Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2434 E. 2026/1857 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2434
Karar No
2026/1857
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/2434 - 2026/1857 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/2434 KARAR NO : 2026/1857 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 18/08/2026 NUMARASI : 2026/321 E.

TALEP KONUSU : İhtiyati Tedbir

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/08/2026 tarih ve 2026/321 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir isteyen davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2023/175781 sayılı “...” ibareli markasının bulunduğunu, davalı başvuru sahibi tarafından ise 2024/174094 numarası ile “...” ibareli marka başvurusunda bulunulduğunu, başvuruya karşı süresi içerisinde itiraz edildiğini, itirazın nihai olarak reddedildiğini, oysa ki davaya konu başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 6/1. maddesinde düzenlenen karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, 6/3. maddesinde düzenlenen eskiye dayalı kullanım ve 6/9. maddesinde düzenlenen kötü niyet şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, YİDK kararının iptali ile 2024/174094 sayılı “...” marka başvurusunun hükümsüzlüğüne, başvuruya konu markanın dava sonuçlanıncaya kadar ... nezdinde tescil edilmemesi ve tescile ilişkin işlemlerin tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusunun idari tescil sürecinin durdurulmaması halinde telafisi güç veya imkânsız bir zararın doğacağı söylenemeyeceğinden davacı vekilinin ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu markanın mevcut kullanımı müşteriler nezdinde fiilen karışıklığa yol açacağını, davalı şirketin dava konusu markayı hâlihazırda kullanması, müvekkil şirket ile davalı şirketin müşteriler nezdinde karıştırılmasına yol açacağını, yalnızca ileride ortaya çıkabilecek soyut bir benzerlik ihtimaline ilişkin olmadığını, tarafların ticari faaliyetlerinin ve sundukları mal veya hizmetlerin kaynağı bakımından fiilî iltibas yaşanmakta olduğunu, müşterilerin mal veya hizmetin hangi işletmeden kaynaklandığı konusunda karışıklık yaşaması, müşteri ilişkileri ve ticari itibarı bakımından korunmaya değer güncel bir tehlike oluşturduğunu, müvekkile ait ticari bağlantıların zarar görmesi riskinin bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talep eden tarafın, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu, somut olayda YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğünün talep edildiği, Yargıtay 11. H.D.'nin 24.052012 tarih ve 2012/4971 E-2012/8837 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere davacının tescille ilgili idari nitelikteki işlemlerin durdurulmasındaki menfaatinin, davalının tescil işlemlerinin devamı yönündeki menfaatinden daha üstün bulunmadığı, buna göre ihtiyati tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispat edildiğinin söylenemeyeceği anlaşılmakla, ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-İhtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir isteyen davacıdan alınması gereken harç, istinaf başvurusunda peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/10/2026 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2434, K. 2026/1857, T. 26.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2434-e-2026-1857-k-cc97a61f051e