Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4940 E. 2026/2734 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4940
Karar No
2026/2734
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3377 E., 2025/1092 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Turgutlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/1072 E., 2022/333 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının muris ...'ın yasal mirasçıları olduğunu, davalının murisin yeğeni olduğunu, davalının davacının çocuklarının vesayet altında olması, amcasının vefat etmesini firsat bilerek, dava konusu taşınmazlardaki muris payını kullanıp davacının kullanmasına veya onun yetkili kıldığı kişilerin kullanmasına engel olduğunu ve 2019 yılına ait arazi gelirlerinin tamamını toplayıp sattığını, davalının haksız ve hukuka aykırı olarak ürün bedellerini alması nedeni ile Turgutlu Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/29 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespite istinaden İcra Müdürlüğünün 2019/4656 takip sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın aynı zamanda davalının amcası olduğunu, sağlığında hem yaşı hem de çocuklarının engelli olması nedeniyle adına kayıtlı tarım arazilerini işleyecek konumda olmadığını, davacıdan yardım istediğini, davacının yıllarca amcasının yanında tarım arazilerini işleme konusunda yardımcı olup koyunların bakımını da üstlendiğini, bu yardımların karşısında murisin davacıya yardım ve bağışta bulunma isteği ile ... 87... parsel sayılı ve fiili olarak bağ vasfında olan gayrimenkullerinin 2019 yılı ağustos ayına kadar olan kullanımını şifahen davacıya devrettiğini, dava konusu gayrimenkullerden 139 sayılı parselin ... , 67 sayılı parselin ..., 68... sayılı parsellerin ... , 353 sayılı parselin ... tarafından kullanıldığını bildiğini, davanın niteliği ve alacak iddiasının yargılamaya muhtaç olması sebebi ile davacı tarafın kötüniyet tazminatı talep etme hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların hisseli olarak davacı adına kayıtlı olduğu, mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporu ile 2019 yılı için arazi gelirinin ... için 111.998,73 TL,... için 145.901,23 TL olmak üzere toplam elde edilebilecek net gelirin 257.899,96 TL olduğu, taşınmazlardan elde edilen gelirden davacıya herhangi bir ödeme yapıldığının davalı tarafından ispatlanamadığı, dinlenen tanık anlatımlarına göre murisin vefatından sonra 2019 yılında dava konusu taşınmazların davalının kullanımında olduğu ve davalı tarafından bu bedelin davacıya ödendiğine ilişkin belge sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, takibin 250.000,00 TL üzerinden ve bu bedel üzerinden işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davaya konu taşınmazların paydaşı olduğu, incelenen tapu kayıtlarına göre çekişmeli taşınmazlarda davalının payı olmadığı, davalı taşınmazları ölen amcasının muvafakatiyle ve aralarında yaptıkları anlaşmaya göre kullandığını beyan etse de dinlenen tanık beyanlarına göre savunmada bahsedilen anlaşma ispatlanamadığı gibi, taşınmazların davalı tarafından haksız olarak tasarruf edildiği saptanarak mahallinde yapılan keşif sonucu sunulan ve net gelir hesabına göre tespit edilen ecrimisile ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporu gereğince istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan inceleme ve değerlendirmede İlk Derece Mahkemesi kararın usul ve yasaya uygun istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı temyiz dilekçesinde; dava konusu 87... parsel sayılı taşınmazları 2019 Ağustos ayına kadar kullandığını, diğer taşınmazları kullanmadığını, ecrimisil bedelinin fahiş olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ecrimisil istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4940, K. 2026/2734, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4940-e-2026-2734-k-31e4771afde1