Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1862 E. 2026/12083 K. – Kamulaştırmasız

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1862
Karar No
2026/12083
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1405 Esas, 2025/2391 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/312 Esas, 2025/147 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Kocaeli ili, Derince ilçesi, ... Mahallesi 51 70... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen park alanı, kısmen yol olarak düzenlendiğini ve yol yapılarak fiilen el atıldığını ileri sürerek tazminatın davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idarece el atıldığını kabul etmediklerini, bununla birlikte taşınmazın kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun da müvekkiline ait olmadığını, dava konusu taşınmazın çevresindeki park alanlarıyla birlikte bütünsellik ilkesine göre 20.000 m² ve üzeri alana sahip olduğunu, dolayısıyla husumetin ilgili idareye yöneltilmesini ve müvekkil idare yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini ileri sürerek işbu davanın husumet yönünden reddi ile mahkeme masrafları ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın Derince Belediye Başkanlığının sorumluluğunda olduğunu, dava konusu taşınmaza el atma tarihinden iptal kararının yayımlandığı tarihe kadar 20 yıllık sürenin dolmuş olması durumunda davanın bu yönden reddini talep ettiklerini, uzlaşmanın dava şartı olduğunu, açılan davayı kabul etmediklerini, tazminat ve faiz talebinin afaki olduğunu ileri sürerek haksız ve dayanaksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kısmen "İmar Yolu" kısmen de "Park Alanı" olarak tahsis edildiğini, 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun görev ve sorumlulukları düzenleyen 7. Maddesinin m) bendi gereğince "Büyükşehirin bütünlüğüne hizmet eden sosyal donatılar, bölge parkları, hayvanat bahçeleri, hayvan barınakları, kütüphane, müze, spor, dinlence, eğlence ve benzeri yerleri yapmak, yaptırmak, işletmek veya işlettirmek.." büyükşehir belediyelerinin yetkisinde olduğunu, bununla birlikte ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 17.02.2005 tarihli ve 433 sayılı Meclis Kararına göre 20.000 metrekare ve üzeri parklar Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumluluğunda bulunduğunu, dava konusu taşınmazın, çevresindeki park alanlarıyla birlikte bütünsellik ilkesine göre 20.000 m² ve üzeri alana sahip olduğunu, taşınmazın bu değerlendirmeyle 20.000 m² yüz ölçümünden büyük olduğundan kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun ... Büyükşehir Belediye Başkanlığında olduğunu, dolayısıyla taşınmazın kamulaştırma yetki ve sorumluluğunun müvekkil belediyede olmadığını, taşınmazla ilgili kamulaştırma yetki ve sorumluluğu ile fiili el atmayı kabul etmemekle birlikte taşınmazın tahsisi ve yüz ölçümü değerlendirildiğinde işbu taşınmazın büyük bir alanı olan park alanında fiili el atma olmadığına göre harç ve vekâlet ücretinin maktu olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazda fen bilirkişi tarafından yapılan incelemede 19 76... yıllarına ait hava fotoğrafları ile yapılan değerlendirmede, taşınmaza yol olarak fiili el atmanın 1983 yılından sonra olduğu, davaya konu taşınmazda imar planında, imar yollarında kalan 4304.74 m²lik kısımlarına fiilen el atıldığı, imar planında park olan toplam 14243.29 m²lik kısımlara ise fiilen el atılmadığı, dava konusu taşınmazda bulunan yolun "10 metre İmar yolunda" kaldığı, ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.02.2005 tarih ve 432 sayılı kararına göre 14,50 metre ve üzerindeki yollardan Büyükşehir Belediye Başkanlığının, bu genişliğin altında olan yollardan ise İlçe Belediye Başkanlıklarının sorumlu olduğu, yine Büyükşehir Belediye Meclisinin 17.02.2005 tarihli ve 433 sayılı kararına göre 20.000 m² ve üzerindeki parklardan büyükşehir belediyesinin, bu yüz ölçümün altında olanlardan ise İlçe Belediye Başkanlıklarının sorumlu olduğu, dava konusu taşınmazdaki parkın yüz ölçümünün 20.000 m²nin altında olduğu dosyadaki tüm belgelerden anlaşılmakla hem bu yüz ölçüme hem de yol genişliğine göre dava konusu taşınmaz üzerindeki kamulaştırmasız el atmadan davalı ... başkanlığının sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda dava konusu taşınmazın arsa vasfında kabul edilmek suretiyle somut emsal olarak "Ş.... Mahallesi 26 14... parsel" kabul edilerek taşınmazın metrekare birim fiyatının Eylül 2024 itibari ile 5.490,00 TL/m² belirlenmesinin yerinde görüldüğü, ancak dava konusu taşınmaza hem 1983 yılı sonrasında fiilen el atıldığı hem de hukuki el atmanın söz konusu olduğu dikkate alındığında, 04.11.1983 sonrası fiilen al atılan kısım yönünden nispi harç ve vekâlet ücretine, hukuken el atılan kısım yönünden ise maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken tüm bedel yönünden nispi harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi yerinde görülmediğinden davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın ... Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı yönünden husumetten reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun ve bedel tespitinin hukuka uygun olduğunu, ancak taşınmazın bir kısmında dahi fiilî el atma mevcut ise uyuşmazlık proje bütünlüğü içinde değerlendirildiğini, vekâlet ücretinin taşınmazın tamamı yönünden nispi olarak hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın vekâlet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını talep ederek kararı temyiz etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

4. Dava konusu taşınmaza yol olarak fiili el atmanın 1983 yılından sonra olduğu anlaşılmakla 04.11.1983 sonrası el atmalarda aynı davalıya karşı proje bütünlüğü kapsamında kamulaştırma bedelinin tamamı üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken bu husus göz ardı edilerek kamulaştırma bedelinin hukuken el atılan kısmı yönünden maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş olması bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin tüm, davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacılar vekilinin temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (8) numaralı bendinde yer alan "Fiilen el atılan kısım yönünden" ibaresinin hükümden çıkartılması, aynı bentte bulunan "322.263,44-TL" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine "978.212,07 TL" ibaresinin yazılması ve (9) numaralı bendinde yer alan "Hukuken el atılan kısım yönünden Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A....T. uyarınca 45.000,00-TL maktu vekâlet ücretinin davalı ...'ndan alınarak davacı tarafa verilmesine," cümlesinin tümüyle hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Aşağıda yazılı kalan harcın davalı ... Büyükşehir Başkanlığından alınarak Hazineye irat kaydedilmesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1862, K. 2026/12083, T. 25.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1862-e-2026-12083-k-40ac7b735909