Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/20052 E. 2026/6013 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/20052
Karar No
2026/6013
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2427 E., 2025/1931 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 9. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/845 E., 2022/45 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dosyasının dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisinin 03.03.2017 tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiğini, davalılar arasında alt üst işveren ilişkisi bulunduğunu, müvekkillerinin murisin ölümünden dolayı maddi ve manevi olarak zarar gördüklerini, olayın gerçekleşmesinde davalı işverenlerin asli kusurlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla eş ... için 4.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi, çocuklar .. .., .. ve .. için 2.000,00 TL'şer maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemlerini eş için 89.379,03 TL'ye çocuk .. için 13.334,92 TL'ye ve çocuk .. için 4.529,92 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı .. ... Gayrimenkul San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği yer ile müvekkili firmanın alakası olmadığını, ölenin müvekkili firma çalışanı olmadığını, müvekkilinin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirdiğini, savcılık tarafından alınan bilirkişi raporunda da müvekkili şirkete herhangi bir kusur verilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ... Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın davacının kalp rahatsızlığı nedeniyle başının dönmesinden kaynaklı olduğunu, davacının düştüğü yüksekliğin ciddi sorunlar yaratacak bir yükseklik olmadığını, davacının düştüğü yüksekliğin 3,5 metre civarında olduğunu, bu seviyenin altına file kurma imkanı olmadığını, filenin sonraki yüksekliklerden itibaren kurulduğunu, müvekkilinin bu hususta gerekli tedbirleri aldığını, müvekkili şirketin olayda herhangi bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.02.20 22... /845 E., 2022/45 K. Sayılı kararıyla; davacılar murisinin davalı ... şirketinde çalışırken inşaatın 2. katından düşmesi sonucu hayatını kaybettiği, meydana gelen iş kazasında işveren .. Mühendislik şirketinin olayda %70, vefat eden işçinin ise %30 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, gerek kesinleşen ceza davasında alınan bilirkişi raporu ve gerekse mahkememizce alınan bilirkişi raporunda davalı ... ... şirketinin herhangi bir kusuru bulunmadığının saptandığından bu davalı yönünden davanın reddine karar verildiği, davacıların maddi tazminat talebine ilişkin olarak; ölenin eşinin ve çocuklarının destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplanmasında ölenin yaşı, hak sahiplerinin yaşı, aktif çalışma ve destek süresi, ölenini kazancı, kusur durumu, paylaştırma durumu, ölenin eşi için evlenme ihtimali ve ... tarafından bağlanan ve rücu edilecek kısım dikkate alınarak yapılan hesap raporunun denetime elverişli ve açık olup karar vermeye yeterli bulunduğundan bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davacılar ... ve ...'un maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı) talebinin kabulüne dair karar verilerek davacı eş ... için 194.810,53 TL ve çocuk ... için 971,58 TL maddi tazminatın 03.03.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsili ile iş bu davacıya verilmesine, davacılar ... ve ... için destekten yoksunluk maddi tazminat istemlerinin ve fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak; olayın oluş şekline, müterafik kusur oranlarına ve ölenin kusur durumuna, meydana gelen elem ve ıstırabın derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna, paranın alım gücüne özellikle 26.06.1966 gün ve 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararının içeriğine ve öngördüğü koşulların somut olayda gerçekleşme biçimine, oranına, niteliğine hak ve nefaset kurallarına göre ve ayrıca taraflarda zenginleşme aracı oluşturmayacak şekilde eş için 30.000,00 TL, çocukların her biri için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Şirketinden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalılardan ... Mühendislik İnşaat Tic. