Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/5493 E. 2026/430 K. – Kamulaştırmasız
Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5493
- Karar No
- 2026/430
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsil
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/47 Esas, 2025/754 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/215 Esas, 2023/560 Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsil davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davacı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, diğer davacılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince, miktar veya değeri her paydaş için 544.000,00 TL'yi geçmeyen davalara ilişkin olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararları kesin olup bu kararlar aleyhine temyiz yoluna başvurulamaz. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Davacı ... dışındaki davacılar yönünden hüküm altına alınan ve temyize konu edilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.
Bu nedenle ... dışındaki davacılar yönünden davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davacı ... yönünden gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin .................Mahallesinde 426 42... parsel sayılı taşınmazda hissedar olduklarını, dava konusu taşınmaza davalı idare tarafından el atılarak okul alanı olarak ayrıldığını, malikinin tasarruf imkânının kalmadığını beyanla belirlenecek kamulaştırmasız el atma tazminatı bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı idareden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davanın yerinde olmadığını, müvekkili kurumun herhangi bir sorumluluğunun ve hukuka aykırılığının bulunmadığını, taşınmaza kamulaştırmasız el atma unsurları gerçekleşmediğinden haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmaz bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bedeline hükmedilen taşınmazın tapusunun iptali ve Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza fiilen el atılmadığını, uzlaşma gerektiğini, emsalin uygun olmadığını, raporun hatalı, bedelin yüksek olduğunu, vekâlet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğini, davacı ...’nun hissedar olmadığı tespit edilmiş olup, bu davacı yönünden davanın reddi ile idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ..., ...............Mahallesi 426 42... parsel sayılı taşınmazın 2003 onay tarihli 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "orta dereceli okul alanı" olarak ayrıldığı, taşınmaz üzerinde plandaki amacına uygun davalı idare tarafından yapılan herhangi bir yapının bulunmadığı ve fiili el atmanın mevcut olmadığı anlaşılmış ise de uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece, pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü ile arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılıp, dava konusu taşınmaz ile emsalin vergi rayiç değerleri de kıyaslanmak suretiyle dava tarihi itibarıyla değerinin tespit edilerek davalı idareden tahsiline dair kararda, taşınmazın paydaşları tarafından açılan davalarda Ocak 2023 değerlendirme tarihi itibarıyla irtifak değer düşüklüğü oranı uygulanmış haliyle 7.253 TL/m² birim bedelin Dairelerinin 2024/232 Esas sayılı kararı ile, Aralık 2020 değerlendirme tarihi itibarıyla tespit edilen 2.000 TL/m² birim bedelin Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin 2024/1475 Esas sayılı kararı ile kesinleştiği de dikkate alındığında belirlenen bedelde yöntem olarak bir isabetsizlik görülmediği; ancak davacılardan ...’nun malik olmadığı tespit edilerek bu davacı yönünden bir bedel hesabı yapılmadığı dikkate alınarak husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu hususta bir karar verilmemiş olması ve taşınmazın tapu kaydında bulunan eski irtifak nedeniyle değer kaybı düşülmesi gerektiğinden, ayrıca 08.01.2024 tarihli ve 32433 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/101 Esas, 2023/207 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasının "kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davaları yönünden" iptal edildiği dikkate alınarak yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin idareden tahsili istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanunu’nun 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve 2003 onaylı 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Panında "Orta Dereceli Okul" alanında kalan taşınmazın bedelinin 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1 ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümlesi uyarınca davalı ... Bakanlığının tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre davalı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
4. Dava konusu taşınmaza fiilen el atılmamış olduğu gözetildiğinde, 2942 sayılı Kanun'un Ek Madde 1 inci madde uyarınca bedele hükmedildiğinden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4 ün üçüncü fıkrası ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı İdare Vekilinin Davacı ... dışındaki davacılara İlişkin Temyizi Yönünden; Davalı idare vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,
B. Davalı İdare Vekilinin Davacı ...’a İlişkin Temyizi Yönünden; 1.Davalı idare vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
2.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının, (7) numaralı bendin çıkarılarak yerine " karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 305.264,00 TL nisbi vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak...............dışındaki davacılara, 30.000,00 TL maktu vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacı ...'a verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.