Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/2171 E. 2026/2167 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2171
Karar No
2026/2167
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/592 E., 2026/283 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/942 E., 2025/65 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı müflis ...Makine... A.Ş.'den olan alacağının iflas tarihi itibari ile 633.826,05 TL olduğunu, iflas idaresi tarafından müvekkiline ait alacak miktarının tamamının 4. sıradan kabul edildiğini, iflas idaresince davalılardan ... A.Ş.'nin 29.788.272,45 TL, ...Şubesinin 16.111.727,55 T... TAO'nun ise 21.047.000,00 TL rüchanlı alacağının bulunduğu kabul edilerek iflas masasına rüçhanlı alacak olarak kaydının yapıldığını, davalı bankaların alacaklarının tamamının rüchanlı alacak olarak kabulünün yasaya aykırı olduğunu, davalı bankaların iflas masasına fazla yazdırılmış olan alacaklarının iflas masasından terkinine, bu alacakların dava giderleri de dahil olmak kaydıyla alacağı nispetinde müvekkili şirkete verilmesine, sıra cetvelinin düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Türkiye ... TAO vekili cevap dilekçesinde; müflis şirketin müvekkili bankaya genel kredi sözleşmesi ile asaleten ve kefaleten borcunun bulunduğunu, alacağın ipotek ve menkul rehni ile teminat altına alındığını, müvekkili bankanın müflis şirketten iflas tarihi itibariyle 44.248.040,96 TL alacağının olduğunu, alacağının 21.015.000,00 TL'sinin rüçhanlı olarak kabulüne karar verdiğini, kalan 23.233.040,96 TL'sinin ise reddine karar verdiğini, reddine karar verilen kısım yönünden kayıt kabul davası açtıklarını, davanın müvekkili bankanın müflis şirketten ne miktarda alacağı olduğunu bilmesinin imkansız olduğunu, müvekkili bankanın alacaklarının rüçhanlı alacak olduğunu beyan ederek davanın reddini istemiştir.

(Temlik Eden) ... A.Ş. ve .... N.A ... Şubesi vekilince ibraz edilen cevap dilekçesinde; ... A.Ş. ve ... NA ... Şubesi tarafından ... Grubu şirketlerinden ...Dış Tic AŞ ünvanlı şirkete kredi kullandırıldığını, müflis ... Mak.... A.Ş.'nin söz konusu kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, müvekkili bankalar tarafından kullandırılan kredinin yapılandırılması, borcun tespiti ve kabulü, ödeme planına bağlanması amacıyla müvekilleri alacaklı bankalar ile ... Makine San. A.Ş., ... Dış Tic. A.Ş., ... Holdin A.Ş. ve ... ... arasında 29.12.2003 tarihinde ilam niteliğinde uzlaşma tutanağı düzenlendiğini, düzenlenen tutanak ile borçluların müvekkilleri bankalara olan borçları, taraflar arasında açıkça tespit ve borçlularca kabul ve ikrar edildiğini, ... Makine San. A.Ş.'nin iflasına karar verilmesi üzerine müvekkilinin alacaklı ... A.Ş. tarafından fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydı ile müflisten olma rüçhanlı alacağının 38.020.732,86 TL'lik kısmı için, diğer alacaklı müvekkili ... Şubesi ile müflisten olan alacağının 20.544.590,85 TL'lik kısmı için müflis şirketin iflas masasına alacak kaydı talebinde bulunduğunu, iflas idaresince müvekkili ... A.Ş.'nin masaya kaydını talep ettiği 38.020.732,86 TL alacağının 29.788.272,45 TL'lik kısmının rüçhanlı alacak olarak kabulüne karar verildiğini, 8.232.460,41 TL'lik kısmının ise reddine karar verildiğini diğer müvekkili ... Şubesinin masaya kaydını 20.544.590,85 TL alacak ile kayıtlarını talep ettiklerini, iflas idaresinice 16.111.727,55 TL'lik kısmının kabulüne, 4.432.863,30 TL'lik kısmının ise reddine karar verildiğini, her iki müvekkilin iflas idaresince reddedilen kısım için kayıt kabul davası açtıklarını belirterek, davanın reddini istemişlerdir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... 21.047.000,00 TL'lik alacağının rüçhanlı olduğu, ilaveten açılan kayıt kabul davası neticesinde bankanın 23.233.040,96 TL daha rüçhanlı alacağı olduğunun subut bulduğu, davalı ... A.Ş. lehine 29.788.272,45 TL alacağın rüçhanlı alacak olarak sıra cetveline kaydının yapıldığını, açılan kayıt kabul davası sonucunda bankanın bu kadar alacağı ilaveten 8.232.460,41 TL daha rüçhanlı alacağı olduğuna karar verildiği ve kararın kesinleştiği davalı ... Şubesi lehine 16.111.727,55 TL alacağı rüçhanlı alacak olarak sıra cetveline kaydının yapıldığını, İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kesinleşen 2022/757 Esas, 2023/525 Karar sayılı ilamı incelendiğinde, ...A.Ş. ile ... Şubesi lehine 45.900.000,00 TL'lik müşterek ipotek bulunduğu, iflas müdürlüğünce ...Şubesi açısından 16.111.727,55 TL ....A.Ş. yönünden 29.788.272,45 TL'ye yönelik kayıt kabul taleplerinin kabul edilerek bu miktar alacaklarının rüçhanlı alacak olarak kayıt kabulüne karar verildiği gerekçesiyle davacının, davalılar hakkında açmış olduğu kayıt terkin davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın sıra cetveline itiraz (kayıt silme) davası olup, bu davada davalı alacaklının, alacağının varlığını ispat etmek zorunda olduğunu, Yerel Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince kayıt kabul davalarına ilişkin kesinleşmiş kararlara değinilmekle yetinilmiş olup, alacaklarının varlığı, miktarı ve rüçhanlı olup olmadığına dair bir inceleme yapılmadığını, eksik inceleme ile hatalı hüküm tesis edildiğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 235/2 maddesi gereğince açılmış olan sıra cetveline itiraz (kayıt terkin) istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/2171, K. 2026/2167, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-2171-e-2026-2167-k-e25b37ad2c97