Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1554 E. 2026/12080 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1554
- Karar No
- 2026/12080
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1930 Esas, 2025/2105 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/619 Esas, 2024/35 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, ... Mahallesi 88 34... parsel, 88 55... parsel, 88 52... parsel sayılı taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanında kaldığını, taşınmazlara davalı idarece kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek belirlenecek tazminatın davalıdan alınarak müvekkillerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın ilgili belediye başkanlığının kararı ile imar planında eğitim alanı olarak tahsis edildiğini, buna göre sorumlunun ilgili yer belediyesi olduğunu, belediyelerce okul alanı olarak belirlenen alanlarda, imar planının hayata geçirilmemesi ve herhangi bir kamulaştırma işleminin yapılmamasından belediyenin sorumlu olduğunu, davalı olarak gösterilmelerinin hukuka aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazda müvekkili bakanlığa ait herhangi bir okul, bina ve tesis bulunmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın ... Belediye Başkanlığı kararı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında okul alanı olarak tahsis edildiğini, davacı tarafça 2020 yılında yürürlüğe giren 5999 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na (2942 sayılı Kanun) eklenen Geçici 6 ncı madde uyarınca uzlaşma yoluna başvurulmadığını, davacının tapu kaydında malik olarak görünüp görünmediğinin araştırılması gerektiğini, metrekare değerinin yüksek olduğunu, toplam bedele dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu, tapudaki hisseler üzerinde bulunan kısıtlamaların dikkate alınması gerektiğini, davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ortaokul alanı ve meslek lisesi olarak planlı olduğu, taşınmazların imar planına ayrılış amacına uygun olarak davalı idare tarafından usulüne uygun kamulaştırma yapılmaması nedeniyle davacı tarafın mülkiyet hakkının kısıtlandığının kabulünün gerektiği, bu nedenle davacı tarafın dava açma hakkının bulunduğu, hükme esas raporda, dava konusu taşınmazların 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı içerisinde yer alması nedeniyle arsa vasfında kabul edilerek emsal araştırma yöntemine göre değer tespiti yapılmasında yöntem olarak isabetsizlik bulunmadığı, dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazın eksik ve üstün yanlarının hükme esas alınan bilirkişi raporunda tartışıldığı, emsal taşınmazın dava konusu taşınmazdan daha değerli kabul edilmesinin emlak vergi değerleri açısından da değerlendirildiğinde yerinde olduğu, buna göre dava konusu 88 34... parsel sayılı taşınmazın metrekare birim fiyatının dava tarihi olan 09.12.2022 tarihi itibarıyla 18.903,00 TL/m², 88 55... parsel ve 88 52... parsel sayılı taşınmazların metrekare birim fiyatının dava tarihi itibarıyla 19.529,00 TL/m² olarak kabulünün yerinde olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu rapor esas alınmak suretiyle ve davacıların hissesi nispetinde kamulaştırmasız el atma tazminatına hükmedilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı; ancak yerleşik Yargıtay kararları uyarınca hukuken el atılan taşınmazda davacılar payına düşen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4/3 maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiği hâlde, nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmediğinden davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.