Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/8683 E. 2026/12024 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/8683
- Karar No
- 2026/12024
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4460 Esas, 2025/4052 Karar KARAR : Ret/ Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen dava konusu taşınmazların davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın ..., ... ile ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Ankara ili, Beypazarı ilçesi, ... Mahallesi 57, 108, 118, 1 67... parsel sayılı taşınmazlardaki davalılar adına kayıtlı taşınmazların ... Barajı yapımı nedeniyle kamulaştırıldığını ve davalılar murisi ... tarafından açılan Beypazarı Asliye Hukuk Mahkemesindeki bedel artırım davalarında taşınmazların 28.04.1956 tarihinde göl içinde kaldığı hususunun yazılı olduğunu, bu sebeple 221 sayılı Kanun uyarınca dava konusu taşınmazlardaki davalılar adına olan tapu kaydının iptali ve davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu talebin davanın zamanaşına uğradığını bu nedenle öncelikle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, dava dilekçesinde söz konusu taşınmazların kamulaştırma bedellerinin ödenmiş olduğunu iddia ettiğini; fakat herhangi bir ödeme olmadığını buna dair herhangi bir de ödeme belgesi sunulmadığını, davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2018/106 Esas, 2020/609 Kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2020 tarihli ve 2018/106 Esas, 2020/609 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2021/1068 Esas, 2022/1023 Karar sayılı kararı ile her ne kadar davalılar ya da murislerince açıldığı belirtilen bedel artırım davasına ilişkin dosya bulunamamış ise de aynı nedenle açılan tescil davalarında dosyalara sunulan bedel artırım davalarında, 28.04.1956 tarihinde, baraj gölünün oluşumu başladığının belirtildiği, bu durumda el atma sürecinin de bu tarihten başladığının kabul edildiği ve bu durum Dairelerince de doğru bulunduğu, dava konusu taşınmazların fiilen su altında kalmaları 09.10.1956 tarihi sonrası olmuşsa da dosya içerisindeki kamulaştırma belgelerine göre dava konusu taşınmazlar kamulaştırma sınırı içinde başka bir ifade ile baraj maksimum kot seviyesi altında oldukları ve barajın su tutmaya başladığı tarihten itibaren bu taşınmaz içinde bulunulmasının can ve mal emniyeti açısından tehlike arz ettiği, bundan dolayı baraj kamulaştırmalarında su tutulmaya başlama tarihi fiili el atma tarihi olarak kabul edildiği göz önüne alındığında, fiilen su altında kalınmasa bile taşınmazlara bu tarihte el atıldığının kabulü ile 221 sayılı Kanun kapsamında süresi içinde dava açılmamakla kamulaştırma işlemi kesinleştiğinden, dava konusu taşınmazlardaki davalılar murisi adına olan tapu kaydının iptali ve davacı idare adına tapuya tesciline karar verilmesi gerektiğinden, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 07.06.2022 tarihli ve 2021/1068 Esas, 2022/1023 sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar Yeşim Ensarı vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; dava konusu taşınmazlara ilişkin davacılar ya da murislerince açılmış tezyidi bedel dava dosyasının, dosyanın imha edilmiş olması halinde ise kesinleştirilmiş karar örneğinin mahkemesinden temin edilip ve dava konusu taşınmazların kamulaştırılmasına ilişkin tüm belgeler ilgili idareden istenip kamulaştırma işleminin kesinleşip kesinleşmediğinin tespit edilmesi gerektiği, kabule göre de dava konusu taşınmazlara, davalı idare tarafından, 09.10.1956 tarihinden önce el atıldığı ileri sürüldüğünden, dava konusu taşınmazlara ne zaman el atıldığı, ilgili resmî kuruluşlardan dava konusu taşınmazların 1956 öncesi hava fotoğrafları temin edilerek, refakate resen alınacak hava fotogrometri uzmanı bilirkişiler eşliğinde mahallinde keşif yapılarak, hava fotoğrafları üzerinde dava konusu taşınmazın konumu da işaretlettirilmek suretiyle ve tarafların dava konusu taşınmazlara el atma ile ilgili tanık, teslim tutanağı, geçici ve kesin kabul tutanakları da dahil olmak üzere tüm delillerinin sorulup, taşınmaza fiilen hangi tarihte el atıldığı kesin olarak saptanıp, dava konusu taşınmaza 09.10.1956 tarihinden sonra el atıldığının tespiti halinde; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.20 05... /288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 09.12.1989 tarihli 1989/14 Esas, 1989/49 sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak, dava konusu taşınmazların fiilen su altında kalmaları 09.10.1956 tarihi sonrası olmuşsa da dosya içerisindeki kamulaştırma belgelerine göre dava konusu taşınmazlar kamulaştırma sınırı içinde başka bir ifade ile baraj maksimum kot seviyesi altında oldukları ve barajın su tutmaya başladığı tarihten itibaren bu taşınmaz içinde bulunulmasının can ve mal emniyeti açısından tehlike arz ettiği, bundan dolayı baraj kamulaştırmalarında su tutulmaya başlama tarihi fiili el atma tarihi olarak kabul edildiği göz önüne alındığında, fiilen su altında kalınmasa bile taşınmazlara bu tarihte el atıldığının kabulü ile 221 sayılı Kanun kapsamında süresi içinde dava açılmamakla kamulaştırma işlemi kesinleştiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiş ise de 221 sayılı Kanun'un tümü ile iptaline hükmedildiği ve aynı kararda, iptal kararının Resmi Gazetede yayımı tarihinden itibaren 9 ay sonra yürürlüğü gireceğinin belirtildiği, bu durumda 05.05.2023 tarihi itibarıyla hak düşürücü süreyi düzenleyen söz konusu kanunun yürürlükten kalktığı ve kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme de yapılmadığından davanın temyiz eden ... ve ... ile ... yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı idarevekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının dava açma hakkının 2 yıl sonra yani 13.01.1963 tarihinde sona erdiği, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararına rağmen istinaf mahkemesi tarafından kazanılmış hakka riayet etmeden davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Bölge Adliye mahkemesince bozmaya uyulmuşsa da bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun geçici 4 üncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı ve 25.05.2005 tarihli 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar Sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 9.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Taraflardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü Maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.