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi 24.11.20 22... /3740 E., 2022/4000 K. sayılı kararıyla Mahkemece dairemizin kaldırma kararı doğrultusunda yeniden yapılan yargılama neticesinde davacı çocuk ...'in gıda mühendisliği bölümünden 19.06.2019 tarihinde mezun olduğu, davacı çocuk ...'un mütercim tercümanlık bölümünden 21.06.2021 tarihinde mezun olduğu, davacı çocuk ...'nin rehberlik ve psikolojik danışmanlık bölümünden 14.06.2017 tarihinde mezun olduğu belirlenerek öğrencilik sürelerinin bitim tarihine göre yeniden hesaplama yapıldığı, yapılan hesaplamaya göre davacı ... ve ... yönünden destek zararının kalmadığı, davacı ...'un destek zararının 971,58 TL olduğu belirlenerek hüküm altına alındığı, ücret belirlenirken TÜİK verisinin dikkate alınmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı, kusur tespitinin dosya kapsamına ve olaya uygun olduğu, kaza tarihi, kazadaki kusur durumu davacıların müteveffaya yakınlık derecesi, ekonomik koşullar dikkate alındığında caydırıcılıktan uzak olmakla manevi tazminat yönünden makul talebin kabulüne karar verilmesinde bir hatanın bulunmadığı anlaşılmakla davacı ve davalı tarafından bu hususlara ilişkin olarak ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmediği, ancak; davalı ... ... Gayrimenkul Şirketi yönünden husumet yokluğu nedeniyle red kararı verildiğinden bu davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretinin hüküm altına alınması ve Dairemizin kaldırma kararı içeriği gereğince davacı eş lehine hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden bir hata tespit edilmemiş olup, gerek davalı lehine usulü kazanılmış hak gerekse ıslah dilekçesindeki taleple bağlılık ilkesi gereğince yeniden yapılan hesaplama sonucu belirlenen maddi tazminat miktarının hüküm altına alınması hatalı olup davacı ve davalı tarafın bu hususlara ilişkin istinaf talebinin yerinde görülmediği davacının istinaf talebinin ... ... Gayrimenkul Şirketi lehine hüküm altına alınan red vekalet ücreti yönünden, davalının istinaf talebinin eş ... lehine hüküm altına alınan maddi tazminat yönünden kabulü ile HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kararın yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar verilerek; eş ... için 89.379,03 TL TL ve çocuk ... için 971,58 TL maddi tazminatın 03.03.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı ... Şirketinden tahsili ile iş bu davacıya verilmesine, davacılar ... ve ... için destekten yoksunluk maddi tazminat istemlerinin ve fazlaya ilişkin istemlerinin reddine, manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak; Eş için 30.000,00 TL, çocukların her biri için 15.000,00 TL manevi tazminatın davalı ... Şirketinden tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Kararın davacılar ve davalılardan ... Mühendislik İnşaat Tic. A.Ş. vekilince temyiz yasa yoluna başvurulması üzerine, dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde 30.04.2024 Tarih , 2023,1995 Esas , 2024,4686 Karar sayılı ilamı sayılı kararla özetle "... 8. Somut olayda, Mahkemece davalı ... ... Gayrimenkul San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında davanın husumetten reddine karar verilmiş ise de 03.03.2017 tarihli iş kazası tarihi itibariyle sigortalı için vizite kağıdının davalılardan ... ... Gayrimenkul San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından düzenlendiği, tanık beyanlarına göre davacının kayden ... ... Şirketi sigortalısı olarak gözükmekle beraber, fiilen ... Mühendislik Şirketine ait inşaat işyerinde çalıştığının beyan edildiği, ... işten çıkış ve işe giriş bildirgelerinin de olaydan sonra bu duruma göre düzenlendiği anlaşılmış ise de; fiilen işvereni olmadığı kabul edilen ... ... şirketinin iş kazasından sonra sigortalı