Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17425 E. 2026/8729 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17425
Karar No
2026/8729
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1701 Esas, 2025/3096 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci maddesine göre idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırması, mümkün olmadığı takdirde geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... (...) Mahallesi 2 71... parsel sayılı taşınmazın imar uygulaması nedeniyle kamulaştırıldığını, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/939 Esas, 1996/1193 Karar sayılı kararıyla da taşınmaz üzerinde bulunan muhdesat bedelinin müvekkillerine ödendiğini, muhdesatların mülkiyetinin davalı idareye geçtiğini ve muhdesatların yıktırıldığını, kamulaştırma amacına aykırı olarak taşınmazın özel şirkete kiraya verildiğini ileri sürerek uğranılan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini, ıslah dilekçesiyle de 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi uyarınca geri alım hakkının kullandırılması ile taşınmazın payları oranında adlarına tesciline, bu talebin uygun görülmemesi halinde 22 nci madde uyarınca geri alım hakkının kullandırılmaması nedeniyle uğranılan zararın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idari yargının görevli olduğunu, hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçtiğini, taşınmazın kamusal bir alan olmayıp, parselasyon planı ile idareleri adına tescil edilmiş olduğunu, zeminin kamulaştırılması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, parselasyonun akabinde de belediye taşınmazı üzerinde kalan muhtesatların kamulaştırıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 5 ve 1 yıllık sürelerin davada uygulanma imkanı bulunmadığını, 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi gereğince yapılan bir duyurunun bulunmadığını, taşınmazın idarece kiraya verildiğinin öğrenilmesi üzerine bu davanın açıldığını, Anayasa Mahkemesi kararlarına aykırı karar verildiğini, düzenleme ortaklık payı kesilen taşınmazın amacı dışında kullanıldığını, mülkiyet ihlali olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu, ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 71... parsel sayılı taşınmazın 30.01.1989 tarihinde tapuya tescil edilen 146 numaralı parselasyon planı sonucunda davalı ... adına tescil edilmiş olan taşınmaz olduğu, 146 nolu parselasyon planına dayanak dağıtım cetvelinin incelenmesinde, davacının evveliyat 3962 parsel sayılı taşınmaz paydaşı olduğu, 3962 parselin tamamının 7675 m² olarak düzenlemeye girdiği, %34,99 oranında düzenleme ortaklık payı kesilerek (2686 m²) kalan 4989m²nin yeni oluşan imar parsellerinden 2 71... parsele ve 2 70... parsele şuyulandığı, dolayısıyla davacının mülkiyet hakkında herhangi bir azalma olmadığı, imar uygulamasının yapıldığı tarihte yasal düzenleme ortaklık payı oranı olan %35'ten fazla düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmadığı, düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılan kısmın yasal düzenlemelere uygun kullanılıp kullanılmadığı hususunun dayanak imar uygulamasına karşı idari yargıda açılacak bir davanın konusunu oluşturabileceği, davacıların yapmış olduğu rızai bir terk olmadığı, 3194 sayılı İmar Kanun'un (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesine göre yapılan idari işlemle dava konusu taşınmazın oluştuğu ve davacının mülkiyetindeki 3962 parselden idari işlemle düzenleme ortaklık payı kesintisi yapıldığı, dava konusu taşınmazda davacının iddia edebileceği bir mülkiyet hakkı bulunmadığı, davacı vekilinin talebinin kamulaştırmasız el atma olarak değerlendirilemeyeceği, dayanak işlemin kamulaştırma olmaması nedeniyle 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesi kapsamında kalmadığının belirlendiği, 2 71... parsel üzerinde kalan ve imar uygulaması öncesinde evveliyat 3962 parsel zeminine isabet eden yapıların bedelinin de ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/939 Esas, 1996/1193 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile davacı ve paydaşlarına ödendiği anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesini tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak kamulaştırma amacı dışında kullanılan taşınmazın geri alım hakkını kullandırılmaması nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın bulunduğu alanda 3194 sayılı Kanun'un 18 nci maddesine göre imar uygulaması yapıldığı ve taşınmaz zemininin 30.01.1989 tarihinde davalı idare adına imar uygulaması nedeniyle tescil edildiği sonrasında muhdesatların kamulaştırılmasının talep edilmesi üzerine, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.12.1996 tarihli ve 1995/939 Esas, 1996/1193 Karar sayılı kararı ile muhdesat bedellerinin taşınmaz maliklerine ödenmesine karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine davalı idare tarafından muhdesatların yıkıldığı ve işbu dosyamızda davacı vekilinin taleplerinin ise 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesine dayalı olduğu anlaşılmış olup, taşınmaz zeminin imar uygulaması neticesi davalı idare adına tescil edilmiş olduğu, zemine yönelik bir kamulaştırma işleminin bulunmaması nedeniyle anılan madde gereğince talepte bulunulamayacağından davanın reddine karar verilmesi yerindedir.

3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17425, K. 2026/8729, T. 11.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17425-e-2026-8729-k-938dcd9bb500