Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15157 E. 2026/9502 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15157
Karar No
2026/9502
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/635 Esas, 2025/1614 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 22 nci ve 23 üncü maddelerine göre idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisleri adına kayıtlı taşınmazın ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 77 75... parsel davalı ... (...) tarafından kamulaştırıldığını, kamulaştırma bedelinin murislere ödendiğini, daha sonra kamulaştırılan parsel üzerinde tevhid ve ifraz işlemleri yapıldığını, son olarak ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 77 75... ve 31 parseller olarak tapuya kaydının yapıldığını, anılan taşınmazların kamulaştırma amacına uygun kullanılmadığını, hiçbir tesis yapılmaksızın önce Maliye Hazinesine, sonra Milli Savunma Bakanlığına tahsis edildiğini, tekrar Maliye Hazinesine devredikten sonra davalı ... Başkanlığına (...) devrinin sağlandığını, bu davalı tarafından taşınmazın 08.06.2017 tarihinde dava dışı firmaya 91.500.000,00 TL bedelle satıldığını, idarenin taşınmazın satışı nedeniyle gelir elde ettiğini, ancak müvekkillerinin bu artı değerden mahrum bırakıldığını ileri sürerek şimdilik 25.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, dava konusu taşınmazların usulüne uygun şekilde kamulaştırıldığını, daha sonra dava dışı idareye tahsisinin sağlandığını, müvekkili tarafından taşınmazın satışının yapılmadığını, yalnızda bedeli karşılığında başka bir kamu kurumuna devredildiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

2. Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın müvekkiline kamulaştırma işlemiyle değil satış işlemiyle devredildiğini, bu yönüyle husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, hak düşürücü sürenin dolmuş olduğunu, taşınmazın iadesi veya tazminat talebinin hukuka uygun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın kamulaştırma amacına uygun olarak hiç kullanılmadığını, ... Apartmanının yıllarca boş kaldığını, atıl bırakıldığını, mal sahiplerine bildirimde bulunulmadığını, ... Genel Müdürlüğü adına tescil edildikten sonra Milli Savunma Bakanlığını ve devredildiğini, sonrasında ise üçüncü şahsa satılmış olduğunu, bu durumda 5 yıllık sürenin başlamış sayılamayacağını ve eldeki davada uygulanamayacağının açık olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 77 75... parsel sayılı taşınmazın ... Genel Müdürlüğü tarafından kamulaştırıldığı, davacıların rızai ferağ ile taşınmazı 24.08.1977 tarihli ve ... yevmiye numaralı işlemle davalı idareye bedeli karşılığında devrettikleri, davalı idarenin dava konusu taşınmazın çevresindeki taşınmazları da satın alma yolu ile edindikten sonra, tevhit ederek 77 75... parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, 1985 yılında inşaat ruhsatı alındığı, 1988 yılında bir kısım binaların yapıldığı ve hizmete başladığı, bir kısım binaların ise inşaatına devam edildiği, Milli Savunma Bakanlığı Orduevi ihtiyacını karşılamak üzere dava konusu taşınmazı devralmak istediği, bunun üzerine taşınmazın Milli Savunma Bakanlığına tahsis edilmek üzere bedeli karşılığında 01.10.2002 tarihinde Hazineye devredildiği, devirden sonra bir süre taşınmazın Milli Savunma Bakanlığının kullanımında kaldığı, sonrasında Milli Savunma Bakanlığının ihtiyacı kalmadığından ...’ye bedeli karşılığında iade teklif edildiği, ancak davalı idare teklif edilen bedeli yüksek bulunduğundan, iadenin gerçekleşmediği, 05.01.2015 tarihinde ise son olarak 30 parsel olan taşınmazın Maliye Hazinesi tarafından ... Başkanlığına devredildiği ve 08.06.2017 tarihinde ... Gayrimenkul A.Ş.'ye satıldığının anlaşıldığı, 2942 sayılı Kanun'un “Vazgeçme, İade ve Devir” kenar başlığını taşıyan ve 13.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanun ile değiştirilen 22 nci maddesinde “Kamulaştırmanın kesinleşmesinden sonra, taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması halinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur. Bu duyurma üzerine mal sahibi veya mirasçıları kamulaştırma bedelini aldıkları günden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte üç ay içinde ödeyerek taşınmaz malı geri alabilir. İade işleminin kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra bir yıl içinde gerçekleşmesi halinde kamulaştırma bedelinin faizi alınmaz. Bu madde hükümlerine göre taşınmaz malı geri almayı kabul etmeyen mal sahibi veya mirasçılarının 23 üncü maddeye göre geri alma hakları da düşer. Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması halinde uygulanmaz.” hükmü yer almakta olup söz konusu maddede kamulaştırılan taşınmaza ihtiyacı kalmayan idarenin, kamulaştırmadan sonraki davranışları düzenlenmiş olup, taşınmazın kamulaştırılmasına karar verildiği ve kamulaştırma bedelinin payları oranında malike ödendiği konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmadığını, taşınmazın 1988-1998 yılları arasında ... tesisleri de yapılmak suretiyle kullanıldığı, davacılardan kamulaştırılan ... Apartmanının lojman olarak kullanıldığı, her ne kadar Anayasa Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2014/177 Esas, 2015/49 Karar sayılı ve 11.06.2015 tarihinde yayınlanan kararı ile 6552 sayılı Kanun'un 101 inci maddesi ile eklenen Geçici 9 uncu maddesinde yer alan 22 nci maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkra hükümlerinin iptal edildiği, böylece 11.09.2014 tarihinden önce açılan ve halen kesinleşmeyen davada 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ile getirilen 5 yıllık süre şartının uygulanma imkanı kalmamış ise de istinafa konu dava 31.05.2019 tarihinde açılmış olduğundan ve aynı yer ile ilgili başka hissedarların açtığı ve Daireden geçen dosyaların, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 21.09.2021 tarihli ve 2020/10845 Esas, 2021/10018 Karar sayılı ve 14.06.2022 tarihli ve 2021/14822 Esas, 2022/10869 Karar sayılı kararları ile onandığı görüldüğünden, 2942 sayılı Kanun'un 22 inci maddesinin üçüncü fıkrası dava tarihi itibarıyla yürürlükte olup davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesinden verilen kararda isabetsizlik görülmediğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacılar ile davalı idareler arasında 2942 sayılı Kanun'un 22 nci ve 23 üncü maddelerine göre, idarenin davacıya geri alım hakkını kullandırmaması nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. 2942 sayılı Kanun'un 22 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 23 üncü maddesinin üçüncü fıkrası dava tarihi (31.05.2019) itibarıyla yürürlükte olduğunda ve 1 ve 5 yıllık hak düşürücü süreler geçirilmiş olduğundan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15157, K. 2026/9502, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15157-e-2026-9502-k-9253f2adbdf8