Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/64 E. 2026/8152 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/64
Karar No
2026/8152
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/850 Esas, 2025/2458 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki tapu kaydının hatalı tutulması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 233 parsel sayılı 88.240,00 m² miktarlı tarla vasfındaki taşınmazı davacı ...'ın 02.10.1985 tarihinde, diğer davacıların 24.08.1993 tarihinde satın aldıklarını, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/A maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları neticesinde dava konusu parselin 1 62... parsel olarak ve72.179,63 m² yüz ölçümü ile tescil edildiği yüzölçümünün kadastro işlemi dolayısıyla düştüğünden bahisle nedeniyle uğranılan zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini, davacıların zararının oluştuğunun kabulü halinde ise satış tarihine göre hesaplama yapılmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; yenileme çalışmasında hukuka aykırılığın bulunmadığı, sınırların aynı olduğu, fiili kullanımda bir eksilme bulunmadığını, dolayısıyla zararın oluşmadığı, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, zararın yüksek belirlendiği, zarar hesabında dava tarihinin esas alınmasının hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yerel mahkemece yapılan keşif sonucu gelir metodu kullanılarak bilirkişi raporu alındığı, bilirkişi heyeti tarafından sunulan 26.10.20 21... .02.2022 havale tarihli ek raporlarında özetle; dava konusu taşınmazın dava tarihi itibarıyla toplam bedelin 909.304,20 TL olarak hesaplandığı, dosyaya sağlanan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporlarına istinaden davanın kabulüne dair verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 233 parsel sayılı taşınmazın davacı ... tarafından 02.10.1985 tarihinde, diğer davacılar tarafından 24.08.1993 tarihinde 88.240,00 m² yüzölçümü ile iktisap edildiği, taşınmazın dava dışı ... İletim A.Ş. tarafından kamulaştırılması nedeniyle ifraz edilerek 1162 parsel numarası ile 88.071,00 m² yüzölçümü ile tescil edildiği, 3402 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sonucunda taşınmazın ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 62... parsel sayılı taşınmaz olarak 72.179,63 m² yüzölçümü ile tespit edildiği, tespit işleminin 24.09.2018 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın 24.07.2020 tarihinde 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/64, K. 2026/8152, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-64-e-2026-8152-k-22bb3950d4f5