Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/793 E. 2026/1724 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/793
Karar No
2026/1724
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/15 E., 2025/345 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/168 E., 2024/259 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının mülkiyetinde bulunan 487 parsel sayılı taşınmaz ile paydaşı olduğu 252 parsel sayılı taşınmazın batısında umumi sulama arkı bulunduğunu, davalının sözü edilen sulama arkına tecavüz ederek maliki olduğu 251 parsel sayılı taşınmaza kattığını ayrıca davacıya ait taşınmazların batısındaki bir kısım bölüme de sınırı bozmak suretiyle el attığını, sulama arkına ve sınıra tecavüz nedeniyle davacının maddi zararının oluştuğunu iddia ederek davalının 4 87... parsel sayılı taşınmazlara ve sulama arkına el atmasının önlenmesine ve eski hâle getirilmesine, davacının geriye dönük tazminat (kazanç kaybı) ve ecrimisil bedelinin davalıdan tazminine karar verilmesini talep etmiş, 12.08.2022 tarihli dilekçesiyle ecrimisil istemini şimdilik 100,00 TL olduğunu belirtmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının dava konusu taşınmazlara müdahalesinin bulunmadığını, ecrimisilin şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "...mahallinde keşif icra edildiği, 09.08.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda davalının davacı taşınmazına herhangi bir tecavüzüne rastlanılmadığı, sulama arkının; rapor eki EK=2 krokide kırmızı renge boyalı (A) harfi gösterilen 229. 43... yüzölçümlü kısmı ile sarı renge boyalı (B) harfi ile gösterilen 46. 06... yüzölçümlü kısmının bozularak davalı adına tescilli ... Köyü 251 nolu parsele katılmak ve tarla haline getirmek sureti ile arka toplam 275. 49... tecavüzde bulunulmuş olduğu ancak bu yerin; taraflar adına tescilli olmayıp kesinleşmiş kadastro paftasında ... yatağı olduğunun belirtildiği, 08.05.2024 tarihli gayrimenkul değerleme uzmanı ve ziraat bilirkişisinden alınan ek raporda; dava konusu 487 parsel sayılı sulu tarla vasfındaki taşınmazın dava tarihinden itibaren geriye doğru 5 yıllık ecrimisil tutarı 1.014.373,16 TL olduğunun belirtildiği, davacı vekili 14.06.2024 tarihli belirli hale getirme dilekçesi ile her ne kadar davayı 100,00 TL olarak belirli hale getirdiğini belirtmiş ise de; dava dilekçesinde dava değerinin harç için 2.000,00TL olarak belirtilmiş olduğunun görüldüğü, alınan bilirkişi raporunda davacının parsellerine davalı parselin herhangi bir müdahalesi bulunmadığından el atmanın önlenmesi davasının reddine karar vermek gerektiği, her ne kadar davacı su arkına davalının el atması sebebiyle taşınmazında sulu tarım yapılamaması sebebiyle ecrimisil talep etmişse de; tanık beyanlarından uzun yıllardan beri arkta su bulunmadığına, arkın kullanılmaz durumda olduğuna mahkemece kanaat getirildiği, ecrimisil talebinin de şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle davacının tüm taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "...yapılan keşifte alınan bilirkişi raporlarına göre davacıya ait taşınmazlara davalının müdahalesi olmadığı gibi haksız işgali nedeniyle ecrimisil tutarından da sorumlu olmasını gerektirir somut deliller bulunmadığı, yine davalının 251 parsel ile 252 parsel arasındaki su arkına olan müdahalesi 275,49m² olup vasfının ... yatağı olduğu kural olarak ... yatağı vasfındaki arazinin özel mülkiyete tabi olmaması nedeniyle davacının ... yatağı vasfındaki su arkı için dava açma ehliyeti bulunmadığı ve davalının su arkına müdahalesinden ötürü davacının taşınmazlarında zarar oluştuğu iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının köy halkından olan tanıklarının aksi yöndeki beyanlarına rağmen uzun yıllardan bu yana arkta su bulunmadığına, arkın kullanılmaz olduğuna kanaat getirilerek su arkına el atmanın önlenmesi isteminin reddine karar verildiğini, Mahkeme kararında dosyada mevcut deliller ile çelişkiye düşüldüğünü, temyize konu kararda kadastro paftasında su arkı olmasına rağmen ... yatağı vasfındaki yere davacının dava açma ehliyetinin olmadığı yönündeki gerekçenin isabetsiz olduğunu, davalının su arkını tahrip edip 251 parsel sayılı taşınmaza katmamış olması durumunda davacının 252 parsel sayılı taşınmazını motopomp ile yakıt sarf ederek sulamak yerine eskiden olduğu gibi umumi sulama arkından masrafsız yararlanarak sulama imkanının elinden alındığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı el atmanın önlenmesi, eski hâle getirme, ecrimisil ve tazminat istemine ilişkindir. 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2026/793, K. 2026/1724, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2026-793-e-2026-1724-k-506e108017e2