Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/10837 E. 2026/3114 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/10837
- Karar No
- 2026/3114
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/1783 Esas, 2024/1680 Karar KARAR : Açılmamış sayılması
Taraflar arasındaki mimari projeye aykırılığın eski hâle getirilmesi, el atmanın önlenmesi, ecrimisil istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilince temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince kararın eski hale getirmesi talebi yönünden kararın onanmasına, ecrimisil talebi yönünden bozulmasına karar verilmiştir. Dairenin kararına karşı taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuş, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince, Dairenin 06.07.2017 tarihli ve 2017/2030 Esas, 2017/6296 Karar sayılı kararının onamaya ilişkin bölümünün kaldırılarak mimari projeye aykırılığın eski hale getirilmesine ilişkin talebin de bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya direnme kararı verilmiştir. Mahkemece verilen direnme kararı asıl ve birleştirilen davada davalılar vekilince temyiz edilmekle; dosya Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmuş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve açıklanan genişletilmiş gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda asıl ve birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkeme kararı asıl ve birleştirilen davada davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1.Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 10 19... parsel sayılı taşınmazda bulunan binanın 1 nolu bağımsız bölümünün maliki olduğunu, davalıların bu dairenin tam ortasına asansör boşluğu kurarak müvekkilinin daireyi satın aldığı tarihten bugüne kadar kullanmasını engellediklerini belirterek projeye aykırı olarak yapılan müdahalenin önlenmesine, davacıya ait dairenin projesine uygun hâle getirilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 8.000 TL ecrimisil bedelinin en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 11.02.2013 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 23.188,11 TL'ye artırmıştır.
2.Davacı vekili birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; bağımsız bölüm maliki davalı ... ...’ın vefat etmesi nedeniyle mahkemece davalı ... ... mirasçılarına dava açılması hususunda süre verildiğini ileri sürerek öncelikle tensiben İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/142 Esas sayılı dosyası ile ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/121 Esas numarasıyla görülen dava dosyasının birleştirilmesine, davalıların el atmasının önlenmesine, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 10 19... parselde kayıtlı apartmanın müvekkilinin maliki olduğu 1 nolu bağımsız bölümdeki asansör kovasının yıkılarak kaldırılmasına ve eski hâle getirilmesine, ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin keşif sonucu düzenlenen 28.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda esas alınan 08.02.2012 tarihi itibariyle hesaplanan 11.486.37 TL ecrimisil bedelinin dönem sonlarından itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan miras payları oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili cevap dilekçesinde; apartmanın yapımı sırasında bütün kat maliklerinin rızası ile dava konusu asansörün kurulduğunu, davalının dairesine sonradan asansör boşluğu ilave edilmediğini, davacının daireyi satın aldığı tarihten bugüne kadar ortak gider ödemediğini, bu giderlerin tahsili amacıyla aleyhine açılan davaya karşılık bu davayı açtığını, iyi niyetli olmadığını ve ecrimisil talep etme hakkının da olmadığını, davacının mevcut durumu bilerek daireyi satın aldığını, ecrimisil taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 05.12.2012 tarihli ve 2012/121 Esas, 2013/774 Karar sayılı kararı ile İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 10 19... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan apartmanda davacıya ait 1 nolu bağımsız bölüm içerisinde projeye aykırı olarak dairenin giriş kapısının sağ yanında 2.40 m² asansör kovasının inşa edilmesi nedeniyle asansör kovasının duvarları ile odalara gidiş holünün duvarı arasındaki koridorun en az 1 metre olması gerekirken 0.50 m genişliğinde olduğu, bu nedenle dairenin kullanım fonksiyonunu yitirdiği, taşınmazın bu hâli ile kullanılmasının veya kiraya verilmesinin mümkün olmadığı, fiziksel görüntüsünün de bu kanaati pekiştirecek mahiyette olduğu, dolayısıyla davacının kira mahrumiyetini talep etmeye hakkı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulü ile apartmanın 1 nolu dairesinin 1 ve 2 nolu deposunun giriş koridorunda onaylı projesine aykırı olarak yapılan, 1 ve 2 nolu depolara giriş çıkışı engelleyen asansör kovasının projesine uygun hâle getirilmesi için asansör kova duvarının yıkılıp molozunun atılması, 1. ... kat tavan boşluğunun kapatılması, zemin döşeme tamirinin yapılması, sıvı ve boya tamir işlerinin yapımı, asansör kovasının bir üst kata taşınması için asansör sisteminde yapılacak değişiklik nedeni ile gerekli tadilat projesinin yaptırılıp onaylatılması bu proje gereği mekanik ve elektrik işlerinde gerekli tadilatın yapılarak asansör sistemini yeniden kurulmasına bu işlerin masrafı davalı tarafa ait olmak üzere 15 günlük süre verilmesine, 13.869,72 TL ecrimisil bedelinin dönemsel ecrimisil bedelleri için her bir dönem sonundan itibaren yasal faizi ile birlikte davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, ecrimisil bedellerinin sırasıyla ...'