Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4099 E. 2026/2054 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4099
Karar No
2026/2054
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi(İlk Derece) SAYISI : 2025/7 E., 2025/11 K.

Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece) kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davacı vekilleri Avukat ..., Avukat .... ile davalı vekilleri Avukat ..., Avukat .... 'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde özetle; tahkim davacısı/dosya davalısı tarafından tahkim davası boyunca taraflar arasında işçi temini sözleşmesi olduğu iddia edilmesine rağmen hakem kurulunca sözleşmenin eser sözleşmesi olarak kabul edilip ona göre değerlendirme yapıldığını, davada tüm alacak kalemleri USD olarak talep edilmesine rağmen bir kısım alacak kalemine TL cinsinden hükmedildiğini, faiz türünün talebe aykırı olarak belirlendiğini, davada talep olmamasına rağmen faize dava tarihi yerine 28.11.2023 tarihinden itibaren hükmedildiğini, tüm bu hususların MTK'nın 15/A-1 maddesi (e) bendine aykırılık oluşturduğunu, hakem kurulunca MTK'nın 15/A-1 maddesi (f) bendine aykırı olarak tarafların kararlaştırdığı usul kurallarına uyulmadığını, bu kapsamda kararın yazılış aşamasına geçildikten sonra oluşturulan 24.07.2025 tarihli 13 nolu ara kararla tahkim davacısına adeta talep sonucunu değiştirmesi için süre verildiğini, tahkim davacısı tarafından bu doğrultuda sunulan 26.07.2025 tarihli dilekçeyle daha önce davada hiç dile getirilmemiş talep sonuçları ileri sürüldüğünü, bu durumda taraflarına da beyanda bulunmak için süre verilmesi gerekirken böyle bir süre verilmeyerek MTK'nın 15/A-1 maddesi (g) bendinde düzenlenen tarafların eşitliği ilkesine de aykırı davranıldığını belirterek İstanbul Tahkim Merkezi'nin 2024/DA-210 sayılı 29.07.2025 tarihli hakem kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı taşeron vekili cevap dilekçesinde özetle; MTK madde 15/A ve HMK madde 439/1 maddeleri gereğince iptal sebeplerinin sınırlı olduğunu, sözleşmenin nitelendirilmesinin hakem kurulunun yetkisi dahilinde olduğunu, talep edilen bir kısım alacaklar TL cinsinden tahakkuk ettiğinden bunlar için taleplerinden daha düşük TL meblağlara hükmedildiğini, hükmedilen faiz oranının da dava dilekçesinde talep edilen faiz türünden daha düşük olduğunu, bu durumların davacı/tahkim davalısı lehine olduğunu, davada "sözleşme uyarınca ödenmesi gereken tarihten ödeme yapılacak tarihe kadar işlemiş olan faiz" talep edildiğinden hakem heyetince tespit edilen temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olmasının da talep aşımı oluşturmadığını,... Tahkim Kuralları'nın 39/1. ve 28. maddelerine göre hakem kurulunca soruşturmanın sona erdiğine ilişkin karardan sonra yeni bir talepte bulunulmasında hukuken bir engel bulunmadığını, kaldı ki söz konusu ara kararda yalnızca dilekçeler arasında çelişki olarak görülen hususlara açıklık getirilmesinin (somutlaştırma) talep edildiğini, bu doğrultuda sundukları 26.07.2025 tarihli dilekçelerinde bir talep artırımında veya eklemesinde bulunulmadığı gibi yeni bir belge ve delil de sunulmadığını, bu durumun tarafların eşitliği ilkesine de aykırılık teşkil etmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Davalının hakem yargılamasında mevduata uygulanan en yüksek faiz oranını talep etmesine ve Eylül 2025 yılı için USD’ye uygulanan bir yıllık en yüksek mevduat faizi %3,50 olmasına rağmen tahkim yargılamasında avans faizine hükmedildiğini, yabancı para alacağına ilişkin düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğunu, talepten farklı bir şeye karar verilerek hakem heyetinin yetkisini aştığını,

b. Davacı tarafından USD talep edilen taleplerine ilişkin TL üzerinden hüküm kurularak taleple bağlılık ilkesine aykırı hareket edildiğini, hakem heyetinin yetkinliği olmayan konuda hesaplama yaptığını,

c. ISTAC Tahkim Kuralları madde 28’e göre, yeni talep sonucunun ancak yargılama esnasında ileri sürülebileceğini, hakem heyetinin kararın yazılış aşamasına geçtikten sonra 24.07.2025 tarihli 13 nolu ara karar oluşturarak davacıya talep sonucunu somutlaştırması için süre verdiğini, usul kuralları ve eşitlik ilkesi uyarınca karşı beyanda bulunmak için süre talep edilmesine rağmen süre verilmeden karar verildiğini beyan etmektedir

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hakem heyet kararının iptali istemine ilişkindir. 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve özellikle Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla MTK 15/A/1-2 maddesinde yer alan iptâl sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.

