Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/3925 E. 2026/2289 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/3925
Karar No
2026/2289
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2023/44 E., 2024/5 K.

İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.... Mahallesi çalışma alanında yapılan kadastro sırasında, 4 23... , 4 24... , 4 29... parsel sayılı sırasıyla 5.920.56 m², 2.495.19 m² ve 4.986,99 m² yüzölçümündeki taşınmazlar ve tapu kaydı nedeniyle davalılar ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir. 2. Asıl dosya davacıları ... ve arkadaşları dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların babaları ... ve amcaları ...adlarına Nisan 1944 tarihli ve cilt: 52, sayfa numara: 40; Nisan 1944 tarihli ve numara: 23, cilt: 52, sayfa: 40; 1944 tarihli, cilt: 52, numara: 24, sayfa: 40; Nisan 1940 tarihli ve numara: 25, cilt: 52, sayfa: 41 tapulu taşınmazların kendilerine intikal ettiğini, buna rağmen yanlışlıkla davalı ... mirasçıları adına tespit edildiğini ileri sürerek; taşınmazların kadastro tespitinin iptalini talep etmişlerdir. 3. Birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 2008/12 Esas sayılı dosyada ... tarafından verilen 22.10.2008 havale tarihli feragat dilekçesinin Mahkeme dışı tanzim edildiğini, kimlik tespitinin yer almadığını, imzanın ilgili kişiye ait olmadığını, yaşı ilerlemiş olup işlem yapma ehliyetine sahip olmadığını ileri sürerek; feragatin geçersizliğine karar verilmesini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2018 tarihli ve 2008/12 Esas, 2018/5 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 4 29... ve 4 23... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaliyle davacılar tarafından dosyaya sunulan usulüne uygun kısmi feragat dilekçelerine istinaden hisselerinin ...'a verilmesi suretiyle, 12.10.2009 havale tarihli fen bilirkişisinin raporunda belirttiği pay oranları gereğince tapuya tescillerine, 4 24... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle taşınmazda hisse sahibi olan ...'ın ve ...'ın vefat etmesiyle Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 25. maddesince resen tanzim edilen veraset ilamı ve ...'a ait noterlikçe tanzim edilmiş mirasçılık belgesiyle 12.10.2009 havale tarihli fen bilirkişisinin raporunda belirttiği pay oranları gereğince tapuya tesciline, dava konusu 4 29... parsel sayılı taşınmazın verasette iştiraken Pazar Sulh Hukuk Mahkemesinin 20.04.1998 tarihli ve 1998/74 Esas, 74 Karar sayılı ilamı uyarınca tespit gibi tapuya tesciline, 4 29... parsel sayılı taşınmaz hakkında Pazar Kadastro Mahkemesinin 2000/4 Esas, 2003/8 Karar sayılı ilamının Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2006/5773 Esas, 2007/54 Karar sayılı ilamı kesinleşmiş olup işbu hüküm nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, asli müdahil ... vekili tarafından davalılar aleyhine müdahil olunan asli müdahillik itirazlarının reddine karar verilmiştir. III. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 22.02.2018 tarihli kararının davacı ... ve arkadaşları vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 2021/11538 Esas ve 2022/4710 Karar sayılı ilamıyla "Dava konusu 4 29... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine ve Mahkemenin, önceki tarihli, dava konusu taşınmaza yönelik davanın reddine ilişkin kararı davacılar tarafından temyiz edilmediğinden, hüküm davanın esası bakımından davacılar ... ve müşterekleri yönünden kesinleşmiş olduğu, hükmün davalı tarafın temyizi üzerine bozulması üzerine verilen eldeki kararla davacılar aleyhine yeni bir durum da yaratılmadığının anlaşılmasına göre bir kısım davacılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazları yerinde olmadığı, dava konusu 4 23... , 4 24... ve 4 29... