Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/661 E. 2026/10063 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/661
- Karar No
- 2026/10063
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/413 Esas, 2025/394 Karar KARAR : Kabul
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... köyü ... 1290 parsel sayılı taşınmazın davalı ... tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma neticesinde adı geçen idare adına tescil edildiğini, davacılara herhangi bir bedel de ödemediğini, taşınmazın davalı idareler tarafından kullanıldığını ileri sürerek belirlenecek tazminatın davalı idarelerden tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; 30 günlük hak düşürücü süre yönünden davanın reddi gerektiğini, dava konusu taşınmazda müvekkili idarenin fiilen kullanımının olmadığını, düzenleme ortaklık payı kesintilerinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
3. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma başvurusunun olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.
4. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uzlaşma başvurusunun olmadığını, husumet noktasından davanın reddinin gerektiğini ileri sürmüştür.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 20.06.2019 tarihli ve 2016/367 Esas, 2019/237 Karar sayılı kararı ile davanın davalılar ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 20.06.2029 tarihli ve 2016/367 Esas, 2019/237 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... ile ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak ... hakkında açılan davanın kabulüne, diğer davalılar hakkında açılan davaların ise husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 09.11.2021 tarihli ve 2020/392 Esas, 2021/356 Karar sayılı kararı ile davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin 09.11.2021 tarihli ve 2020/392 Esas, 2021/356 Karar sayılı kararı sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ncı ve 7 nci maddeleri ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli ve 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci ve 22 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’na (2942 sayılı Kanun) eklenen Ek Madde 3 hükmüne uygun rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 23.05.2024 tarihli ve 2023/154 Esas, 2024/462 Karar sayılı kararı ile davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
E. Üçüncü Bozma Kararı 1. Mahkemenin 23.05.2024 tarihli ve 2023/154 Esas, 2024/462 Karar sayılı kararı sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... ile davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; davalı ... ve davalı ... aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve dava konusu kök 1290 parsel sayılı taşınmazın 1985 yılında ... tarafından kamu tesisleri ihtiyacı nedeniyle kamulaştırılmasına karar verildiği, bu işlemin davacılara usulune uygun şekilde tebliğ edilmeksizin 2942 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi uyarınca tescil davası açıldığı, Çatalca 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1987/95 Esas, 1988/323 Karar sayılı kararı ile taşınmazda davacılar murisinin payının iptali ile ... adına tapuya tesciline karar verildiği gözetildiğinde, Mahkemece gerekçeli kararın hüküm fıkrasında bedele hükmedilen pay bakımından tescile ilişkin bir hüküm kurulmaması gerektiği hâlde, taşınmazın Belediye adına tescilinden sonra oluşan ve Hazine adına kayıtlı olduğu anlaşılan 5 01... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesi hatalı olduğundan kararın bozulmasına karar verilmiştir.
F. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın davalılar ..., ... ve ... yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eski hissedarlara ödemelerin yapıldığını, mükerrer ödemeye sebep olmamak adına davanın reddine karar verilmesi ve maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ile bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 437 nci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... Başkanlığından aşağıda yazılı kalan harcın alınarak Hazineye irat kaydedilmesine,
01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.