Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1204 E. 2026/2738 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1204
Karar No
2026/2738
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2846 E., 2025/2576 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 23. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/269 E., 2025/353 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, duruşma isteminin reddine ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; murisin 27.03.2015 tarihinde vefat ettiğini, murisin yaşadığı süre boyunca bütün birikimini ve gelirlerini ikinci eşi ve eşinin ilk evliliğinden olan çocuklarının ihtiyaçları için kullandığını, davacı müvekkili için maddi ve manevi yardım yapmadığını, ilk evliliğinden olan davacı müvekkilinden malvarlığını kaçırmak niyeti ile yaşamını sürdürdüğünü ve murisin sağlığında kendisinin almış olduğu gayrimenkulleri davalı adına tapuya tescil ettirerek gizli bağışta bulunduğunu belirterek müvekkilinin saklı payının tenkisini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150/6 hükmü gereği işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan davanın ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamayacağı, aksi hâlde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği, 17.09.2025 tarihli celsede davacı vekilinin e-duruşma talebi olmasına rağmen duruşmaya katılmadığı ve mazeret sunmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 6100 sayılı Kanunun “Tarafların Duruşmaya Gelmemesi, Sonuçları ve Davanın Açılmamış Sayılması” başlığını taşıyan 150 nci maddesinin altıncı fıkrasında “İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır.” hükmüne, "Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla veya Başka Yerde Duruşma İcrası" başlığını taşıyan 149/1 hükmünde ise "Mahkeme, taraflardan birinin talebi üzerine talep eden tarafın veya vekilinin, aynı anda ses ve görüntü nakledilmesi yoluyla bulundukları yerden duruşmaya katılmalarına ve usul işlemleri yapabilmelerine karar verebilir." hükmüne yer verildiği, Hukuk Muhakemelerinde Ses ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmelik'in 13 üncü maddesinde; "(1) e-Duruşma, mahkeme huzurunda yapılan duruşma ile aynı hukuki sonuçları doğurur. (2) Birden fazla vekil ile takip edilen dosyalarda e-Duruşmaya, ancak talepte bulunan ve talebi kabul edilen vekiller katılabilir. (3) e-Duruşma Sistemi yoluyla beyanda bulunan tarafın, vekilin ve diğer ilgililerin sözlü açıklamaları, Kanunun 154 üncü maddesinde belirtilen usul ve esaslara göre zabıt kâtibi aracılığıyla tutanağa yazdırılır. (4) e-Duruşma Sistemi yoluyla duruşmaya katılan taraf veya vekilince davaya son veren feragat, kabul ve sulhe ilişkin beyanda bulunulması hâlinde, Mahkemece yeni bir duruşma günü tayin edilir ve tayin edilen günde feragat, kabul ve sulhe ilişkin bu işlem mahkeme huzurunda yenilenerek, duruşma tutanağı beyanda bulunan tarafından imza edilirse geçerli hâle gelir. (5) e-Duruşma Sistemi yoluyla beyanda bulunan tarafın, vekilin veya ilgililerin imzasının alınması gereken diğer durumlarda, Mahkemece düzenlenen ve güvenli elektronik imza ile imzalanan duruşma tutanağı, e-Duruşmanın yapıldığı adliyeye elektronik ortamda gönderilir. e-Duruşmaya tahsis edilen yerde görevlendirilen yazı işleri müdürü veya zabıt kâtibi elektronik ortamda gelen duruşma tutanağının ilgili kısmına beyanda bulunanın imzasını alır ve evrakı tarayarak sistem üzerinden Mahkemesine geri gönderir. Ayrıca el yazısıyla imzalanmış tutanak aslı da dosyasına, masrafı talep edenin yatırmış olduğu avanstan karşılanarak posta yoluyla gönderilir. (6) e-Duruşma Sistemi yoluyla beyanda bulunan tarafın, vekilin veya ilgililerin imzası, UYAP’a entegre olmuş güvenli elektronik imza ile alınabilir. (7) e-Duruşmaya katılan taraf veya vekili ile dinlenilen bilirkişi, uzman ve diğer ilgililer, UYAP üzerinden belge iletebilir. (8) e-Duruşma esnasında ses ve görüntü naklinin aynı anda sağlanamaması veya yaşanan kesintinin beyanların anlaşılmasını güçleştirmesi durumunda e-Duruşma yeniden açılır. Söz konusu aksaklığın devam etmesi hâlinde gerekçesi belirtilerek e-Duruşma sonlandırılır ve bu husus tutanağa geçirilir. (9) Taraf veya vekilin kusuru olmaksızın teknik sebeplerden dolayı e-Duruşmanın yapılamaması hâlinde, ilgili taraf veya vekil yönünden Kanunun 150 nci maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz. (10) e-Duruşma öncesinde veya e-Duruşma sırasında ortaya çıkan teknik sorunlar ve bu sorunların kaynağı, istem hâlinde Bakanlık tarafından mahkemeye bildirilir." hükmünün düzenlendiği; Davacı vekilinin 17.09.2025 tarihli e-Duruşmaya mazeretsiz katılmayarak davayı ilk yenilenmeden sonra ikinci kez takipsiz bırakması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince 6100 sayılı Kanunun 150/6 hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; zira davacı vekili duruşmaya e-Duruşma sisteminden kaynaklı arıza nedeniyle katılamadığını ileri sürmüş ise de duruşma saatinde davacı vekilinden kaynaklanmayan sistemsel bir arızanın olmadığı Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğünün 13.10.2025 tarihli cevabi yazısı ve ekinde bulunan davacı vekiline ait e-Duruşma LOG kaydından anlaşıldığı; Hâl böyle olunca, e-Duruşma talebi kabul edildiği hâlde 17.09.2025 tarihli e-Duruşmaya katılmamasında sistemsel arıza yaşandığına dair davacı vekilinin soyut iddiası dışında dosyada mevcut bir delil bulunmadığı gözetilerek İlk Derece Mahkemesince, yazılı şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun bulunduğu gibi davacı vekilinin eski hâle getirme talebinin reddine karar verilmiş olmasında da usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyanın tenkis bilirkişisine tevdi edileceği duruşmasına, e-duruşma ile katılmak üzere süresi içerisinde dilekçe gönderiliğini ve talebin Mahkemece kabul edildiğini, teknik aksaklık nedeniyle duruşma sistemine erişimin mümkün olmadığını, mahkeme kalemine ulaşılamadığını, davanın açılmamış sayılma kararına karşı süresi içinde 6100 sayılı Kanunun 95 vd. hükümleri uyarınca eski hâle iade talebinde bulunulduğunu ancak mahkemece bu talebin de reddine karar verildiğini, Hukuk Muhakemelerinde Ses Ve Görüntü Nakledilmesi Yoluyla Duruşma İcrası Hakkında Yönetmeliğin 13. maddesinin 9. fıkrasında "Taraf veya vekilin kusuru olmaksızın teknik sebeplerden dolayı e-Duruşmanın yapılamaması hâlinde, ilgili taraf veya vekil yönünden Kanunun 150. maddesinin birinci fıkrası uygulanmaz." hükmünün düzenlendiğini, adil yargılanma hakkı ve mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tenkis istemine ilişkin davanın yargılamasında verilen davanın açılmamış sayılması kararına yöneliktir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/1204, K. 2026/2738, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-1204-e-2026-2738-k-e39dfe03fb10