Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/4115 E. 2026/2754 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4115
Karar No
2026/2754
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/562 E., 2025/1179 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/45 E., 2024/85 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa alacak talebinde bulunmuştur. II. CEVAP Davalı, davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...taşınmazın 5.434 metrekare olduğu, 23/06/2014 tarihinde davalı adına tescil edildiği, tescil tarihinden önce davacı ile davalı arasında aynı tarihli "protokol" başlıklı inançlı işlem sözlemesi yapıldığı, tarla vasfındaki dava konusu 5.434 metrekare taşınmazın 1/2 hissesinin davacı adına tescil edilmesi halinde paydaş adedi 1 iken 2’ye çıkacağı, İlçe Tarım Müdürlüğü'nden gelen yazı cevabında davaya konu taşınmazda pay ve paydaş adedinin 5403 sayılı Kanun itibariyle artırılmasının mümkün olmadığının belirtiltildiği, kamu düzenine ilişkin olan 5403 sayılı Kanun nedeniyle davacı lehine pay ve paydaş adedini artıracak şekilde tapu iptal ve tescil kararı verilmesinin mümkün olmadığı açıktır. Mahkemece Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında alınan bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazın imar planı dışında mücavir alan içerisinde olduğu ve Belediye hizmetlerinden faydalandığı gözetilerek artısı olarak değerlendirilmiş ve buna göre değerleme yapılmış olup Mahkemece 24/09/2024 tarihinde Pertek İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak bilirkişi raporunda taşınmazın arsa vasfında olduğu fakat ... İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 20/05/2021 tarihinde söz konusu taşınmazın Toprak Koruma Arazi Kullanımı Kanunu'na tabi olduğu, bu hususun bir çelişki yaratıp yaratmadığı sorulmuş; Pertek İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü'nün 30/09/2024 tarihli cevabi yazısında bilirkişi raporu ile Müdürlüğün 20/05/2021 tarihli yazısının çelişki oluşturmadığı, söz konusu taşınmazın T5403 sayılı Kanun’a tâbi olduğu belirtilmiştir. İnanç sözleşmesi gereğince tapu iptali ve tescile karar verilebilmesi için davacının adına tescilini istediği payın ana taşınmazdan ifrazının da mümkün olması gerektiğinden davacının iptal tescil talebinin reddine karar verilmiştir. Davacının terditli ikinci talebi ise, 1/2 hisse bedelinin tazminine yönelik olup mahkemece yapılan keşif neticesi dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporları ile dava konusu taşınmazın değeri tespit ettirilmiştir. Kaldırma kararı öncesinde alınan bilirkişi raporu hükme esas alınmaya elverişli olmadığından kaldırma kararı sonrasında Mahkeme tarafından emsal taşınmazlar dosya içerisine kazandırılmış, içerisinde GDU bilirkişisinin de bulunduğu 3 kişilik bilirkişi heyeti ile mahallinde yeniden keşif icra edilmiş, taşınmazın dava tarihi itibariyle rayiç değeri 07/11/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporu ile belirlenmiş, davacı vekili tarafından tespit edilen değerin yarısı üzerinden bedel artırım talebi ve artırım talebi üzerinden ise yatırılması gereken tamamlama harcı mahkeme veznesine yatırıldığı.” gerekçesiyle davacının tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...protokol başlıklı sözleşme ile taraflar arasındaki inançlı işlemin borçlandırıcı kısmının yazılı olarak kanıtlandığı, protokol başlıklı sözleşme altındaki imzaların inkar edilmediği, dava konusu taşınmazın 1/2 hisseli olarak taraflarca satın alındığı, dinlenen tanıkların da dava konusu taşınmazın 1/2 hisseli olacak şekilde taraflarca satın alındığını ifade ettikleri, davacının öncelikli talebinin tapu iptal tescil, bu talebin reddi halinde bedele ilişkin olduğu, İlçe Tarım Müdürlüğü'nden taşınmazın 5403 sayılı Kanun'a göre bölünemez tarım arazisi vasfında olduğu sabit olduğundan İlk Derece Mahkemesince tapu iptal tescil isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği, davalı tarafça yasal süresi içerisinde delil bildirilmediğinden tanık dinletme isteminin İlk Derece Mahkemesince reddine dair istinaf itirazının yerinde olmadığı gibi Dairenin 23.05.2023 tarih, 2022/91 E. ve 2023/1081 K. sayılı kaldırma kararı gereğince dava konusu taşınmazın, dava tarihindeki rayiç değerinin tespit edilmesi yolunda verilen kaldırma kararı gereğince bilirkişi heyetinden rapor alınarak değerin hesaplanmış olması ve bu bedel üzerinden hüküm kurulmuş olması isabetli olmakla verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu.” gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; aşamalardaki, istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, bu mümkün olmazsa alacak istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.05.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4115, K. 2026/2754, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-4115-e-2026-2754-k-18024a14c4fb