için vizite kağıdı düzenlemesinin gereği, giderek davalı şirketler arasında iş kazasının gerçekleştiği inşaat işi nedeniyle asıl -alt işveren ilişkisi veya geçici iş ilişkisinin bulunup bulunmadığı açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 9.O halde, Mahkemece yapılacak iş davalı şirketler arasında iş kazasının gerçekleştiği inşaat işinde iş üstlenilmesinden kaynaklı asıl - alt işveren ilişkisi bulunup bulunmadığı giderek bu nitelikte bir ilişki olmadığı halde, 4857 sayılı İş Kanun'un 7 nci maddesinde belirtilen geçici iş ilişkisinin bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre kusur oran ve aidiyetlerinin belirlenmesi, bu nitelikte ilişkinin olmadığının anlaşılması halinde davalı ... ... Şirketi hakkında iş bu kararda hükme esas alınan kusur raporuna itibarla karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. ... 4.Davaya konu olay açısından, davacılar desteği sigortalının 52 yaşında, ibraz edilen kayıtlara göre geçici ustalık belgesi olan ve beyanlara göre olay anında kalıpçı ustası olarak çalıştığının anlaşıldığı, davacının olay tarihi itibariyle 2.000 TL ücret elde ettiği iddia edilmekle beraber hükme esas alınan hesap raporunda sadece TÜİK'ten tespit edilen ücrete itibarla asgari ücretin yaklaşık 1,42 katı düzeyindeki ücret üzerinden yapılan hesabın esas alındığı anlaşılmış ise de, desteğin olay tarihinde yaptığı işe göre uygun ücret araştırması yapıldığından bahsedilemez. 5. O halde mahkemece yapılacak iş davacının yaşı ve kıdemi dikkate alınarak TÜİK rayiç ücreti ile beraber, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı rayiç ücretleri ile (sendikalı olmayan sigortalı için) sendikalar haricindeki meslek odalarından bilinen dönem içerisinde alabileceği ücreti tespit ederek, davacının olay tarihi için iddiasında belirttiği ücret miktarını aşmamaya özen göstererek sonucuna göre davacıların maddi tazminat alacaklarının hesaplanması gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olmuştur. 6. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 7. O halde, bozma sebeplerine göre davacılar ve davalı ... Tic. A.Ş. vekillerinin bu aşamada sair temyiz itirazları incelenmeksizin, istinaf itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak yeniden esas hakkında karar veren Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.

" gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda; "... Dosya kapsamında yapılan inceleme sonucunda; davaya konu iş kazası nedeniyle davacılar murisi ...’ın ... kayıtlarından ... ... Gayrimenkul unvanlı işverene bağlı olarak sigortalı olduğu, kaza olayının meydana geldiği sırada fiilen ... Mühendislik şirketi işverenin sevk ve idaresinde çalıştığı, herhangi bir geçici görevlendirme yazısının bulunmadığı, ... ... ile ... Mühendislik arasında da yazılı bir alt işverenlik sözleşmesi bulunmadığı tespit edilerek dosya 3 kişilik kusur bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti raporunda, ... kayıtlarında işvereni gözüken ve sözleşmesel bir bağı bulunan ... ...'nın meydana gelen kaza olayında %10 (Yüzde on) oranında kusurlu olduğu, fiilen işvereni konumunda olan ... Müh. İnş. Tic. A.Ş.'nin kaza olayının meydana gelmesinde %55 (Yüzde elli beş) oranında kusurlu olduğu, ... Müh. İnş. Tic. A.Ş.'nin yetkilisi dava dışı ...'ın Kayseri 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/06/2018 tarihli 2017/192 Esas-2018/757 sayılı kararı ile cezasının kesinleştiği nazara alınarak kaza olayının meydana gelmesinde %5 (yüzde beş) oranında kusurlu olduğu, davalıların kaza olayının meydana gelmesinde %70 (Yüzde yetmiş) oranında kusurlu olduğu, kazalı ... ...'