadığını, 200,00 TL nefaset kesintisinin yetersiz olduğunu, yalnızca ayıplı imalatların hesaplaması yapılmış olup, hiç yapılmayan işlerin hesaplamaya dahil edilmediğini, yine keşif sırasında girilemeyen dairelerin de hesaplamaya dahil edilmediğini, davacının hatalı, ayıplı ve eksik işlemleri nedeni ile taşınmaz sahipleri tarafından davalar açıldığını, davacı tarafından yapılan işin bedelinin ne olduğunun tespit edilmediğini, bu durumda davacının yaptığı işin üzerinde fatura düzenleyip düzenlemediği hususunun da açıklığa kavuşturulamadığını, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı iş bedelinin tahsili için yapılan ilâmsız icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davalıdan alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2859, K. 2026/2172, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-2859-e-2026-2172-k-2d530fe79827