Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/8489 E. 2026/2770 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8489
- Karar No
- 2026/2770
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2333 Esas, 2025/678 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/286 Esas, 2023/278 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsil istemine ilişkin asıl davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen tapu kaydındaki şerhin terkini davasının kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1058 parsel sayılı taşınmaza davalı idare tarafından kamulaştırma yapılmadan enerji nakil hattı geçirildiğini ileri sürerek irtifak bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.
2. Davacı vekili birleştirilen davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1058 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmaz üzerindeki enerji nakil hattının davalı idare tarafından kaldırıldığını ileri sürerek taşınmaz üzerine davalı tarafça tesis edilen irtifak hakkı şerhinin tapu sicilinden daha önceden kamulaştırma bedeli ödenmemesi nedeniyle iptal edilip bedelsiz olarak terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili asıl ve birleştirilen davada cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın konusuz kalması nedeni ile esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, birleştirilen tapu kaydındaki şerhin terkini davasının kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkil idarenin asıl ve birleştirilen davanın açılmasına sebebiyet verdiği subut bulmadığı hâlde, asıl ve birleştirilen dava yönünden müvekkil aleyhine vekâlet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, birleşen dosya kapsamına konu uyuşmazlık 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 22 nci maddesi uyarınca tarafların anlaşmasıyla vazgeçme ve devir değil, dava konusu taşınmazdan geçen enerji nakil hattının deplase edilmesi nedeniyle söz konusu irtifak hakkının bedeli karşılığı terkini, yani Borçlar Hukuku anlamında bir icap ve kabul ilişkisi temeline dayandığını, bu nedenle kesinleşmiş kamulaştırma nedeni ile ödenen tutarların hesaplanıp idareye iadesi yönünde usul ve esas işlemleri yapılmadan bedelsiz terkin yönünde hüküm tesis edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kanıt ve belgelere, mahkeme kararının dayandığı gerekçeler doğrultusunda hüküm kurularak davacı lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi ve yargılama giderlerinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine dair verilen kararda usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre birleştirilen davada davacılar vekilinin tüm, davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Dava konusu taşınmaz tek olup asıl ve birleştirilen dava tek bir hukuki nedene dayalı olarak açıldığından, davacı lehine tek vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken asıl ve birleştirilen davalar yönünden ayrı vekâlet ücreti takdir edilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7) ve (8) numaralı bentlerinin tümüyle hükümden çıkartılması, ayrı bir bent olarak "Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 9.200,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine" cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.