ın kaza olayının meydana gelmesinde %30 (Yüzdeotuz) oranında kusurlu olduğu değerlendirilerek, dosya Aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen maddi tazminat hesabı raporunda usulü kazanılmış hakta dikkate alınarak PMF yaşam tablosu üzerinden ve dosya kapsamına sunulan ilk peşin değerli gelir cetvellerinden müteveffanın hak sahibi eşi ...'ye 95.811,40 TL, kızı ...'a 24.400,91 TL, kızı ...'e 23.990,65 TL tutarında ilk peşin değerli gelir bağlandığı, hak sahibi kız çocuk ...'ye ise 1.918,36 TL tutarında fiili ödeme de dikkate alınarak maluliyet oranı ve kusur oranı değerlendirilerek, davacı ...'nin karşılanmamış gerçek zararının 940.651,33 TL, davacı ...'un karşılanmamış gerçek zararının 3.343,97 TL olarak belirlendiği, davacılar ... ile ...'nin gerçek zararının karşılandığı anlaşılmış ve dosya içerisine alınmıştır, Dairemizce hüküm kurmaya, denetime elverişli ve yerleşik uygulamaya uygun olan 23/05/2025 tarihli kusur bilirkişi heyet raporu ile 04/08/2025 tarihli aktüerya bilirkişi raporundaki hesaplama dikkate alınarak ve davacının ıslah dilekçesindeki talebi ile sınırlı kalınarak maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; murise verilen kusur oranını kabul etmediklerini , PMF yaşam tablosunun esas alınmasının hatalı olduğu, murisin ücretinin eksik belirlendiğini, vekalet ücreti yönünden her bir davacı lehine ayrı vekalet ücretine hükmolunması gerektiğini beyanla Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davaya konu iş kazasının gerçekleştiği iş yerinin kendisine ait olmadığını, müvekkilin tazminatlardan sorumlu tutulmasının hatalı olduğu aksinin kabulü halinde ise verilen kusur oranını, tespit edilen ücreti ve uygulanan evlenme indirimine itiraz ettiklerini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacılar murisinin kendi işçisi olmadığı, verilen kusur oranını kabul etmediklerini, murisin kalp rahatsızlığı bulunduğu ve olay ile ölüm arasındaki illiyet bağının kesildiğini. Belirlenen ücreti kabul etmediklerini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428.maddesi, 439. maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacılar vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Mahkemenin, Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda, kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine, o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü doğar. “Usuli kazanılmış hak” olarak tanımlayacağımız bu olgu; mahkemeye, hükmüne uyduğu Yargıtay bozma kararında belirtilen çerçevede işlem yapma ve hüküm kurma zorunluluğu getirir. (09.05.1960 tarihli ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı, Hukuk Genel Kurulunun 12.07.2006 tarihli, 2006/9-508 E., 2006/521 sayılı kararı). Mahkemenin, Yargıtayın bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğabileceği gibi, bazı konuların bozma kararı kapsamı dışında kalması yolu ile de usuli kazanılmış hak gerçekleşebilir. (Prof. Dr. Baki Kuru, Usuli Müktesep Hak (Usule İlişkin Kazanılmış Hak) Dr. A. Recai Seçkin’e Armağan, ... Hukuk Fakültesi Yayınları No. 351 Ankara, 1974, sayfa 395 vd.) Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Bozma kararına uymuş olan mahkeme kesinleşen bu kısımlar hakkında yeniden inceleme yaparak karar veremez. Bir başka anlatımla, kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. (04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı YİBK).

Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden ; Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamı sonrasında bozmaya uyulmak suretiyle dosyanın yeniden kusur bilirkişisine tevdine karar verilmiş, aldırılan 23.05.2025 tarihli kusur heyet raporunda davalı ... ... firmasının sorumluluğu yönünden iş bu raporda yapılan değerlendirmede "...Kazalı işçinin, olay tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu nezdinde ... ... Gayrimenkul unvanlı işverene bağlı olarak sigortalı olduğu anlaşılmakla birlikte, kaza olayının meydana geldiği sırada fiilen ... Mühendislik unvanlı işverenin sevk ve idaresinde çalıştığı, herhangi bir geçici görevlendirme yazısına rastlanmadığı, ... ... ile ... Mühendislik arasında da yazılı bir alt işverenlik sözleşmesi bulunmadığı tespit edilmiştir. Fiili çalışma durumu, tanık anlatımları ve şantiye organizasyonu dikkate alındığında, kazalı işçiye çalışma talimatlarının ... Mühendislik yetkilileri