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına ve uyulan bozma ilâmında açıklandığı üzere işlem yapılıp sonucu dairesinde hüküm tesis edildiğine göre bir kısım davacılar ... ve arkadaşları ile müdahil davacı ... ... vekilinin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, bir kısım davalı ... ve arkadaşları vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, dava konusu 4 23... parsel sayılı taşınmazın tespitine esas olup, davacı tarafın da dayandığı ve taşınmaza uyduğu doğru olarak belirlenen 11.4.1944 tarihli ve 25 sıra numaralı tapu kaydı ile Nisan 1945 tarihli ve 12... tarihli ve 61 sıra numaralı tapu kayıtlarından 11.4.1944 tarihli ve 25 sıra numaralı tapu kaydında davacılar murisi ...'ın 270/13824 payı bulunduğu, 4 24... parsel sayılı taşınmazın tespitine esas olup, davacı tarafın da dayandığı ve taşınmaza uyduğu doğru olarak belirlenen 11.4.1944 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydı ile Nisan 1945 tarihli ve 9, Mayıs 1945 tarihli ve 58 ile Ağustos 1948 tarihli ve 8 sıra numaralı tapu kayıtlarından 11.4.1944 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydında davacılar murisi ...'ın 270/13824 payı bulunduğu, 4 29... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davacı tarafın dayandığı ve taşınmaza uyduğu doğru olarak belirlenen 11.4.1944 tarihli ve 23 sıra numaralı tapu kaydı ile bu kaydın tedavülleri olan Nisan 1945 tarihli ve 10 ile Mayıs 1945 tarihli ve 59 sıra numaralı tapu kayıtlarından 11.4.1944 tarihli ve 23 sıra numaralı tapu kaydında davacılar murisi ...'ın 270/13824 payı bulunduğu ve ...payının tedavül etmediğinin anlaşıldığı, dosya kapsamındaki nüfus kayıtlarından davacıların miras bırakanı ...'in 1963 yılında öldüğü ve taşınmazların ise kadastro tespit tarihi olan 1998 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın süredir davalı ... ve arkadaşlarının murisi ... ile mirasçılarının zilyetliğinde olduğu, sözü edilen tapu kayıtları pay tapusu olup, müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, kadastro tespit tarihi itibarı ile yürürlükte olan 3402 sayılı Kanun'un 13/B-c maddesi gereğince, davacıların murisi ...payı yönünden davalı taraf lehine hukuki kıymetini yitirdiği, hal böyle olunca; davanın reddine ve dava konusu taşınmazların tespitleri gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, ihtilafın tespit gününe göre çözümlenmesi gerektiği ve Kadastro Kanunu'nun 13/B-c maddesinde öngörülen koşulların gerçekleştiği tarih itibariyle tapu kaydının adına edinme koşullarının oluşacağı taraf yararına hukuki değerini kaybedeceği ve bu şekilde oluşacak olan kazanılmış hakkın korunması gerekeceği hususları gözardı edilerek Anayasa Mahkemesinin sonraki tarihli iptal kararı dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu" gerekçesiyle 4 29... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının reddiyle bu taşınmaz hakkındaki usul kanun ve bozma gereklerine uygun bulunan hükmün onanmasına, 4 23... , 4 24... ve 4 29... parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazları yerinde görüldüğünden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu edilen dava konusu 4 23... parsel sayılı taşınmazın tespitine esas olup, davacı tarafın da dayandığı ve taşınmaza uyduğu doğru olarak belirlenen 11.4.1944 tarihli ve 25 sıra numaralı tapu kaydı ile Nisan 1945 tarihli ve 12, Mayıs 1945 tarihli ve 61 sıra numaralı tapu kayıtlarından 11.4.1944 tarihli ve 25 sıra numaralı tapu kaydında davacılar murisi ...'ın 270/13824 payı bulunduğu, 4 24... parsel sayılı taşınmazın tespitine esas olup, davacı tarafın da dayandığı ve taşınmaza uyduğu doğru olarak belirlenen 11.4.1944 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydı ile Nisan 1945 tarihli ve 9, Mayıs 1945 tarihli ve 58 ile Ağustos 1948 tarihli ve 8 sıra numaralı tapu kayıtlarından 11.4.1944 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydında davacılar murisi ...'ın 270/13824 payı bulunduğu, 4 29... parsel sayılı taşınmaza ilişkin davacı tarafın dayandığı ve taşınmaza uyduğu doğru olarak belirlenen 11.4.1944 tarihli ve 23 sıra numaralı tapu kaydı ile bu kaydın tedavülleri olan Nisan 1945 tarihli ve 10 ile Mayıs 1945 tarihli ve 59 sıra numaralı tapu kayıtlarından 11.4.1944 tarihli ve 23 sıra numaralı tapu kaydında davacılar murisi ...'