Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1599 E. 2026/1837 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/1599
Karar No
2026/1837
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1599 - 2026/1837 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/1599 KARAR NO : 2026/1837 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 16/05/2024 NUMARASI : 2023/83 E. - 2024/191 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk mahkemesince verilen 16/05/2024 tarih ve 2023/83 Esas - 2024/191 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin Avrupa Patent Ofisi nezdinde yayınlanan ................... sayılı Avrupa Patenti başvurusunun sahibi olduğunu, EPO’da yayınlanan Avrupa Patentinin bülten tarihinin 02.06.2021 olduğunu ve 16 ülke için validasyon talimatında bulunulduğunu, Türkiye'de patent validasyonu için öngörülen 3 aylık süre içerisinde başvurunun gerçekleştirilemediğini, bu durumun 13.01.2022 tarihinde müvekkili tarafından Avrupa Patenti fasikül başvurusunda belirtildiğini ve patent başvurusunun bülten yayın tarihinden itibaren 3 aylık süre içerisinde gerçekleştirilmediği gerekçesiyle reddedildiğini, müvekkilinin Türkiye’deki patent hakkını kaybetmemek adına bülten yayım tarihinden itibaren 1 yıl içerisinde hakkın yeniden tesisini talep ettiğini, iş bu talebin ve itirazın nihai olarak TÜRKPATENT YİDK kararı ile reddedildiğini, YİDK kararının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nu 107, 114 ve 115. maddeleri ile Avrupa Patent Sözleşmesinin 64/1, 66, 67/1. maddeleri gereği hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK’in 2022-P-107 sayılı kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ilgili mevzuat gereği Türkçe çevirinin, Kuruma öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, Avrupa patentinin Türkiye’de başından beri geçersiz kabul edileceğini, davacı tarafından Avrupa patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde müvekkili Kuruma Avrupa patenti fasikülünün Türkçe çevirisinin sunulmadığı ve yine bu süre içinde ek süre talebinde de bulunulmadığı için davacının söz konusu Avrupa patentinin “ulusal patent” statüsü kazanmadığını ve Türkiye’de başından beri geçersiz hale geldiğini, 6769 sayılı SMK’nın 107. maddesi hükmünün uygulanabilmesi için 99. madde uyarınca, Türkiye’de geçerli bir patent başvurusunun veya patentin sahibinin olmasının, bir hak kaybının oluşmasının gerektiğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, EPO'da yayınlanan Avrupa Patent Bülten tarihinin 02/06/2021, Kurum'a tercüme evrakların sunum tarihinin 13/01/2022, Patent Dairesi Başkanlığı'na hakların yeniden tesisi talep tarihinin 18/01/2022, ilgili karara itiraz tarihinin ise 25/01/2022 olduğu, bu durumda tercüme evrakın Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile ilgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik’in 12. maddesine göre, 02/09/2021 tarihine kadar sunulacağı, yani uyulmamış olan sürenin bitiminin bu tarih olarak esas alınacağı ve SMK 107/2 hükmüne göre, bir yılı geçmemek üzere hesaplanması geren sürenin sonunun 02/09/2022 olduğu; bu durumda da Kurum'a 13/01/2022 tarihinde yapılan başvurunun süresinde yapılmış sayılacağı; davacı tarafından dosyaya sunulan e posta çevirisinden anlaşılacağı üzere, davacının söz konusu talimata ilişkin olarak sistemsel hata nedeniyle Türkiye dosyasının açılamadığı ve talimatların "tamamlandı" olarak işaretlendiği, ikinci personel tarafından ilk hatanın fark edilemediği, EPC 64, 66, 67. madde hükümleri de göz önüne alındığında, davacının süreye uymama gerekçesinin sistemsel hatadan kaynaklı olduğu, bunu fark eder etmez TÜRKPATENT'e süresi içinde başvurdukları, ağır ihmal ya da kusurun bulunmadığı ve hakların yeniden tesisi talebinin somut olayda kabul edilebilir olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, TÜRK PATENT YİDK'nun 2022-P-107 sayılı kararının iptaline, karar vermiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacıya ait Avrupa patentinin Türkiye’de verilen bir ulusal patent olarak kabul edilmesinin, Avrupa patentinin verildiğine ilişkin ilanın yapıldığı tarihten itibaren gerekli işlemlerin yasal süreler içinde yerine getirilmesi kaydıyla mümkün olacağını, bu durumda davacı tarafından, Avrupa patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde müvekkili Kuruma Avrupa patenti fasikülünün Türkçe çevirisi sunulmadığını ve yine bu süre içinde ek süre talebinde de bulunulmadığından davacının söz konusu Avrupa patenti zaten “ulusal patent” statüsü kazanmadığını, bu sebeple davacının 6769 sayılı SMK’nın 107’nci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan hakların yeniden tesisi hakkından yararlanamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili kurum kararlarının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Avrupa Patent Sözleşmesinin 2. maddesinde Avrupa Patenti ile ilgili olarak, "1) Bu Sözleşmenin yetkisiyle verilen patentlere Avrupa Patentleri denilecektir. 