Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1119 E. 2026/1570 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1119
- Karar No
- 2026/1570
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1119 KARAR NO : 2026/1570
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/06/2026 NUMARASI : 2026/1566 D.İş 2026/1566 K. TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 09.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 09.10.2026
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25.06.2026 tarih 2026/1566 D.İş 2026/1566 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati tedbir isteyen vekili, müvekkili şirket ile davalı banka arasında akdedilen üye işyeri sözleşmesi kapsamında uzun yıllardır sorunsuz şekilde kullanılan POS hizmetlerinin, herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı, resmi tespit veya somut delile dayanmayan şüpheli işlem iddiası gerekçe gösterilerek 17.06.2026 tarihinde tek taraflı olarak sonlandırıldığını ve POS sözleşmesi feshedildiğini, POS cihazının geri alındığını, bu durumun müvekkili şirketin ticari faaliyetlerini doğrudan etkileyecek nitelikte olduğunu, gelir ve müşteri kaybına uğradığını, ticari itibarının zedelendiğini, müvekkilinin hukuka aykırı işlem gerçekleştirdiğine ilişkin kesinleşmiş bir mahkeme kararı, savcılık kararı veya idari yaptırım bulunmadığını iddia ederek, teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında davalı banka tarafından üye işyeri sözleşmesinin tek taraflı olarak feshedilmesi ve POS hizmetinin sonlandırılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırılığının tespiti ile sözleşmenin devamının sağlanması, işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti ve iptali ile uğranılan zararların tazmini davasına esas olmak üzere; davacının POS hizmetlerinden tedbiren yararlanmasına devam edilmesine, bu doğrultuda tedbiren pos cihazının müvekkile tahsis ve teslim edilmesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, talebin talep eden şirketin pos cihazına ilişkin hizmetlerden tedbiren yararlanmasına dayalı olduğu, bankanın POS hizmetlerini hukuka aykırı olarak durdurması veya tek taraflı feshetmesi iddiasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin genellikle POS sözleşmesinin haksız feshinin para ile giderilebilecek bir zarar olduğu veya tedbirin verilmesi için mal ve hizmet alımı yapmak için tahsis edilen pos cihazına ilişkin sözleşme, ödemeler ve yapılan işlemlerin incelenmesi gerektiği, bu hususların dava yargılaması ile çözülebileceği, talebe konu alacağın varlığı ve miktarı ile muacceliyet kazanıp kazanmadığı hususlarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati tedbir talep eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati tedbir talep eden vekili, ilk derece mahkemesinin red gerekçesinde POS hizmetlerinin sonlandırılmasından kaynaklanan uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinin, alacağın varlığı ve muacceliyetinin yargılama sonunda belirlenebileceğinin, ayrıca talep konusu zararın para ile giderilebilecek nitelikte olduğunun kabul edildiğini, ancak bu değerlendirmenin ihtiyati tedbir kurumunun amacı ve HMK'nın 389 vd. maddelerinde öngörülen koruma mekanizması ile bağdaşmadığını, ihtiyati tedbir talebinin dayanağının bir alacak talebi olmadığını, mevcut hukuki durumun korunmasına yönelik olduğunu, taraflar arasında uzun yıllardır yürürlükte bulunan üye işyeri sözleşmesi kapsamında sunulan POS hizmetlerinin, herhangi bir mahkeme kararı, idari yaptırım kararı veya kesinleşmiş bir tespit bulunmaksızın tek taraflı olarak sona erdirildiğini ve POS cihazının geri alındığını, uyuşmazlığın konusunun belirli bir para alacağı olmadığını, müvekkilinin ticari faaliyetlerini sürdürebilmesi için zorunlu nitelikte bulunan bankacılık hizmetinin hukuka aykırı şekilde kesildiğini, pos hizmetinin bulunmaması nedeniyle ödeme ve hesap alınamadığını, "alacağın varlığı ve miktarı ile muacceliyetinin belirlenmesinin yargılamayı gerektirdiği" yönündeki gerekçenin somut olay bakımından hukuken isabetsiz olduğunu, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için hakkın tam olarak ispatı değil, yaklaşık ispatın yeterli görüldüğünü, müvekkili şirketin yurt içinde ve uluslararası ölçekte faaliyet gösteren ve önemli hacimlerde ticari işlem gerçekleştiren bir şirket olduğunu, meydana gelecek zararların telafisi güç veya imkânsız zarar niteliğinde olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle ihtiyati tedbir isteminin reddine dair kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. HMK'nun 389/1. maddesi uyarınca mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda, ihtiyati tedbir isteyen tarafça, üye işyeri sözleşmesi kapsamında kullanılan POS hizmetlerinin, herhangi bir kesinleşmiş yargı kararı, resmi tespit veya somut delile dayanmayan şüpheli işlem iddiası gerekçe gösterilerek banka tarafından tek taraflı olarak sonlandırıldığı ve POS sözleşmesinin feshedildiği, POS cihazının geri alındığı, şirketin gelir kaybına uğradığı, ticari itibarının zedelendiği iddia edilerek, açılacak tespit davasına esas olmak üzere, POS hizmetlerinden yararlanılmasının devamı, pos cihazının tahsis ve teslimi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. Talep ve karar tarihi itibariyle delillerin henüz toplanıp irdelenemediği, dosya içeriğindeki toplanan somut deliller ile anılan yasal düzenlemelere göre, dosyadaki mevcut deliller ile davanın mahiyeti yaklaşık ispat kuralıyla birlikte değerlendirildiğinde, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığı belirlenmekle, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Bu durumda istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM-Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacı yönünden istinaf karar harcı olan 1.206,00-TL'den peşin alınan 732,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 474,00-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati tedbir isteyen davacının yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.09/10/2026