Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2026/3744 E. 2026/3677 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3744
- Karar No
- 2026/3677
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2023/463 Esas, 2024/491 Karar HÜKÜM : Pasif husumet yokluğundan davanın reddi
İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı sigortalı şirket tarafından ........ ........... Emirlikleri'nde mukim dava dışı şirkete satılan lazer kesme makinesinin ......... limanından Birleşik Arap Emirlikleri'nin ......... nakliyesinin davacı tarafından üstlenildiğini, sözkonusu taşımanın davacı şirket tarafından davalıya ait gemi ve hatta yaptırıldığını, davalının sorumluluğundaki taşıma sırasında makinenin kabininin tavanında kırılma ve çökme şeklinde hasar bulunduğundan bahisle tespit edilen hasar bedelinin dava dışı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalıya ödenmesine müteakiben ödenen tazminat tutarının rücuen tahsili amacıyla davacı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacının takibe itiraz ettiğini, itirazın iptali davasının davalı şirkete ihbar edildiğini, itirazın iptali davasının davacı aleyhine sonuçlandığını, icra dosyasına yapılan ödenmenin rücuen tahsili ve söz konusu taşımadan dolayı uğranılan ticari itibar kaybı nedeniyle manevi tazminat istemli davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının icra takibine itiraz ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1194. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca fiili taşıyan davalının meydana gelen hasardan müteselsilen sorumlu olduğunu, davalının alt taşıyıcı olduğu belirlemesinin anılan itirazın iptali davasında Bölge Adliye Mahkemesince yapıldığını ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu yükler bakımından akdi taşıyan konumunda olduğunu, dava konusu yüklerin müvekkili şirketin acenteliğini yaptığı taşıyan .......... tarafından işletilen gemiye yüklenerek taşındığını, CMA CGM SA'nın fiili taşıyan konumunda olduğunu, müvekkilinin dava konusu eşyaların taşınma işini kendi nam ve hesabına üslenmediğini, müvekkilinin deniz yolu ile eşya taşımacılığı yapan bir şirket olmadığını, davanın öncelikle pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, ayrıca taşımaya ilişkin konişmentoda tarafların ....... Ticaret Mahkemelerinin yetkisini kabul ettiğini, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını savunarak davanın reddini ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına direnilerek yapılan yargılama sonucunda; 14.01.2014 tarihli navlun faturası davalı acente tarafından düzenlenmiş ise de acente olduğu sabit olan davalının taşımayı üstlenip üstlenmediğinin tespitinin gerektiği, bu bakımdan davalı acentenin ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, mali müşavir bilirkişiden aldırılan raporda davalı şirketin, dava dışı CMA CGM SA ile olan hesap hareketlerini ilgili 3...1 numaralı cari hesap kodunda takip ettiğinin tespit edildiği, davalı şirketin 14.01.2014 tarihinde düzenlediği fatura ile ilgili olarak 27... tarihinde "C ... nolu ............." açıklamasıyla dava dışı armatör CMA CGM SA'ya 6.700,00 USD'yi (14.01.2014 tarihli faturada NAVLUN 6.499,00 USD+PRİMAJ 201,00 USD) yansıtarak ticari defterlerinde kayıt ettiği, davalı şirketin, dava dışı CMA CGM SA'ya yansıtmış olduğu navlun gelirini 27.02.2014 tarihinde ... yevmiye numarasıyla ticari defterlerine kayıt ettiği, başka bir ifadeyle, davacı tarafa düzenlenen 14.01.2014 tarihli fatura bakımından tahsil edilen navlun bedelinin dava dışı CMA CGM SA'ya 6.700,00 USD (14.01.2014 tarihli faturada NAVLUN 6.499,00 USD+PRİMAJ 201,00 USD) olarak yansıtıldığı, ek raporda da davalı şirketin kayıtlarında dava konusu taşımaya ait düzenlenmiş olan navlun fatura bedelinin davalı tarafından acente olarak armatör adına tahsil edildiğinin, navlun fatura bedelinin mahsuplaşma yoluyla CMA CGM SA'ya ödenmiş olduğunun ve davalı şirketin acentelik sıfatı ile komisyon tahsil ettiğinin belirtildiği, buna göre davalının navlun bedelini fiili taşıyan adına tahsil ederek fiili taşıyana aktardığı, primaj açıklaması ile acentelik hizmetinden kaynaklı komisyon aldığı tespit edilmiş olup davalı acentenin taşıma işini üstlendiğine dair başkaca bir delil sunulmadığından davalının taşıyan sıfatını haiz olmadığı ve doğrudan acente olan davalı şirkete dava yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
IV. DAİREMİZİN GÖNDERME KARARI VE HUKUK GENEL KURULU KARARI Dairemizin 03.07.2025 tarihli, 2025/2652 E., 2025/4814 K. sayılı ilamı ile dosyanın Hukuk Genel Kurulu'na (HGK) gönderilmesine karar verilmiş HGK'nın 15.04.2026 tarihli, 2025/11-569 E., 2026/264 K. sayılı ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının yeni hüküm niteliğinde olduğu gerekçesiyle temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya Dairemize gönderilmiştir.
V. TEMYİZ A. Dava ve Hukuki Nitelendirme Dava, taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle ödenen tazminatın rücuen tahsili talebine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 17.06.2026 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.