tarafından verildiği, şantiye alanının ... Mühendislik tarafından sevk ve idare edildiği, iş organizasyonunun bu işveren tarafından yapıldığı, dolayısıyla işin yürütümüne dair tüm fiili sorumluluğun kazanın meydana geldiği anda ... Mühendislik uhdesinde olduğu kanaatine varılmıştır. Öte yandan, kazalının davalı ... ... unvanlı firmada önceki tarihlerde çalışmasının bulunduğu, kazalı işçinin ... kaydının olay günü itibairyle halen ... ... adına devam ettiği, iş kazası gerçekleştiği güne denk gelen olay anından sonra 03.03.2017 tarihli ... vizite kağıdı düzenlendiği, anlaşılmıştır. Bu durum olay günü itibairyle, işçiyi sigortalı olarak gösteren ve onunla hâlen sözleşmesel bir bağı bulunan ... ...'nın iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin organizasyonu açısından yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve işçiyi gözetme borcunu ihmal ettiğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, kazaya sebep olan asli işverenin, fiili çalışma ve talimat ilişkisi bakımından ... Mühendislik olduğu, bu işverenin kaza olayının meydana gelmesinde esas ve asli derecede kusurlu olduğu; buna karşın kazalı işçiyi resmî olarak sigortalı göstermeye devam eden ve iş güvenliği yönünden yükümlülüklerini yerine getirmeyen ... ... Gayrimenkul unvanlı işverenin ise ikincil derecede ve hafif kusurlu olduğu,.." ifadelerinin kullanıldığı ve sonuç olarak da kazanın meydana gelmesinde %10 oranında kusurlu bulunduğunun tespit edildiği, Mahkemece anılan raporun gerekçe kısmında hükme esas alındığı belirtilmek suretiyle davalılar arasındaki ilişkinin niteliği ve davalı ... ... yönünden davaya konu tazminatlardan müteselsilen sorumlu tutulmasının hukuki gerekçesinin açıklanmadığı anlaşılmaktadır. Somut olayda ; Mahkemece bozma ilamında açıklandığı üzere yöntemince araştırma yapılmak suretiyle davalılar arasındaki ilişkinin niteliği ortaya konulması gerekirken kusur raporuna atıfla hüküm tesisi ve ilişkinin niteliği ile davalıların tazminatlardan sorumlu tutulmasının gerekçesi açıklanmadan hüküm tesisi hatalı olmuştur. Mahkemece yapılacak iş; davaya konu iş kazasına ilişkin var ise ceza dosyası, Kurumdan sorulmak suretiyle var ise rücu dosyası, davalılara ait iş yeri tescil dosyaları ve ile iş bu dava dosyası, denetmen raporu ve ceza dosyasında bilgi sahibi veya tanık sıfatıyla beyanda bulunan işçilere ait iş yeri ünvan listesi ekli hizmet döküm cetvelleri getirtilerek ve gerekirse de bu hususta tarafların ve bilgi sahiplerinin beyanlarına başvurularak bozma ilamında belirttiği üzere davalılar arasındaki ilişkinin alt-üst işveren veya geçici iş ilişkisi olup olmadığını tereddüte yer bırakmayacak şeklide belirleyerek gerekçelendirmek ve devamla iş kazası olayın gerçekleştiği alanda uzman iş sağlığı ve güvenliği uzmanı bilirkişilerden teşkil edilecek heyetten yukarıda yapılan açıklamaları dikkate alır ve rücu dosyasında aldırılan raporları değerlendirir ve çelişkileri giderir mahiyette kusur oran ve aidiyetlerinin tespitine dair rapor almak ( davacıya atfedilen kusur oranı dava konusu olayın oluş biçimi ve dosya kapsamına uygun görülmekle bakiye kusur oranının sorumlu bulunması halinde her iki davalı arasında paylaştırılması gerektiğini gözeten), davacılar vekilinin temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden bu kusur oranını hükme esas alınan 04.08.2025 tarihli hesap raporuna uygulayarak (işlemiş devre olarak iş bu raporda esas alınan tarihi gözetmek, bu tarihten sonra yürürlüğe giren ücret değişikliklerini rapora yansıtmayarak) davacının maddi tazminat alacağı ile manevi tazminat alacağı hakkında dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile birlikte taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek bir karar vermekten ibarettir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Temyiz olunan, Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/20052, K. 2026/6013, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-20052-e-2026-6013-k-8c4ffceb3fc4