Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/18084 E. 2026/8153 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/18084
- Karar No
- 2026/8153
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3998 Esas, 2025/3725 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
Taraflar arasındaki tapu kaydının mahkeme kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü vekillerinin başvurularının reddine, davacı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 200 parsel sayılı taşınmaza şerh konulmak suretiyle davalı ... işletme Müdürlüğü tarafından el atıldığını, tapu kaydındaki şerh nedeniyle davacıların taşınmazdan yararlanma ve tasarruf etme imkanlarının ortaya kalktığını belirterek uğranılan zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Genel Müdürlüğünden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin maliki olduğu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 200 parsel sayılı taşınmazın orman olduğu gerekçesiyle Orman İdaresi tarafından açılan tapu iptal ve tescil davası sonucu davacılar adına olan tapu kaydının iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiğini, uğranılan zararın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... İşletme Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dayandığı tapu kaydının mükerrer olduğunu, yok hükmünde olan tapu kaydı işlemi olduğunu, taşınmazın niteliğinin tarla olarak tescilli olması nedeniyle ekilebilir net ürün gelirine göre değer biçilmesinin gerektiğini, ormanlardan tapu ve zilyetlik yoluyla toprak kazanılamayacağını, orman statüsü devam eden bir yerde kazandırıcı zamanaşımı işlemeyeceğini, dava konusu parsel hakkında idare tarafından ... 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/71 esasında kayıtlı açılmış tapu iptal ve tescil davasının mevcut olduğunu, görülen dosyanın bekletici mesele yapılmasının gerektiğini, devlet ormanı vasfı ile tescil olunmuş tapu kaydından doğan tazminat davasının muhatabının Orman Genel Müdürlüğü tüzel kişiliği olmadığını, Maliye Hazinesinin davaya dahil edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; tazminat bedelinin düşük belirlendiğini, asıl dosyada her iki davalının müteselsilen sorumlu olduğunu, vekâlet ücretinin her iki müvekkili açısından ayrı ayrı hesaplanması gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; asıl davada müvekkili yönünden herhangi bir karar verilmemesinin hatalı olduğunu, birleştirilen davanın reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun karara esas alınamayacağını, değerin şerhin konulma tarihi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, taşınmazın tarla vasfında olduğunu, düzenleme ortaklık payı kesinti oranının % 45 olması gerektiğini, orman vasfındaki taşınmazın mülk olarak edinilmesinin mümkün olmadığını ileri sürmüştür.
3. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen vekâlet ücretinin düşük olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre, değerlendirme tarihi dava tarihi olarak kabul edilmekte ise de; davacılar vekilinin 24.03.2023 tarihli dilekçesinde zarar tarihi olan tapu iptal ve tescil davasının kesinleşme tarihi esas alınmak suretiyle talep sonucu açıklandığından, taleple bağlılık ilkesi uyarınca bilirkişi raporunda değerlendirme tarihinin 26.04.2019 olarak kabul edilmesinin yerinde olduğu, asıl dosya kapsamında davalı lehine dava dilekçesindeki taleple bağlı kalınarak vekâlet ücreti takdirinin doğru olduğu, ancak somut emsal olarak kabul edilen taşınmazın satış tarihindeki metrekare birim değerinin değerlendirme tarihine endekslenmesi sırasında maddi hata yapıldığı, dava konusu taşınmazın imar uygulamasına giren kısmından kesilen düzenleme ortaklık payı oranı olan % 30,86 yerine emsal taşınmazdan kesilen oranda düzenleme ortaklık payı indirimi yapılmasının kanuna aykırı olduğu belirtilerek resen yapılan bu yanılgı hesaplama düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz itirazında bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve dava konusu taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesi yerindedir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.