Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/362 E. 2026/2160 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/362
- Karar No
- 2026/2160
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/365 E., 2025/546 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 1995 yılından beri İstanbul merkezli olarak faaliyette bulunan peyzaj-çevre düzenlemesi, mevsimlik çiçek-çalı üretimi ve yeşil alanların bakımları ile park yapımı işleriyle iştigal ettiğini, müvekkili şirket davalı Belediyenin park ve bahçe bakım hizmetlerini 2009 yılından başlamak üzere 2010 yılı hariç 2016 yılına kadar en uygun fiyatı vererek ihaleler kapsamında yüklendiği işi tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ancak davalı tarafça yapılması gereken hakediş ödemelerinin düzenli olarak yapılmaması nedeniyle müvekkilinin telafisi imkansız zararlar yaşamaya başladığını, geç ödemeler nedeniyle banka kredileriyle işlerini devam ettirmeye mecbur kaldıklarını, davalının bu kredileri temlik alıp taksitlendirdiğinde dahi ödemeleri zamanında yapmadığını, bu nedenle müvekkilinin ciddi boyutta zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile davalı tarafından 2012/129286, 2013/102046, 2016/178048, 2016/15191 sayılı ihaleler kapsamında yapılan geç ödemeler nedeniyle uğradığı zarardan şimdilik 10.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;öncelikle zamanaşımı itirazında bulunarak, açılan davanın yerinde olmadığını, davacı şirketin bu kadar yıl çalıştıktan ve bütün ödemeler yapıldıktan sonra kötü niyet iddiasında bulunmasının gerçeğe aykırı olduğunu, müvekkili belediyenin gerek protokol hükümleri gerekse sözleşme hükümleri gereği üzerine düşen tüm yükümlülüklerini eksiksiz ve tam olarak süresi içinde iyiniyet kuralları gereği, mali imkanları doğrultusunda yerine getirdiğini, davacı şirketin zarara uğramasına sebep olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli kararı ile taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin 12. maddesinde ödeme yeri ve şartlarının 90 günlük periyotlar öngörülmek suretiyle düzenlendiğini, sözleşmelerin 8. maddesine göre ise sözleşmenin eki sayılan ve tarafları bağlayısıcılıkta öncelik sıralamasında ilk sırada yer alan evrakın Hizmet İşleri Genel Şartnamesi olduğunun düzenlendiğini, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi'nin 42. maddesinde ise ödeme şekli olarak 30 günlü periyotlar öngörülmek suretiyle düzenlendiğini, taraflar arasında 20.06.2017 tarihinde imzalanan protokolde ise sadece Ankara 22. İcra Dairesi'nin 2017/8782 sayılı icra dosyası kapsamında ibrayı içerdiği ve 2.257.185,38 TL'lik bir alacak için anlaşmaya varıldığı, ancak diğer tüm temlik bakiyelerinin ödeme gününe bağlanmadığı, Hizmet İşleri Genel Şartnamesi kapsamında 30 günlük ödeme sürelerinin dışında kalan ödemelerin gecikmiş ödeme olarak değerlendirilmesi gerektiği ve SGK prim ve Vergi gecikme zamları (2014, 2015, 2016, 2017 yılları), banka temlik ödemelerindeki gecikmelerden kaynaklı gecikme süreleri ile ilgili yılların temerrüt faiz oranları dikkate alınarak, davalı idarenin ödemelerdeki gecikmelerden dolayı davacı şirketin uğradığı zararın toplam 1.680.275,40 TL olduğunun bilirkişi raporunda tespit edildiği, rapor doğrultusunda davacı iddiaları yerinde görülerek ve ıslah dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 12.12.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce, kesin vade bulunmadığı ve 30 günlük süre sonunda kendiliğinden temerrüt gerçekleşmediği halde hükme esas alınan bilirkişi raporunda şartname hükmüne göre 30 günlük sürede ödenmeme nedeniyle ödemelerde gecikildiği kabul edilmek suretiyle zarar hesabı yapıldığı ancak kesin vade bulunmaması ve temerrüdün gerçekleşmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a.Temerrüt ve kesin vade değerlendirmesinin hatalı olduğunu,
b.Sözleşmenin “aylık hakediş” düzenlemesi ve taraf uygulaması ödeme tarihini hesaplanabilir kıldığını,
c.Bilirkişi raporu değerlendirilmediğini,
d.Aşkın / munzam zarar yanlış değerlendirildiğini,
e.Yargıtay bozma kararının mahiyetinin yanlış yorumlandığını, bozma usul kurallarına uygun uygulanmadığını,
f.Eksik inceleme ve delillerin değerlendirilmemesinin söz konusu olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, taraflar arasında yapılan park bakım ve temizliği hizmet alım sözleşmesi gereğince süresi içinde ödenmeyen hakedişlerden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.