Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/4185 E. 2026/2001 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4185
Karar No
2026/2001
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1714 E., 2025/935 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/576 E., 2021/435 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; yapılan başvurulara rağmen ödeme yapmadığını belirterek 63.724,57 TL alacağın 29.08.2018 tarihinden, 32.635,57 TL alacağın 27.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya herhangi bir borcun bulunmadığını, ticari ilişki kapsamındaki borçların zamanında ve eksiksiz ödendiğini, alacağın dayanağı faturaların davalıya bildirilmediğini, faturalara dayanak bir hizmetin de verilmediğini, alacak ve faiz talebinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığı, davalının reklam yayınlatma talebine dair maillerin sunulduğu, davacının talebine dayanak faturaların davalının ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, iade faturasının düzenlenmediği, ispat yükünün yer değiştirdiği ve faturaları ticari defterlerine kaydeden davalının hizmeti almadığı hususunu ispat etmesinin gerektiği, davalının hizmeti almadığını ya da fatura bedellerini ödediğini ispat edemediği, dava tarihinden önce davalı yönünden usulüne uygun olarak temerrüt koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 96.360,42 TL alacağın 04.11.2019 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında reklam hizmeti verilmesi konusunda yazılı sözleşmeye dayanmayan ticari ilişki bulunduğu, 31.05.2018 tarihli 92.613,78 TL bedelli ve 29.06.2018 tarihli 32.635,85 TL bedelli faturaların reklam hizmetine ilişkin olduğu, diğer faturaların gecikme faizine ilişkin olduğu, faturalardan kaynaklanan alacak miktarının 125.249,63 TL ve davacı defterlerinde görülen davalı ödemeleri düşüldüğünde ise talep edilebilecek alacak miktarının 87.141,60 TL olduğu, faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olması nedeniyle yazılı hizmetin verildiğinin kabul edilmesinin gerektiği, TTK'nın 1430/4-a maddesi hükmü dikkate alındığında davalının defterlerine kaydettiği tarihi takip eden 30 gün sonunda temerrüt koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile 63.724,57 TL alacağın 29.08.2018 tarihinden, 23.417,03 TL alacağın 27.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; muvafakatleri olmadan yeni delil sunulduğunu, faturaların mevcut olduğuna ilişkin gerekçenin hatalı olduğunu, ispat yükümlülüğünün davacıda olduğunu, ticari ilişkiye ilişkin tespit yapılmadığını, rapora itirazların değerlendirilmediğini, cari hesap kayıtlarının doğruluğunun kontrol edilmediğini, temerrüt koşullarının oluşmadığını beyan etmektedir.

2. Davacı vekili katılma yolu ile temyiz dilekçesinde; reddedilen 9.218,82 TL yönünden temyiz talebinde bulunduklarını, hükmün bilirkişi raporuna aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturalara dayalı alacak istemine ilişkindir.

1. Miktar veya değeri temyiz kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması halinde anılan Kanun'un 366. maddesi atfı ile aynı Kanun'un 352/1-b maddesi hükmü uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacı vekilince temyize konu edilen miktar 9.218,82 TL'dir ve 04.11.2019 dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 58.800,00 TL'nin altında kalmaktadır.

2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle kesin olması nedeniyle REDDİNE,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4185, K. 2026/2001, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-4185-e-2026-2001-k-482da4d7833c