Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7260 E. 2026/4604 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7260
- Karar No
- 2026/4604
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2872 E., 2025/165 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/358 E., 2024/115 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf istemlerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davalı ... yönünden davanın reddine, asıl ve birinci birleşen dava dosyasının kısmen kabulüne, ikinci birleşen dava dosyasının reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi ve duruşma talep edilmesi üzerine; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra duruşma için 14.04.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü murafaalı temyiz eden davacı adına Avukat ... ile davalı ... adına Avukat .. .. .. ve davalı ...Ş. adına Avukat ... geldiler. Gelenlerin yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü I. DAVA Davacı vekili asıl dava dosyasında özetle; müvekkilinin davalı ...nin sigortalısı iken geçici iş ilişkisi kapsamında diğer davalı ... nezdinde çalıştığı sırada, içinde yolcu olarak bulunduğu servis aracının karıştığı trafik iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını ileri sürerek 43.490,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili aynı davalılara karşı açtığı birinci birleşen dava dosyasında özetle; aynı iş kazası nedeniyle asıl davadaki taleplerine ek olarak 220.171,77 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararından sonra aynı davalılara karşı açtığı ikinci birleşen dava dosyasında özetle; alınan hesap raporunda davacının maddi zararının daha yüksek belirlendiğini ileri sürerek 700.900,63 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda, davacının bulunduğu servis aracının sürücüsü dava dışı ...’ın %75, üçüncü kişi konumundaki karşı araç sürücüsü dava dışı ..’in %25 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle asıl ve birinci birleşen dava dosyalarında davacının maddi tazminat istemlerinin kabulüne, birinci birleşen dava dosyasında davacı lehine 60.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bu ilk kararına karşı davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, trafik iş kazasında davalıların kusurlarının bulunmadığı belirtilmesine rağmen hangi yasal mevzuat gereği davalıların talep edilen tazminatlardan sorumlu tutulduklarının açıklanmadığı, davalı ...Ş. vekilince kazaya karışan servis şoförü ... ile diğer araç sürücüsü ..’in kendi çalışanları olmadığı ileri sürülmesine rağmen bu kişilerin kimin çalışanı oldukları hususunun araştırılmadığı, sorumluluk sebebinin gerekçelendirilmediği, sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin prosedürün işletilmediği, ayrıca İlk Derece Mahkemesince %40,20 maluliyet oranı üzerinden hüküm kurulmasına rağmen gerekçeli kararda %61,00 maluliyet oranından bahsedilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle davalıların istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince sürekli iş göremezlik oranının tespitine ilişkin prosedür işletilmiş, davacının iş kazası nedeniyle %40,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı kabul edilmiş, davacının bulunduğu servis aracının sürücüsü dava dışı ...’ın %75, üçüncü kişi konumundaki karşı araç sürücüsü dava dışı ..’in %25 oranında kusurlu oldukları yönündeki kusur oranları hükme esas alınmış, davacı yönünden davalılar arasında geçici iş ilişkisi bulunduğu, davalı .. .. İşletmesinin çalışanların servisle taşınması işini servis şoförü ...’ın işverenine verdiği, bu nedenle her iki davalının kusurları bulunmasa dahi müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle verilen İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararında asıl dava dosyasındaki maddi tazminat talebi ile birinci birleşen dava dosyasındaki maddi ve manevi tazminat taleplerinin, ikinci birleşen dava dosyasındaki maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin ikinci kararına karşı davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen son kararda, davacının iş kazası nedeniyle %40,20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, davacının bulunduğu servis aracının sürücüsü dava dışı ...’ın %75, üçüncü kişi konumundaki karşı araç sürücüsü dava dışı ..’in %25 oranında kusurlu oldukları kabul edilmekle birlikte, davacının sigorta kaydı davalı ...Ş. üzerinde ise de davacının geçici iş ilişkisi kapsamında diğer davalı .. .. İşletmesi nezdinde istihdam edildiği, alınan raporlarda davalı ...nin kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının tespit edildiği, bu davalının kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir hususun da bulunmadığı, davalı .. .. İşletmesinin ise servis işini dava dışı .. .. firmasına verdiği ve bu durumda taşıma işini üstlenen firmanı asıl işvereni konumunda bulunduğu, bu firmanın şoförünün kusurundan kendi kusuru bulunmasa bile sorumlu olduğu, ayrıca davacının önceki İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurmaması nedeniyle davalılar lehine usulî kazanılmış hak oluştuğu ve bunu aşar şekilde maddi ve manevi tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçeleriyle istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilerek asıl dava dosyasında davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı ...