Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13789 E. 2026/9996 K.

Konu: Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hâle Getirme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13789
Karar No
2026/9996
Karar Tarihi
Konu
Müdahalenin Önlenmesi Ve Eski Hâle Getirme

MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2127 Esas, 2025/972 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Adana 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/162 Esas, 2023/832 Karar

Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın bir kısım davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın B Blok altındaki 36... nolu bağımsız bölüm maliklerinden ... ve ... tarafından yönetim planına ve mimari projeye aykırı olarak haksız şekilde kullanıldığını, A blok altında bulunan 36 nolu bağımsız bölüme komşu ortak kullanım alanının davalı ... Eğitim Kurumları Ltd. Şti. tarafından kendi alanına dahil edilmek suretiyle haksız şekilde kullanıldığını belirterek her bir davalı tarafından yapılan vaki tecavüzün menine, projeye ve yönetim planına uygun hâle getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Dahili davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davaya davalının sebebiyet vermediğinden aleyhine bir karar verilemeyeceğini, dava konusu taşınmazda yapılan değişikliklerin ne zaman yapıldığının tespitinin gerektiğini, yargılamaya sebebiyet vermeyen davalı hakkında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının söz konusu bağımsız bölümün mülkiyetini 13.01.2016 tarihinde ...'ye satış işlemi ile devrettiğini, davalının malik sıfatı olmadığından alınan bu kararın hukuka aykırı olduğunu, bahsi geçen bağımsız bölümün mülkiyetinin davalıya aitken böyle bir kullanım gerçekleşmediğinden, söz konusu davanın taraf teşkilinin davalı bakımından sağlanamadığını, davalının taşınmazın maliki olduğu dönem dava konusu taşınmazı tapu siciline ... ilkesi gereğince iktisap ettiğini, yönetim planının tapuya şerh verilmediği taktirde davalının iktisabının korunup davanın esas ve usulden reddinin gerektiğini, 05.01.2022 tarihli bilirkişi raporunda imarsız kapalı alanın kim tarafından ne şekilde oluşturulduğunun belirtilmediğini, raporun bu yönüyle eksik olduğunu, iddia edilen kullanımların gerçekleştiği tarihlerin doğru tespiti ile imarsız kapalı alanların kimler tarafından ne şekilde oluşturulduğunun açıkça tespiti halinde davalıya yöneltilen bu davanın haksız ve mesnetsiz olduğunun sonucuna ulaşılacağını, eksik inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarının kabulünün mümkün olmadığını, hükme esas alınmaması gerektiğini, haksız şekilde kullanıldığı iddia edilen ortak alanların, tüm kat maliklerinin oybirliğiyle karar alması halinde dahi kiraya verilmesinin mümkün olmadığını, bu yerlerin işgali sebebiyle ecrimisil istenemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet yönünden davacı yönetimin dava hakkının bulunmadığını, davanın kat maliklerince açılmasının gerektiğini, bu nedenle husumet yönünden reddinin gerektiğini, davaya konu taşınmazın davalı tarafından alındığında taşınmaz kayıtlarında hiçbir kısıtlama veya yükümlülük içerir bir şerhin bulunmadığını, davalının tapu siciline ... ilkesi gereği taşınmazı satın aldığını ve daha sonra taşınmaz ile ilgili eldeki davanın devam ettiğini öğrendiğini, dosyaya sunulan bilirkişi raporlarına karşı itirazlar giderilmeden, olaya uygun düşmeyen raporlara dayanarak hüküm verildiğini, bu durumun açık bir hukuk ihlali olduğunu, sunulan bilirkişi raporlarında davaya konu taşınmazda tespiti yapılan projeye aykırılıkların kim veya kimler tarafından yapıldığının tespitinin yapılmadığını, bu hususun davanın esasına müteallik bir durum olduğunu, üstü kapalı olarak geçiştirilmesinin mümkün olmadığını, projeye aykırı düzenlemenin bizzat kat maliklerince yapılma olasılığının değerlendirilerek buna göre hakkaniyete uygun bir karar verilmesinin gerektiğini, projeye aykırılığın eski hâle getirilmesine dair yapılan izahatın yeterli olmadığını, hükmün icrası açısından muallak bir durum oluşturduğunu, projenin ne şekilde eski hâle getirileceğinin açık bir biçimde belirtilmediğini, Mahkeme tarafından verilen kararın, kesinleşmesi ile birlikte infaz edilebilecek kararlardan olduğunu bu hususun gerekçeli kararda belirtilmediğini, icrai anlamda karışıklığa neden olacağını, kararın kesinleşmeden icraya konu edilmesi halinde telafisi mümkün olmayan zararlar oluşacağından dolayı İstinaf Mahkemesi sıfatı ile tedbir kararı verilmesini talep ettiklerini, tüm bu sebeplerle kararın kesinleşmesi sonrası icra yönünde tedbir kararı verilmesini belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davayı açmak için genel kurul tarafından yetkilendirildiğine dair kararın dosya arasında olduğu, davalıların ise davaya konu apartmanda 36 nolu bağımsız bölüm maliki olduğu, buna göre tarafların aktif ve pasif dava ehliyetlerinin bulunduğu mahkeme tarafından alınan 26.10.2017 havale tarihli bilirkişi kök raporu ve 03.01.2023 havale tarihli bilirkişi ek raporlarındaki krokide A ile gösterilen 6,40*2,50 m=16,00 m² mimari projede gündüz bekçi yeri olan ve B ile gösterilen 5, 40... ,00 m ve 2,10*1,60 m=23,60 m² mimari projede ortak alan olan toplam 39,60 m² alanda bulunan 2 adet kapı iptal edilerek ... Apartmanı B Blok Zemin katta bulunan 36 nolu bağımsız bölüme ilave edilerek kullanıldığı ve mimari projesine aykırı olduğu anlaşılmakla Mahkeme tarafından yapıların, onaylı mimari projesine uygun şekilde eski hâle getirilmesine ilişkin verilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, mahkemenin dosyada toplanan delillere göre vermiş olduğu kararda usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hâle getirilmesi istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalelerin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre bir kısım davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 30 uncu maddesinde bir işin yapılmasına ilişkin mahkeme kararlarının ne şekilde yerine getirileceği açıkça belirtilmiş olup, mahkemece buna göre davalı tarafça eski hâle getirilmesine ve uygun bir süreye hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken, "verilen süre içinde karar gereği yerine getirilmediği takdirde kararın İcra İflas Kanunu gereğince infazına, masrafların davalılardan alınmasına," karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Hukuk 370 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine,

2. Dairemizce resen yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının; (3) numaralı bendinde yer alan "verilen süre içinde karar gereği yerine getirilmediği takdirde kararın İcra İflas Kanunu gereğince infazına, masrafların davalılardan alınmasına," cümlesinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalılardan peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13789, K. 2026/9996, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13789-e-2026-9996-k-0cd48a249101