Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1593 E. 2026/1835 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1593
Karar No
2026/1835
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1593 KARAR NO : 2026/1835 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 21/03/2024 NUMARASI : 2023/326 E. - 2024/119 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 21/03/2024 tarih ve 2023/326 E. - 2024/119 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili müvekkilinin sahibi olduğu ... Halı ve Mobilya İnşaat Ticaret Limited Şirketinin perakende ev eşyaları ve ev gereçleri sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirketin satış ve pazarlamasını yaptığı ürün türlerinden birinin de “..." vb. ürünler olduğunu, müvekkilinin 2022/057729 numaralı ve “... HALI” isimli markanın 25, 26 ve 27. sınıflarda adına tescilli bulunduğunu, davalı şirketin 35.ve 27. sınıflarda, 2022/073830 başvuru numaralı "... HALI" ibareli markayı kendi adına tescil ettirdiğini, taraf markalarının aynı ve ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, markaların karıştırılması ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek; davalı adına tescilli bulunan 2022/073830 sayılı ve "... HALI” ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı şirket vekili taraf marka ve sınıflarının birbirinden farklı olduğunu, her iki markanın da gerek isim gerek grafiker özellikleri ile birbirinden kolayca ayırt edilebildiğini, SMK madde 7 hükmü uyarınca davacının marka tescilinden kaynaklanan haklarını tescil tarihinden itibaren kullanabileceğini, davacı yanın başvurusu önce ise de tescil tarihinin müvekkilinin marka tescil tarihinden sonra olduğundan ve davacının ilan sürecinde itiraz hakkını kullanması gerekirken bu hakkını kullanmayıp dava açma yolunu tercih ettiğinden, davacı tarafın dava açmakta hukuki menfaatinin bulunmadığını, müvekkilinin kötüniyetinden bahsedilemeyeceğini, tarafların faaliyet alanlarının birbirinden farklı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının marka başvurusunun 21.04.2022 tarihinde davalının başvurusunun ise 24.05.2022 tarihinde yapıldığı, davalı adına tescilli 2022/073830 sayılı "..." ibareli markanın 27, 35. sınıftaki mal ve hizmetler bakımından 06/10/2023 tarihinde tescil edildiği, davalı markasının kapsamındaki 27. sınıftaki mallar ile davacı markasının kapsamındaki 27. sınıftaki malların aynı tür olduğu, dava konusu markanın kapsamındaki 35.05. sınıftaki 27. sınıftaki malların bir araya getirilerek satışa sunulması hizmetlerinin ise davacı markasının kapsamındaki 27. sınıftaki mallarla benzer bulunduğu, davalıya ait marka ile davacının dayanak yaptığı önceki tarihli markasının mutlak tescil engeli kapsamında, aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı, ilgili tüketici nezdinde taraf markalarının birbirinin benzeri olarak algılanabileceği, benzer olarak tespiti yapılan mal/hizmetler bakımından dava konusu markalar arasında iltibas oluşacağı, SMK 6/1 hükmü itibariyle hükümsüzlük şartının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2022/073830 sayılı markanın 27. sınıftaki hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin tescil talebinde bulunduğu markası ile davacı şirketin “...” markasının hizmet sınıflarının farklı olduğunu, her iki markanın hitap ettiği tüketici grubu ve faaliyet alanları olarak birbirine karıştırılamayacak alanlarda faaliyet gösterdikleri, markaların işaretleri arasında benzerlik bulunmadığını, hem mutlak tescil engeli hem de nispi tescil engeli yönünden inceleme yapılmasının hatalı olduğunu, davalının kötü niyetinden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ve davacının 2022/057729 numaralı ve “... HALI” ibareli markanın 25, 26 ve 27. sınıflarda adına tescilli bulunduğu, davalı şirketin 35 ve 27. sınıflarda, 2022/073830 başvuru numaralı markasının "... HALI" ibareli olduğu, taraf markalarının ibareler yönünden benzer bulunduğu gibi davacı markasının tescilli olduğu 27. sınıf mallar ile davalı markasının tescil kapsamındaki 27. sınıf mallar ve bu malların satışına özgülenmiş 35/5. sınıf mağazacılık hizmetlerinin benzer bulunduğu, her ne kadar davacı markasının tescil tarihi 29.05.2023, davalının markasının tescil tarihi 06.10.2022 ise de davacı markasının başvuru tarihinin 21.04.2022, davalı markasının başvuru tarihinin ise 06.10.2022 olduğu, dolayısıyla mahkemece davacının önceki başvuru tarihli markası esas alınarak yazılı gerekçelerle hüküm kurulmasında bir isabetsizliğin bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1593, K. 2026/1835, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1593-e-2026-1835-k-f492b311a452