İşletmesi yönünden davacının maddi tazminat isteminin kabulüne; birinci birleşen dava dosyasında davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı ...İşletmesi yönünden davacının maddi tazminat isteminin kabulüne ve davacı lehine 60.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine; ikinci birleşen dava dosyasında ise usulî kazanılmış hak nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ...nin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 7. maddesinden doğan sorumluluğunun ortadan kaldırılmasının hatalı olduğunu, davalı işverenlerin cevap dilekçelerinde ve yargılama aşamalarında belirttikleri üzere müvekkilini geçici iş ilişkisi kapsamında birlikte istihdam ettiklerini, İş Kanunu’nun 7. maddesi uyarınca ödünç alan ve ödünç veren işverenlerin işçiyi gözetme borcundan birlikte sorumlu olduklarını, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 23.05.2016 tarih, 2014/26377 Esas, 2016/8183 Karar sayılı kararında da geçici iş ilişkisinde her iki işverenin iş sağlığı ve güvenliği koşullarının sağlanmasından birlikte sorumlu olduklarının kabul edildiğini, işçisini geçici olarak başka bir işverene gönderen işverenin işçisini gönderdiği işyerindeki iş sağlığı ve güvenliği koşullarını kontrol etme yükümlülüğü bulunduğunu, bu nedenle davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ikinci birleşen dava dosyasının usulî kazanılmış hak nedeniyle reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, temyize konu kararda davalı Bizimköy Engelliler Vakfı yönünden manevi tazminatın 60.000,00 TL olarak kabulüne karar verilmiş ise de bu davalının istinaf dilekçesinde manevi tazminat miktarına yönelik bir talebinin bulunmadığını, manevi tazminat hükmünün hatalı olduğunu, davalılar lehine manevi tazminat yönünden vekâlet ücretine hükmedilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu ve vekâlet ücretlerinin hatalı belirlendiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Davacı vekilinin birinci birleşen dava dosyasındaki manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 110. maddesinde düzenlenen dava yığılmasının, diğer bir ifadeyle objektif dava birleşmesinin söz konusu olduğu hâllerde, her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacı vekilinin birinci birleşen dava dosyasında 220.171,77 TL maddi ve 80.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 16.01.2025 tarihli kararı ile birinci birleşen dava dosyasında davalı ...Ş. hakkındaki davanın reddine, diğer davalı ...İşletmesi yönünden davacının maddi tazminat isteminin kabulüne ve davacı lehine 60.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği gözetildiğinde, bu davalı yönünden reddedilen 80.000,00 TL’lik manevi tazminat miktarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı vekilinin bu kısma yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. 2. Davacı vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından Bölge Adliye Mahkemesince birinci birleşen dava dosyasında hakkındaki davanın kusuru bulunmadığından bahisle reddine karar verilen davalı ...Ş. lehine red vekalet ücreti takdir edilirken hem maddi hem de manevi tazminat yönünden ayrı ayrı red vekalet ücretine hükmedildiği anlaşılmaktadır. Hüküm tarihinde geçerli olan A.A.Ü.T.'nin 7/2 maddesi “Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur.” hükmünü içermektedir. Somut olayda davalı ...Ş. hakkındaki davanın esasen husumet yokluğundan reddine karar verildiğinin anlaşılmasına göre, adı geçen davalı yararına A.A.Ü.T.'nin 7/2 maddesi kapsamında tek ve maktu red vekalet ücreti takdiri yerine yazılı şekilde maddi tazminat yönünden ayrı manevi tazminat yönünden ayrı red vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekilinin birinci birleşen dava dosyasındaki manevi tazminat istemi hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Diğer temyiz itirazları yönünden Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının Birleşen Kocaeli 3. İş Mahkemesi 2020/2 76... /129 Karar sayılı dava dosyasına ilişkin B bendinin red vekalet ücretlerine ilişkin 12... numaralı bentlerinin tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere "12-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Daire karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 7/2. maddesi gereği tespit edilen 30.000,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine, 13-Davalı ... yönünden Daire karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10. ve 13/2. maddesi gereği tespit edilen 20.000,00 TL manevi tazminat red vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile adı geçen davalıya ödenmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3.Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgililere iadesine, Davacı avukat yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.