Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3794 E. 2026/2372 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/3794
- Karar No
- 2026/2372
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/10 E., 2023/17 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosu sonucunda, tapuda davacı ... adına kayıtlı bulunan eski 1 30... parsel sayılı 12.280,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 12.809,75 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1 30... parsel sayılı 10.470,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 10.598,48 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan eski 1 30... parsel sayılı 8.220,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 8.512,44 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ...... adına kayıtlı bulunan eski 1 30... parsel sayılı 6.050,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla 6.485,42 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında kendisine ait ...Mahallesi 1 30... parsel sayılı taşınmazın sınırının yanlış belirlendiğini ve yanlışlığın davalılara ait 1 30... , 85... parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, taşınmazının sınırının eski hale getirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar aşamalardaki beyanlarında; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2018 tarihli ve 2017/1 Esas, 2018/4 Karar sayılı kararı ile, davanın reddine ve 1 30... , 9, 85... parsel sayılı taşınmazların uygulama tespiti gibi tescillerine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 21.12.2018 tarihli ve 2017/1 Esas, 2018/4 Karar sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 21.12.2022 tarihli ve 2021/6784 Esas, 2022/10522 Karar sayılı ilamıyla, "ilk tesis kadastro paftası ile yenileme kadastro paftasının çakıştırılmadığı ve hava fotoğraflarının eklenmediği, denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmesinin doğru görülmediği" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur. İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "davacıya ait parselin yüzölçümündeki miktar değişiminin ilk tesis kadastrosu sırasında yapılan alan hesaplarının planimetre aleti ile yapıldığı ve bu aletin mekanik bir alet olduğundan hata olmasının kaçınılmaz olduğu ayrıca yüzölçümün azalıp artmasının nedeni sınırlandırma hatası olabileceği gibi ölçüm yönteminin farklılığından da kaynaklanabileceği kanaatine varılmış davalı parseldeki yüzölçüm artışının sınırlarının değişmesinden veya Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan tescil harici yerden kaynaklanmadığı, ilk tesis kadastrosu zamanındaki alan hesaplama yönteminden dava konusu olmayan diğer parseller ile belirlenen sınır tipi, ölçü, sınır hattında bulunan kırıkların ölçülmeyerek düzenlenmiş olması ve teknoloji farklılığından kaynaklandığının anlaşıldığı, davacının yenileme sonucu alanında artış meydana gelmekle beraber yenileme sonucu belirlenen sınırın 1955 yılı hava fotoğrafında kısmen, 1983-2002 tarihli hava fotoğrafında ise tüm yönlerden örtüştüğü tespit edilmiş olup mevcut elde bulunan bilgi ve belgeler ışığında yenileme çalışması neticesinde belirlenen sınırın keşif esnasında gözlemlenen doğal ve yapay sınırlarla örtüştüğü ve yenilenme çalışmalarının doğru olduğu" gerekçesiyle, davanın reddine ve dava konusu 1 30... parsel sayılı taşınmazın uygulama tutanakları gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; keşifte sabit sınır olarak belirlenen sulama kanalının bilirkişi tarafından sabit sınır olarak gösterilmediğini, yenileme kadastrosu ile mülkiyet değişikliği yapıldığını, bilirkişi raporunda tesis kadastrosuna değer verilmediğini, tesis kadastrosuna göre müvekkiline ait taşınmazın sınırlarının belirlenmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanuna uygun yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca Kadastro Hâkimi, doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde ve dava konusu taşınmazın tamamı hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar vermek zorundadır. Aksi hal, hükmün icrası sırasında şüphe ve tereddütlerin doğmasına ve ilamın infaz edilememesine neden olur. İlk Derece Mahkemesince, tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan 1 30... , davalı ... adına kayıtlı bulunan 1 30... ve davalı ... ...adına kayıtlı bulunan 1 30... parsel sayılı taşınmazlar hakkında sicil oluşturmaya elverişli bir karar verilmemiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Kanun'un 438. maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca İlk derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (V.B.1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, Davacı vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (V.B.2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (1) numaralı bendinde yer alan “parsel sayılı taşınmazın” ibaresinin çıkartılarak yerine “1 30... , 1 30... ve 1 30... parsel sayılı taşınmazların” kelimelerinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek halinde peşin harcın temyiz eden davacıya iadesine, 1086 sayılı Kanun'un 440/I. maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.