ın 270/13824 payı bulunduğu ve ... payının tedavül etmediği, davacıların miras bırakanı ...'in 1963 yılında öldüğü ve taşınmazların ise kadastro tespit tarihi olan 1998 yılından geriye doğru 20 yılı aşkın süredir davalı ... ve arkadaşlarının murisi ... ile mirasçılarının zilyetliğinde olduğu, sözü edilen tapu kayıtları pay tapusu olup, müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olduğu, kadastro tespit tarihi itibarı ile yürürlükte olan 3402 sayılı Kanun'un 13/B-c maddesi gereğince, davacıların murisi ...payı yönünden davalı taraf lehine hukuki kıymetini yitirdiği, birleşen 2021/16 Esas sayılı dosya yönünden ise davacılar ... ve ... tarafından 22.10.2008 tarihli ve 22.10.2007 tarihli kısmi feragat dilekçelerinin nüfus cüzdan fotokopileri ekli olarak Mahkememize dilekçe yolu ile ibraz edildiği, dilekçenin incelenmesi neticesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) madde 309/1. hükmü gereğince ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun madde 309/3 ile 310/1 hükümlerinde belirtilen usule göre hakimin havalesi ile usulüne uygun olarak tanzim edildiği, aksinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun madde 311. maddesi gereğince ispatı ortaya konulamadığı, bir an aksi kanaat hasıl olsa dahi asıl davanın feragat nedeniyle reddine dair karar verilmediği, esas incelemesi yapılmak suretiyle davanın reddine karar verildiği, bu durumda davacının feragatin iptaline dair ileri sürdüğü iddiaların önemsiz kaldığı" gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, 4 23... , 4 24... ve 4 29... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespit tutanağındaki cins ve yüz ölçümleri ile kadastro tespit tutanağındaki gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 4 24... parsel sayılı taşınmazın, söz konusu davada davanın başında davacı aşamada davacı sıfatında bulunan müvekkillerin murisleri hükmüne geçen ... tarafından 22.10.2008 havale tarihli dilekçe ile hissesinden feragat ederek adlarına yazılacak hisselerin ... üzerine yazılması talebine istinaden, evrakın hâkim havalesi ile dosya girdiğini ve bu sebeple usulüne uygun kabul edilemeyeceği hususunun dava konusu edildiğini, bu sebeple İlk Derece Mahkemesinin iş bu davada menfaat yokluğunu değerlendirmesinin son derece yanlış olduğunu, feragatin Mahkeme huzurunda yapılabileceği gibi, Mahkeme dışında da yapılabilen bir usulü işlem olduğunu, Mahkeme dışında yapılması ve feragat dilekçesinin Mahkemeye ibraz edilmesi halinde feragat dilekçesinin altına, imzanın davalıya veya feragate yetkili vekiline ait olduğunun şerh verilmesi gerektiğini, her iki feragat dilekçesinde bu usulü işlem yerine getirilmediğini, bu usulü eksikliğin tamamlanması için de İlk Derece Mahkemesince yapılmış herhangi işlem de olmadığını, dilekçedeki havale tarihi itibari ile ilgililerinin yaşının ilerlemiş olduğunu, mevzuat gereği işlem yapma ehliyetine haiz olduğunu belgeleyen rapor bulunması gerektiğini, buna dair herhangi belgenin dosyada ya da dilekçe ekinde yer almadığını, müvekkillerin murislerinin uzun süre hasta olması, hastalığı ile ilgili tedavi görmesi, hastalığı ve tedavisi ile ilgili olarak başta kurul raporu olmak üzere hastane kayıtlarının celbi ve tetkiki halinde bahsi geçen işlemi yapmaya muktedir olmadığı gibi, işlemin mana ve sonucunu anlama şuurunda bulunmadığının açıkça anlaşılacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu kaydına dayalı kadastro tespitine itiraza ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de bulunmadığına göre İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden asıl ve birleşen dosya davacıları ... ve arkadaşlarından alınmasına, 1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/3925, K. 2026/2289, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-3925-e-2026-2289-k-103a602b6964