Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1250 E. 2026/12108 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1250
- Karar No
- 2026/12108
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/246 Esas, 2022/1226 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 41 inci maddesi gereği taşınmaz yüzölçümünün azalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarın İlk Derece Mahkemesi karar tarihi itibarıyla kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL'nin altında kaldığı anlaşılmakla, davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibarıyla reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 06.12.2005 tarihinde satın alarak maliki olduğu Şanlıurfa ili, Haliliye ilçesi, ... Mahallesi 45 parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümü 16.250,00 m² iken 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca yapılan yüzölçüm düzeltme işlemi sonucu 12.650,00 m²ye düştüğünü, davacının taşınmazı tapu kaydına güvenerek edindiğini ileri sürerek eksilen yüzölçümü nedeniyle uğranılan zararın davalı Hazineden tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 13.04.2016 tarihli ve 2016/337 Esas, 2018/123 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2018 tarihli ve 2018/771 Esas, 2018/967 Karar sayılı kararıyla; istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 24.10.2018 tarihli ve 2018/771 Esas, 2018/967 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dosyadaki bilgi ve belgelerden, dava konusu taşınmazın 16.250,00 m² olarak kadastro tespitine yapılan itiraz sonrası 10.06.1977 tarihinde dava dışı ... adına tapuya tescil edildiği, davacı tarafından taşınmazın aynı yüzölçümü ile 09.12.2005 tarihinde satın alındığı, 3402 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi uyarınca planimetre çevrimine bağlı hesap hatası nedeniyle taşınmazın yüzölçümünün 12.612,32 m² olarak düzeltildiği ve düzeltme işleminin 22.12.2011 tarihinde tapuya tescil edildiği, taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemiyle eldeki davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi içinde açıldığı, kapama fıstık bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği; ancak Dairemizin yerleşik içtihatları gereği dava tarihi esas alınarak değer biçilmesi gerektiğinin düşünülmemesinin doğru olmadığı, bu durumda 2016 yılı fıstık ağaçlarının yaşına göre dekara ortalama verim ile dekar başına üretim masrafları ve hasat döneminde ortalama toptan kilogram satış fiyatına ilişkin veriler İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünden getirtilip denetlenmek suretiyle çıplak metrekare birim fiyatının belirlenmesi gerektiği; taşınmazın toplam 13.274,20 m² olarak davacı adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, buna göre yüzölçümündeki eksilme miktarının 2.975,81 m² olduğu halde gerekçesi gösterilmeden daha fazla yüzölçümünün eksildiğinin kabulü ile fazlaya karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza 2016 yılı itibarıyla değer biçilmesi gerektiğini, ıslah dilekçesinde belirtilen talep doğrultusunda davanın kabulü gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma kararında da belirtildiği üzere kapama fıstık bahçesi niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2016 yılı fıstık net gelirine göre değer biçilmesi gerekirken, eksik inceleme ile o yörede mutat olarak ekilebilen ürünlerin (mercimek ve arpa) net gelirine göre değer tespiti doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı Hazine Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,
B. Davacı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
25.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.