Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/975 E. 2026/10160 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/975
Karar No
2026/10160
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2010 Esas, 2025/1995 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziantep 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/484 Esas, 2025/264 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 13.11.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından, davacı ... haricindeki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktar dava tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davalı idare vekilinin davacı ... haricindeki davacılar yönünden temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.

Davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin davacı ...'a ilişkin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların maliki olduğu Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ... Mahallesi 83 02... parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmaksızın fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulüne ve el atma tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden tahsili ile davacılara payları oranında verilmesine, dosya kapsamında alınan fen bilirkişisi raporunda "A" harfi ile gösterilen taşınmazın 109,67 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile davalı idare adına tesciline, tapudan yol olarak terkinine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda hem taşınmazın değerinin hem de taşınmazdaki değer kaybının düşük hesaplandığını, objektif değer artışı hesaplanmamasının yerinde olmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava şartı olarak düzenlenen uzlaşma prosedürünün yerine getirilip getirilmediğinin araştırılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte hesaplama yapılırken taşınmazın el atma tarihindeki niteliğinin esas alınması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; arsa niteliğindeki dava konusu taşınmazın 109, 67... lik kısmına davalı idare tarafından yol yapılmak suretiyle kamulaştırmasız el atıldığı, taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve el atılmayan kısmı yönünden değer düşüklüğü hesaplanmasında bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın 109,67 m²lik kısmına davalı idarece 04.11.1983 tarihinden sonra yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığının kabulü ile kamulaştırmasız el atılan taşınmazın bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Kanun'un 21 inci maddesiyle değişik 2942 sayılı Kanun'un geçici 6 ncı maddesinin birinci fıkrasında; "Kamulaştırma işlemleri tamamlanmamış veya kamulaştırması hiç yapılmamış olmasına rağmen 9/10/1956 tarihi ile 4/11/1983 tarihi arasında fiilen kamu hizmetine ayrılan veya kamu yararına ilişkin bir ihtiyaca tahsis edilerek üzerinde tesis yapılan taşınmazlara veya kaynaklara kısmen veya tamamen veyahut irtifak hakkı tesis etmek suretiyle malikin rızası olmaksızın fiili olarak el konulması sebebiyle, mülkiyet hakkından doğan talepler, bedel talep edilmesi hâlinde bedel tespiti ve diğer işlemler bu madde hükümlerine göre yapılır. Bu maddeye göre yapılacak işlemlerde öncelikle uzlaşma usulünün uygulanması dava şartıdır." şeklinde düzenleme yapılmış olup, 04.11.1983 tarihi sonrası fiilen el atmadan kaynaklı açılacak davalarda uzlaşma dava şartı olarak kabul edilmemiştir.

4. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre taraf vekillerinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

5. Davacı asil ...'ın isminin, hüküm fıkrasında ... olarak hatalı gösterilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... Haricindeki Davacılara İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Davacılar Vekilinin Tüm, Davalı İdare Vekilinin Davacı ...'a İlişkin Temyiz İstemi Yönünden; 1. Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Kamu düzenine ilişkin olarak yapılan değerlendirme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan " ... " isminin çıkarılarak yerine " ... " isminin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/975, K. 2026/10160, T. 02.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-975-e-2026-10160-k-f1337d50f820