... 524,23 TL, ... ...'... 1.572,70 TL, ...'dan 1.797,37 TL, ...'den 2.096,93 TL, ...'den 2.696,05 TL, ...'den 2.696,05 TL, ...'dan 1.887,24 TL, ...'... 599,12 TL'nin alınmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 06.07.2017 tarihli ve 2017/2030 Esas, 2017/6296 Karar sayılı kararı ile davalılar ve birleştirilen dosya davalıları vekilinin projeye aykırılığın eski hale getirilmesi istemine ilişkin temyiz itirazları bakımından hükmün onanmasına, davalılar ve birleştirilen dosya davalıları vekilinin ecrimisil istemine ilişkin temyiz itirazları bakımından; ecrimisil istemi de malvarlığı haklarına ilişkin olduğundan davanın bu niteliğine ve genel hükümlere göre davaya asliye hukuk mahkemesinde bakılmak üzere ecrimisil davasının tefriki ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasına girilerek hüküm kurulmuş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince yapılan karar düzeltme incelemesi sonucunda; davacı vekilinin ecrimisile yönelik karar düzeltme isteği yönünden; ecrimisile ilişkin davaya bakma görevinin asliye hukuk mahkemesine ait olduğu belirtilerek görev bozması yapıldığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla uygulamasına devam edilen 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440/III-3 maddesi uyarınca Yargıtay’ın göreve ilişkin onama ve bozma kararlarına karşı karar düzeltme yoluna gidilemeyeceğinden karar düzeltme dilekçesinin reddine, davalılar vekilinin karar düzeltme isteğine gelince, çekişmeli taşınmaza ilişkin mimari proje ve var ise tadilat projeleri belediye başkanlığı imar müdürlüğünden getirtilmeli, yerinde uzman bilirkişi kurulu (özellikle harita mühendisi, mimar ve inşaat mühendisinin de içinde yer aldığı) yardımıyla keşif yapılıp, belediyede bulunan onaylı mimari proje ve var ise tüm kat maliklerince onaylanmış tadilat projesine aykırılıklar Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde ölçekli krokiye de bağlanmak suretiyle saptanmalı, ortak alanda yapılan inşaat ve imalatlara ilişkin 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 19/2 nci maddesi uyarınca tüm kat maliklerinin beşte dördünün çoğunluğuyla alınmış kararların bulunması halinde anılan kararlarda gözetilerek oluşacak sonuca göre hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle davalılar vekilinin karar düzeltme isteği üzerine yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, Dairenin 06.07.2017 tarihli ve 2017/2030 Esas, 2017/6296 Karar sayılı kararının onamaya ilişkin bölümünün kaldırılarak mimari projeye aykırılığın eski hale getirilmesine ilişkin bölümünün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı 1.Mahkemenin 17.07.2018 tarihli ve 2018/608 Esas, 2018/795 Karar sayılı kararı ile önceki gerekçeye ek olarak Yargıtayın önceki içtihatları ve uygulamalar dikkate alındığında belediyelerin mimari projelerinin bağlayıcı konumunda olmadığı, aslolan projenin kat malikleri ile imzalanan mühürlenen ve tescili yapılan tapu müdürlüğündeki mevcut projeler olduğu, belediyede bulunan proje veya tadilat projesi var ise tapuya tescili olmadan hüküm ifade etmeyeceği gerekçesiyle mimari projenin eski hâle getirmesi istemi yönünden direnme kararı verilmiştir.
2. Mahkemenin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
3.Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince Mahkemenin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen 04.12.2024 tarihli ve 2019/(20)5-363 Esas, 2022/786 Karar sayılı kararı ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında ve açıklanan genişletilmiş gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemesinin 16.09.2024 tarihli ve 2022/1783 Esas, 2024/1680 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Frankfurt Başkonsolosluğunca 18.11.2023 tarihinde yapılan tebligatın müvekkilimin o tarihte belirtilen adresten ABD/New Jersey'e tedavi için taşınmış olması nedeniyle usulsüz olduğunu, dosyanın işlemden kaldırılması kararı tebliğ edilmeden ve müvekkilin haberi dahi olmadan 16.09.2024 tarihli ilam ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, konsoloslukta yapılan tebligatın müvekkile değil, usullere aykırı bir şekilde 3. kişilere 18.11.2023 tarihinde tebliğ edildiğinden, bahis konusu tebligatın geçersiz olduğunu, davacının bu süreçte hiçbir kusuru bulunmadığını, mahkemenin hatalı tebligat uygulaması nedeniyle mağdur edildiğini, bu nedenle, dosyanın yenilenmesi sırasında müvekkilimizden yeniden harç alınması hakkaniyete ve usul ekonomisine aykırı olacağından dosyanın harçsız olarak yenilenmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, mimari projeye aykırılığın eski hâle getirilmesi, el atmanın önlenmesi, ecrimisil istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Kanun'un 26.9.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Mahkeme kararın ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.