Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/7202 E. 2026/12124 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/7202
Karar No
2026/12124
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/338 Esas, 2025/308 Karar KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin İstanbul ili, ... ilçesi, 78 ada eski 3 (yeni 11) parsel sayılı taşınmazın hissedarı olduğunu, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından el atıldığını ve taşınmazın 11 parsel numarasını aldığını, taşınmazın ilk olarak tapuda 09.10.1956 tarihinden sonra kadastro yoluyla tescil edildiğini ileri sürerek fazlaya ve faize dair tüm talep ve dava, beyan, ıslah ve bedel artırma hakları ayrı ayrı saklı kalmak üzere; kamulaştırmasız el atılan taşınmaz için şimdilik 50.000,00 TL tazminat bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 09.10.1956 tarihinden önce fiilen kamu hizmetine tahsisli olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 20.10.2021 tarihli ve 2019/279 Esas ve 2021/802 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli ve 2022/376 Esas, 2023/1354 Karar sayılı kararı ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Bölge Adliye Mahkemesinin 06.07.2023 tarihli ve 2022/376 Esas, 2023/1354 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazın 1960 yılında yapılan kadastro çalışmaları esnasında dava dışı şahıslar adına tespit gördüğü, mülkiyeti ilk olarak kadastro tespitiyle 1960 yılında kazanıldığı ve ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.01.1975 tarihli ve 1973/653 Esas, 1974/214 Karar sayılı kararı ile davalı idare adına tesciline karar verildiği, 16.10.1974 tarihinde hükmen ifraz ile tapuda tescil işleminin gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun Geçici 4 ncü maddesiyle Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 24.02.2016 tarihli ve 2014/8-1084 Esas, 2016/158 Karar sayılı, 25.05.2005 tarihli ve 2005/288 Esas, 2005/ 352 Karar sayılı kararı ile bu kararda sözü edilen Anayasa Mahkemesinin 9.12.1989 tarihli ve 1989/14 Esas, 1989/49 Karar sayılı kararı ve 12.12.1989 tarihli ve 1989/11 Esas, 1989/48 Karar sayılı kararları nazara alındığında 221 sayılı Kanun'un iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararının yürürlük tarihi olan 04.05.2023 tarihinden çok önce 13.01.1963 tarihinde iki yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu ve davalı yararına kazanılmış hak oluştuğu, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının kazanılmış hakları etkilemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; aynı kapsamda bir başka dosya yönünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesince direnme kararı verildiğini, yine aynı hatta bulunan başka bir taşınmaz yönünden ise davanın kabulüne ilişkin kararın istinaf ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiğini, 1956'dan önce el atıldığı hususunun ispatlanamadığını, benzer davalarda İSKİ aleyhine tazminata hükmedildiğini, taşınmazın 09.10.1956'dan sonra edinilmiş olması durumunda 221 sayılı Kanun'un uygulanmaması gerektiğini, idarenin kesinleşen kadastro tutanağına karşı 10 yıllık hak düşürücü sürede dava açmadığını, müvekkilinin tapuya güvenerek taşınmaz edindiğini, davanın reddine karar verilse dahi Yargıtay içtihat değişikliğinden kaynaklı ret kararından dolayı davacı aleyhine vekâlet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/7202, K. 2026/12124, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-7202-e-2026-12124-k-9e3a455a2278