Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15186 E. 2026/9501 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15186
Karar No
2026/9501
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4293 Esas, 2025/2907 Karar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedeli ile ecrimisilin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalı ... ve ... aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... aleyhine açılan kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının kabulüne, davalı ... aleyhine açılan ecrimisil davasının kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar, davalı Hazine ve davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı Hazine vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 86 56... parsel sayılı imar planında 20 yılı aşkın süredir "resmî tesis alanı" olarak ayrıldığını, taşınmazın bir kısmına da yol ve kaldırım yapılarak kamu tarafından kullandırılmak suretiyle taşınmaza aynı zamanda fiilen de kamulaştırmasız olarak el konulduğunu ileri sürerek kamulaştırmasız el atmaya dayalı taşınmaz bedeli ile ecrimisilin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu parsel için resmî tesis alanı kullanım kararı getirildiğini, resmi tesise ilişkin bina yapımının belediyelerinin görev ve yetkisinde olduğuna ilişkin mevzuatta herhangi bir düzenleme yer almadığını, mekansal planlar yapım yönetmeliği uyarınca sosyal altyapı alanları arasında gösterilen resmî tesis alanları kamu kurum ve kuruluşlarının kullanımı amacıyla ayrıldığını, ... idarenin kanunlarla yapmak yükümlülüğünde bulunduğu kamu hizmetlerinin veya teşebbüslerinin yürütülmesi için gerekli olan binaların yapımı sorumluluğunun yine merkezi idarede bulunduğunu söz konusu parsel bakımından belediyelerinin kamulaştırma görev ve yetkisi bulunmadığını, davanın idareleri yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini, dava konusu parselde yer alan taşınmaz ve çevresinin yapılaşmasını tamamladığının sabit olduğunu ileri sürerek izah olunan sebeplerle davanın idareleri yönünden husumet yokluğundan reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini idareyi vekâletten talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili kurum ile yaptıkları yazışma sonucunda dava konusu taşınmazın mülkiyetinin Hazineye ait olmadığının tespit edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını ileri sürerek açıklanan ve resen gözetileçek nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... Büyükşehir Belediye Meclisinin 16.07.2010 tarihli ve 01.916 sayılı kararı ile onaylanan 1/5000 ölçekli ... Planında Yönetim Merkezleri olarak belirlendiği, imar planında resmî tesis alanı olarak belirlenen taşınmazın hangi kurumun tasarrufuna ayrılmış olduğu belirtilmediğinden belediyelerince taşınmaza fiilen ya da hukuken el atılmadığını, bu sebeple davanın belediyeleri açısından husumet yönünden ret edilmesini talep ettiklerini, dava konusu parselin 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesi ve uygulama yönetmeliğine göre hazırlanan ve ilgili Tapu Sicil Müdürlüğünce 24.06.1997 tarihli ve 2782 yevmiye nosu ile tescil edilen ... nolu İmar Planı uygulaması sonucu oluşmuş bir imar parseli olduğunu, ... nolu İmar Planı uygulamasına ait tapu kayıtları ve dağıtım cetveli incelendiğinde bu uygulama kapsamındaki belediye parsellerinin tamamen zayiata verildiğini, uygulama tarihinde şahıslara ait olan 14 62... 7 parseller ve 28 74... ,8 parsellerden de %35 oranında düzenleme ortaklık payı kesildiğinin anlaşıldığını ileri sürerek davacıların davasının reddi ile yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalılar ... ve ... aleyhine açılan kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasının pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... aleyhine açılan kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının kabulüne, davalı ... aleyhine açılan ecrimisil davasının kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar, davalılar Hazine ile ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın çok daha değerli olduğunu, rayiç değerini karşılamadığını, emsalin uygun olmadığını, eski tarihli satış olduğunu, ecrimisilin düşük belirlendiğini, maktu vekâlet ücreti taktir edilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen ecrimisilin yüksek olduğunu, idareleri lehine hükmedilen vekâlet ücretinin eksik belirlendiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

3.Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazdan idarelerinin sorumlu olmadığını, bedelin yüksek hesaplandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında resmî tesis alanı olduğu anlaşıldığından arsa niteliğinde kabul edilmesinin doğru olduğu, mahallinde yapılan keşif sonucunda taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 339,38 m² kısmına ... Sokak olarak el atılmış olduğu, el atmanın Haziran 2024 döneminde asfalt kaplamanın sökülmesi suretiyle son verildiği belirlendiği, dava konusu taşınmazın ilk olarak 03.06.1983 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında resmî tesis alanı olarak ayrıldığı belirlendiğinden, dava konusu taşınmazın 1983 yılından beri devam eden kısıtlılık durumunun sorumlu idarece makul süre içinde giderilmediği dikkate alınarak taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığının kabulü yerinde olduğu gibi kamulaştırmadan sorumlu idarenin ... olduğu sonucuna varıldığı, taşınmazın fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısmına, 2024 yılı Haziran ayına kadar devam eden fiili el atmanın davalı ... Başkanlığının sorumluluğunda bulunan sokak olarak gerçekleşmesi nedeniyle ecrimisilden ... Belediye Başkanlığının sorumlu tutulmasının da uygun olduğu, ne var ki el atma imar planındaki özgülenme durumuna uygun yapılmadığından, yargılama sırasında asfaltın sökülmesi suretiyle el atmanın sona erdiği ve kalıcı nitelikte olmadığı dikkate alındığında (A) harfi ile gösterilen kısma ilişkin tazminattan ... Belediye Başkanlığının sorumlu tutulamamasının da uygun olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru olduğu gibi dava konusu taşınmazın 2023 yılı emlak vergisine esas metrekare rayiç değerinin 9.206,00 TL/m² emsalin ise 6432,00 TL/m² olduğu anlaşıldığından yapılan kıyaslamanın da yerinde olduğu sonucuna varıldığı, dava konusu taşınmazın tapu kaydında mevcut ... 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/1520 Esas sayılı dosyasına ilişkin ihtiyati tedbir kararının yapılan inceleme sonucunda halen derdest olan ortaklığın giderilmesine dair dava nedeniyle konulduğu anlaşıldığından mülkiyet ihtilafı olmadığı belirlendiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrasının yorumu sonucunda 2024/998 Esas, 2024/6381 Karar sayılı kararında açıkladığı yerleşik uygulaması nedeniyle, hukuk birliği ilkesi gözetilerek, davacı taraf lehine maktu vekâlet ücreti taktir edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gibi davalı ... yönünden dava değeri dikkate alınarak hükmedilen vekâlet ücretinin de doğru olduğu anlaşıldığından davacılar, davalılar Hazine ile ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı Hazine vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvuru dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsili talebidir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihaî kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve davalı Hazine vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15186, K. 2026/9501, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15186-e-2026-9501-k-7fd465f31c3c