Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/1116 E. 2026/10012 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1116
Karar No
2026/10012
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/345 Esas, 2024/22 Karar

I. YARGI YERİ BELİRLENMESİNE KONU KARARLAR A. İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 04.07.2024 Tarihli ve 2024/158 Esas, 2024/267 Karar Sayılı Kararı Somut olayda, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığının olduğu, dosya içeriğinden davalı ...'ın .../ İstanbul adresinde; davalı ...'ın ise ... Midyat/ Mardin adresinde ikamet ettiği, Mahkemenin davalıların yerleşim yeri açısından yetkili olmadığı, davalı vekilleri tarafından süresinde yetki itirazında bulunulduğu,. Dava konusu edilen taşınmazların davalı ...'ın yerleşim yeriyle aynı yerde olduğu, taraf vekillerinin Midyat Mahkemelerinin yetkili olduğunu beyan ettiği hususları dikkate alınarak, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 6 ncı ve 7 nci maddeleri uyarınca davalılar açısından ortak yetkili yerin Midyat Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

B. Mardin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 03.10.2024 Tarihli ve 2024/345 Esas, 2024/22 Karar Sayılı Kararı Davacı tarafından davalı borçlu ve üçüncü kişi aleyhine açılan tasarrufun iptali davasında, davalılardan birisi tarafından cevap süresi içinde yetki itirazında bulunulduğu, diğer davalı tarafından süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı yani yetki itirazının açıkça ve süresinde yapılmadığı, bu nedenle mecburi dava arkadaşlarının tamamı tarafından yapılmayan yetki itirazının hüküm ve sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir.

II. GEREKÇE A. Uyuşmazlık Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19 uncu maddesine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.

B. İlgili Hukuk 1. Farklı bölge adliye mahkemelerinin yargı çevresinde kalan ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarının giderilmesi isteminin hukuki dayanağı, 6100 sayılı Kanunu’nun 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un (5235 sayılı Kanun) 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan düzenlemelerdir.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Sözleşmelerin yorumu, muvazaalı işlemler” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir; “Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. Borçlu, yazılı bir borç tanımasına güvenerek alacağı kazanmış olan üçüncü kişiye karşı, bu işlemin muvazaalı olduğu savunmasında bulunamaz. ” 3. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun)“İadenin şümulü” başlıklı 283 üncü maddesinin birinci fıkrası şöyledir; “Davacı, iptal davası sabit olduğu takdirde, bu davaya konu teşkil eden mal üzerinde cebri icra yolu ile, hakkını almak yetkisini elde eder ve davanın konusu taşınmazsa, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın tashihine mahal olmadan o taşınmazın haciz ve satışını istiyebilir.”

4. 6100 sayılı Kanun'un“Yetki” başlıklı 6 ncı maddesinini birinci fıkrası şöyledir: "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.”

5. 6100 sayılı Kanun'un "Davalının birden fazla olması hâlinde yetki" başlıklı 7 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır."

6. 6100 sayılı Kanun'un “Mecburi dava arkadaşlarının davadaki durumu” başlıklı 60 ncı maddesi şöyledir. “Mecburi dava arkadaşları, ancak birlikte dava açabilir veya aleyhlerine de birlikte dava açılabilir. Bu tür dava arkadaşlığında, dava arkadaşları birlikte hareket etmek zorundadır. Ancak, duruşmaya gelmiş olan dava arkadaşlarının yapmış oldukları usul işlemleri, usulüne uygun olarak davet edildiği hâlde duruşmaya gelmemiş olan dava arkadaşları bakımından da hüküm ifade eder.”

7. 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesi şöyledir. “(1) Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir. (4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.”

8. 6100 sayılı Kanun'un “İlk İtirazlar - Konusu” başlıklı 116 ncı maddesi şöyledir. “- (1) İlk itirazlar aşağıdakilerden ibarettir: a) Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı. b) Uyuşmazlığın tahkim yoluyla çözümlenmesi gerektiği itirazı.”

9. 6100 sayılı Kanun'un “İleri sürülmesi ve incelenmesi” başlıklı 117 nci maddesinin birinci fıkrası şöyledir. “(1) İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez.”

10. 6100 sayılı Kanun'un “Cevap dilekçesini verme süresi” başlıklı 127 inci maddesi şöyledir. “Cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak, durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkânsız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve bir ayı geçmemek üzere ek bir süre verilebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir.”

C. Değerlendirme 1. İptal davaları ayni hakka değil kişisel hakka dayanan davalardan olduğundan davanın konusu taşınmaz bile olsa 6100 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin uygulanma imkânı yoktur. 2004 sayılı Kanun'un 282 nci maddesi gereğince davalı borçlu ile doğrudan veya dolaylı işlem yapan üçüncü kişiler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ve zorunlu dava arkadaşları usul işlemlerini birlikte yapmak zorunda olduklarından yetki itirazının davalılarca birlikte ileri sürülmesi gerekir. Yalnız bir davalı tarafından ileri sürülen yetki itirazı hukuki sonuç doğurmaz.

2. Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.

3. Somut olayda, davalı ...'a dava dilekçesinin 30.05.2024 tarihinde tebliğ edildiği , davalı taraflarca cevap dilekçesi vermesi için gereken yasal süre geçtikten sonra 28.06.2024 tarihli cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunduğu, bu haliyle davalının süresinde yetki itirazında bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın davanın ilk açıldığı yer olan İstanbul 8.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp, sonuçlandırılması gerekmektedir. III. KARAR Açıklanan sebeplerle; 6100 sayılı Kanun’un 21... nci maddeleri ile 5235 sayılı Kanun’un 36 ncı maddesinin üçüncü fıkrası gereğince İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/1116, K. 2026/10012, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-1116-e-2026-10012-k-a207a59804f9