2) Avrupa patenti, onun verildiği Üye Devletlerin her birinde, bu Sözleşme içinde aksi ifade edilmedikçe, o devlet tarafından verilen bir patent gibi aynı etkiye sahip olacak ve aynı şartlara tabi olacaktır." düzenlemelerine yer verilmiş olup, 'Avrupa Patentinden Doğan Haklar' başlıklı 64. maddede "1) Bir Avrupa patenti, 2 nci paragraf hükümleri uyarınca, verilişine ilişkin ilanın yayımı tarihinden itibaren, patentin verildiği üye ülkelerde patentin sahibine, o ülkede verilmiş olan bir ulusal patentin verdiği aynı hakları sağlar. 2) Avrupa Patenti’nin konusu, bir proses ise, patent ile sağlanan koruma bu proses ile doğrudan elde edilen ürünleri de kapsar. 3) Bir Avrupa patentinin ihlali, ulusal hukuklara göre işlem görür" düzenlemesini; 'Avrupa patentinin Çevirisi' başlıklı 65. madde ise "1) Avrupa Patent Ofisi tarafından verilmiş, değiştirilmiş veya kısıtlanmış bir Avrupa Patenti, herhangi bir Taraf Devletin resmi dillerinden birinde hazırlanmamışsa, bu Devlet, patent sahibinden, verilmiş, değiştirilmiş veya kısıtlanmış patentin bir çevirisini, patent sahibinin tercih ettiği Taraf Devletin resmi dillerinden birinde veya o Devlet resmi dillerden özellikle birinin kullanımını belirlemişse o dilde, kendi Merkezi Sınai Mülkiyet Ofisine vermesini isteyebilir. Çevirinin verilmesi için gerekli olan süre, ilgili Devlet daha uzun bir süre belirlememişse, Avrupa patentinin verildiğinin, değiştirilmiş veya kısıtlanmış haliyle devam edeceğinin Avrupa Patent Bülteninde yayımından itibaren üç ay sonra sona erer. 2) Paragraf 1'e uygun olarak düzenleme yapan herhangi bir Taraf Devlet, patent sahibinden, çevirilerin yayın masraflarının, belirleyeceği bir süre içinde, tamamının veya bir kısmının ödenmesini isteyebilir. 3) Herhangi bir Taraf Devlet, paragraf 1 ve 2 uyarınca düzenlenen hükümlere uyulmadığını tespit ederse, Avrupa patentinin o devlette, başından beri geçersiz kabul edileceğine dair düzenleme yapabilir." hükmünü havidir. Avrupa Patentinin, Türkiye'de tescilli bir patent gibi koruma görmesi yani validasyonu için uyulması gereken süreç ise SMK'nın Uygulanmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılan yönetmelikler arasında yer almayıp, Anayasa'nın 90. maddesi kapsamında 4504 sayılı Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesi ve Eklerine Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanuna dayanılarak çıkarılan 09.01.2001 tarihli ve 24282 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Avrupa Patentlerinin Verilmesi ile İlgili Avrupa Patent Sözleşmesinin Türkiye’de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmelik ile düzenlenmiş olup, Yönetmeliğin "Avrupa Patenti Fasikülünün Türkçe Çevirisinin Sunulması" başlıklı 12. maddesinde; "Tarifname, patent istemleri ve varsa teknik resimleri içeren Avrupa patenti fasikülünün Türkçe çevirisi Avrupa patentinin verildiğinin ilan edildiği tarihten itibaren üç ay içinde Avrupa patenti sahibi veya vekili tarafından Enstitüye sunulur. Çevirinin, bu maddenin birinci fıkrasında belirtilen süre içinde verilmemesi halinde, bu sürenin içinde, bu sürenin sonuna eklenmek üzere, üç aylık ek süre talep edilebilir. Ücret tebliğinde belirtilen ek süre talep ücreti ve çeviri yayın ücreti taleple birlikte ödenir...Türkçe çevirinin, Enstitüye öngörülen süre içerisinde verilmemesi veya ücretinin ödenmemesi halinde, Avrupa patenti Türkiye’de başından beri geçersiz kabul edilir." şeklinde yer alan düzenleme, Avrupa Patent Sözleşmesi'nin 65/3 hükmünde işaret ettiği iç hukukta yapılabilecek düzenleme serbestisi ile uyumlu olup mezkûr Yönetmelikte öngörülen 3 aylık sürenin hak düşürücü süre olduğu, davacının bu 3 aylık süre içinde de ek süre talep etmediği, belirtilen süreyi geçirdikten sonra başvuruda bulunduğu ihtilafsız olduğundan mahkemece TÜRKPATENT'in tesis ettiği işlemin doğru olduğunun kabulü ile davanın reddi gerekirken, somut olayda uygulama yeri olmayan, sadece Türkiye'de patent tescili için yapılan başvurularda, tescil sürecindeki işlemlerin devam ettirilmesine ve hakların yeniden tesisine imkan sağlayan SMK'nın 107. maddesine göre yapılan değerlendirmeye göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal uygulaması da bu yöndedir (Yargıtay 11. H.D'nin 27.09.2023 tarih ve 2022/1586 E.- 2023/5377 K., 17.03.2025 tarih ve 2024/2156 E.- 2025/1875 K., 25.06.2025 tarih ve 2025/198 E.- 2025/4499 K.). Bu durum karşısında mahkemece, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 16/05/2024 gün ve 2023/83 Esas - 2024/191 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın REDDİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 179,90-TL’nin düşümü ile kalan 552,10-TL bakiye karar ve ilam harcının davacıdan alınarak Hazineye irad kaydına, 4-Davalı kurum kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 6-Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından istinaf aşamasında yapılan 1.169,40-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 271,50-TL posta giderinden oluşan toplam 1.440,90-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Türk Patent ve Marka Kurumuna verilmesine, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine, (HMK m.333), 8-Davalı kurumdan peşin olarak alınan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı kuruma iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/1599, K. 2026/1837, T. 23.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-1599-e-2026-1837-k-39b91ec565e8