Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/1003 E. 2026/1723 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1003
- Karar No
- 2026/1723
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2059 E., 2025/1607 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/238 E., 2024/86 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu 1672 parsel sayılı taşınmazda davalı tarafından 03.02.2014 tarihli düzenlenme şeklinde vekâletname ile adına kayıtlı olan hisseden 2.000 metrekarelik kısmını davacı müvekkiline satışını gerçekleştirmeye yönelik olarak dava dışı ...'u yetkili kıldığını, verilen bu yetkiye dayalı olarak bugüne kadar tapu devri gerçekleşmediğini iddia ederek davalı adına tapuya kayıtlı taşınmazın 2.000 metrekarelik kısmının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konu vekâletnamede aynı yetkinin davacıya da verildiğini, davada hukuki yarar bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; "..... Noterliğince düzenlenen 03.02.2014 tarihli 2087 Yevmiye numaralı vekâletname ile davacı ... ve dava dışı ...'un davalı tarafından davalının mülkiyetinde bulunan 1672 parsel sayılı taşınmazdaki hissesinden 2.000 metrekarelik kısmını toptan veya parça parça satmak, taşınmazla ilgili olarak gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi yapmak ve sair hususlarda vekil tayin edildiği, davacı ile davalı arasında taşınmazın satışı hususunda gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi veya buna benzer herhangi bir sözleşme bulunmadığı veya böyle bir sözleşme bulunmakta ise de buna ilişkin davacı tarafın herhangi bir beyanının bulunmadığı, davalı tarafından kendisine ait taşınmazı satması veya başka bir şekilde devretmesi için dava dışı kişilere verdiği vekâletin davacı ile ilgisinin bulunmadığı, davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; 1. Müvekkilinin davayı açmakta güncel, kişisel ve meşru menfaatini bulunduğunu, 2. Vekâletnamenin sadece bir temsil belgesi olmadığı, taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin kanıtı olduğunu, 3. Davalının, dava konusu vekaletname ile dava konusu taşınmazda 2000 metrekarelik kısmın satışı hususunda bizzat davacıyı vekil tayin ettiğini, bu işlemin taraflar arasında satım akdinin varlığına karine oluşturduğunu, karineye rağmen deliller toplanmadan karar verilmesinin doğru olmadığını, 4. Eksik incelemeye dayalı karar verildiğini, bu durumun hem usul hukukuna hem de adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu, 5. Mahkemece, vekâletnamenin veriliş nedeninin ve taraflar arasında para alışverişinin araştırılmadığını ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava; tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.