2.Davacı/tahkim yargılamasında davalı şirket yabancı sermayeli olması sebebiyle MTK hükümlerine tabidir. MTK hükümlerinin uygulandığı bir tahkim yargılaması sonucunda verilen hakem kararının iptal edilebileceği sebepler söz konusu Kanunun 15/A maddesinde düzenlenmekte olup, öngörülen sebepler sınırlayıcı olarak sayılmıştır. Bir başka deyişle, maddede sayılan sebepler dışında hakem kararının iptalinin istenmesi mümkün değildir.

MTK’nın 15/A/1/e maddesinde; hakem veya hakem kurulunun, tahkim anlaşması dışında kalan bir konuda karar verdiği veya istemin tamamı hakkında karar vermediği ya da yetkisini aştığı durumlarda hakem kararının iptalinin talep edilebileceği düzenlenmiştir. Hakem veya hakem kurulu, uyuşmazlıkla ilgili olarak vereceği kararda, iki tarafın talep ve iddialarından her birini ayrı ayrı hükme bağlayacaktır. Davacının talep konusu yapmasına rağmen bazı talepleri hakkında karar verilmemiş olması durumunda mahkeme hakem kararını iptal edebilecektir. Bilindiği gibi devlet yargısında hakim, davacının talep sonucu ile bağlı olup, talepten fazlaya karar veremez. Usul hukukunun bir prensibi olarak, mahkemeler gibi hakemlerin de kendilerinden talep edilenden fazlasına hükmetmeleri mümkün değildir. Aksi takdirde, hakem ve hakem kurulu yetkisini aşmış olacaktır. Hakem kararı talebe uygun şekilde verilmelidir.

Somut uyuşmazlık bakımından konu değerlendirildiğinde; hakem yargılamasında davacı taşeron tarafından 07.08.2024 tarihli dava dilekçesinde 7 ayrı kalem bakımından USD cinsinden alacak talebinde bulunulmuş, söz konusu belirtilen alacak kalemlerinin sözleşme uyarınca davalının ödemesi gereken tarihten fiili olarak davalı tarafından ödeme yapılacak tarihe kadar işleyecek olan, T.C. hudutlarındaki bankalar tarafından mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesi talep edilmiştir. Davacı taşeronun dava dilekçesindeki bu talebinin, yabancı para borcuna ilişkin açılmış mevduat hesabına bankaların o yabancı para için uyguladıkları faiz oranı olarak anlaşılması gerekir. Hakem heyeti yaptığı yargılama sonunda 29.07.2025 tarihli gerekçeli kararının hüküm fıkrasının “1” nolu bendinde; “davacının hakedişe ilişkin talebinin kabulüne, 1.028.387,00 USD meblağın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bu tutara temerrüt tarihi olan 28.11.2023’ten itibaren işleyecek yasal ticari faizin (ticari işlere uygulanan avans faizinin) uygulanmasına” karar vermiştir. Ancak davacı taşeron dava dilekçesinde yabancı para alacağına uygulanan faizi talep ettiğinden, bankaların USD cinsinden yabancı para ile açılmış vadeli mevduat hesabına uygulanan faiz dışında, hakem heyeti tarafından TL cinsinden alacağa uygulanan 3095 sayılı Yasanının 2.maddesinde düzenlenen (ticari temerrüt) avans faizine hükmedilmesi talep aşımı mahiyetinde olup, hakem heyetinin de bu şekilde karar vermekle MTK’nın 15/A/1/e bendi uyarınca yetkisini aştığı anlaşılmıştır.

MTK'nın 15/A/2 fıkrası uyarınca hakem kararlarının kısmi iptallerine karar verilebilir. Bir hakem kararının kısmen iptal edilebilmesi için iptal edilen kısım ile iptal edilmeyen kısmın birbirinden bağımsız ve bölünebilir olması gerekir. Tarafların zaman kaybının önlenmesi, usul ekonomisi açısından hakem kararlarının kısmi iptal imkanı niteliğine uygun düştüğü ölçüde mümkündür. Hakem heyeti kararından iptali gereken faiz ile ilgili kısım iptal edilmeyen asıl talepten bağımsız olması ve diğer hükümlerden ayrı olarak değerlendirilmesi mümkün olduğundan, faizle ilgili olarak ayrıca karar alınabileceğinden Bölge Adliye Mahkemesince hakem heyeti kararının faiz ile ilgili bu kısmının iptaline karar verilmesi gerekirken, davanın tümden reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Dairemizdeki duruşmada davacı vekille temsil olunduğundan takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 372. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesine gönderilmesine,12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4099, K. 2026/2054, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-4099-e-2026-2054-k-554280682943