Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/238 E. 2026/1072 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/238
- Karar No
- 2026/1072
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/238 Esas 2026/1072 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/238 KARAR NO : 2026/1072
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2024 NUMARASI : 2024/14 Esas 2024/885 Karar
DAVA : Tazminat ( Kasko Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/01/2024 KARAR TARİHİ : 17/07/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/07/2026
Taraflar arasındaki sigorta istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...İnş. San. ve Tic. A.Ş.nin maliki olup, davalı ... A.Ş'ne de kaza tarihini kapsayan ... numaralı poliçe ile sigortalı ... plakalı ... Kamyonun 08/07/2023 günü maddi hasarlı trafik kazasına maruz kaldığını , Trafik Kazası Tespit tutanağından da anlaşılacağı üzere alkolsüz ve yeterli mesleki belgesine sahip ...'ın Isparta Darıderesi-2 Göleti'nin bulunduğu şantiye sahasında hafriyat boşalttığı sırada kamyonun arka kısmının havaya kalkarak devrilme tehlikesi geçirmiş olduğunu ve aracın ön tekerleri yere değmemek suretiyle toprak zeminde asılı kalmasıyla aracın hasar almış olduğunu, davacının kazadan sonra durumu davalı sigortalı şirketine ihbar ettiğini, müvekkili şirketin tüm başvurularının sonuçsuz kalmış olduğunu, davacıya ait aracın uzun süre kullanılmadan kaza mahallinde kalmış olduğu ve davacının daha fazla mağdur olmamak için 20/11/2023 tarihinde çekici marifeti ile sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu servise aracı getirterek rapor düzenletmiş olduğunu (Yetkili serviste Hasar onarım bedeli, orijinal parça değişimi, işçilik ücreti vb. Yapılmıştır) açılan hasar dosyasında müvekkilin uğradığı maddi hasarın 20/11/2023 tarihi itibari ile 848.890,94 TL olarak tespit edildiğini belirtilerek, fazlaya ilişkin tüm dava, talep ve hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik, 500.000 TL kısmi maddi tazminat taleplerinin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 08/07/2023 tarihinde, şantiye sahasında çalışmaların yürütüldüğü esnada meydana gelen tek taraflı kaza neticesinde sigortalı aracın maddi hasara uğramış olduğunu, kasko sigortası genel şartları A.5. madde hükmü ile poliçe teminatı dışında kalan zarar durumları izah edilmiş olup araç ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararların poliçe teminatı dışında bırakılmış olunduğunu, müvekkili sigorta şirketi ... A.Ş. tarafından sistemleri üzerinde yapılan incelemeler ve 03/08/2023 tarihli bilirkişi raporu ile söz konusu hasarın meydana gelmesinde nakli yapılan yük tonajı ve araç toplam ağırlığı hususunda yasal limitlerin ve araç kapasitelerinin çok üzerinde aşım yapılarak vaki hasarın meydana gelmesinde kullanıcının kusur ve ihmalinin olacağı sonuç ve kanaatine varıldığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacıya ait kamyon davalı sigorta şirketine genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olup, davalı Kasko Sigorta şirketinin meydana gelen zarardan kasko poliçe teminat limiti ile sorumlu olduğu, bilirkişi raporu ile dava konusu araçta 822.000,00 TL hasar oluştuğu tespit edilmiş olup, kasko poliçesinde teminatın rayiç değer olarak belirlendiği, yine dosya içinde bulunan kasko ekspertiz raporlarında aracın değerinin 1.772.913,00 TL olarak belirlendiği, bilirkişi raporu ile belirlenen değerin kasko teminat limitini aşmadığı, yine zararın istiap haddinin aşılmasından kaynaklı olduğunun ispat edilemediği, davalı kasko sigorta şirketinin bilirkişi raporu ile belirlenen hasar miktarından kasko poliçesi gereği sorumlu olduğu anlaşıldığından, davanın kabulü ile 822.000,00 TL'nin temerrüt tarihi sayılan 06/10/2023 (talebin sigorta şirketince reddedildiği tarih) tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu, bilirkişice teminat dışı olduğuna ilişkin savunmalarının dosyaya somut anlamda bir delil de sunulmadığı iddiası ile değerlendirmeye alınmadığını, davacının maliki bulunduğu aracın zorunlu trafik sigorta poliçesi kapsamında teminat limitleri tüketilmeden kasko poliçesi nezdinde müvekkili şirkete başvuruda bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının talep etmiş olduğu avans faizinin reddi gerektiğini, ancak ve ancak temerrüt tarihinde itibaren yasal faize hükmedilebileceğini, sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından temerrüt gerçekleşmediğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla, söz konusu aracın anlaşmalı yetkili serviste onarımı yapılmış olup poliçede mevcut %25 muafiyet de uygulanmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Dosya kapsamında yer alan Kasko Sigorta poliçesi incelendiğinde; davacıya ait ... plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 17/08/2022-17/08/2023 tarihleri arasında davalı sigorta şirketi tarafından Kasko Sigorta Poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı, sigorta şirketince sigortalıya hasar tazminatı ödenmeyeceği hususunun 06/10/2023 tarihli yazı ile davacıya bildirildiği Mahkemeye sunulan hasar dosyası ile sabittir. Dava konusu kazaya ilişkin Jandarma Komutanlığınca 08/07/2023 tarihli olay yeri görgü tespit tutanağı incelendiğinde; "08.07.2023 günü Saat 14:00 sıralarında Isparta Merkez- Darıderisi köyü 2 gölettinse ...Sanayi Ticaret Anonim Şirketine ait ... plakalı beyaz renkli ... markalı kamyonun, şantiyede hafriyat boşaltma esnasında kamyonun arka kısmının yumuşak toprağa batması sonucu, aracın ön kabin kısmı havaya kalkmış, araç şoförü aracın devrileceğini düşünerek araçtan atladığını beyan etmiştir, araçta maddi hasar oluştuğu tespit edilmiştir. Herhangi bir şikayetinin olmadığı. İlgili tutanak sürücü beyanı ve araç olay yeri incelemesine göre tanzim edilmiştir. İş bu tutanak tarafımızca müştereken imza altına alınmıştır. " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan makine mühendisi ...'in bilirkişi raporunda özetle; dava konusu kazanın, yeterli sürücü belgesine sahip alkolsüz sürücü ... tarafından olay yeri hafriyat sahasına ... plakalı Damperli Kamyonla hafriyat boşaltma işlemi yapıldığı esnada, aracının sol tarafındaki zeminin yumuşaklığının aracının arka tekerlerinin sol tarafa doğru çökmesi sonucu aracın dengesinin bozulması ile kaza meydana gelmiş olmakla, kazanın meydana gelmesinde sürücü kusurunun değil de öngörülemez zemin yumuşaklığının etken olduğu, dosya muhtevasına göre kazanın istiap haddinin aşılmasından kaynaklı meydana geldiğinin söylenemeyeceği, hal böyle olunca kusur hususunun esasen önem arz etmeyip, davacıya ait ... plakalı Kamyon davalı sigorta şirketine Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olmakla, rizikonum teminat içinde olacağı, davacıya ait araç hasar tutarının da kdv dahil 822.000,00 TL olacağı tespit edilmiştir.
Davacı yan kasko sigortalı aracın yumuşak zeminde aracın arka tekerlerinin sol tarafa doğru çökmesi sonucu kamyonun arka kısmının yumuşak toprağa batması ile aracın ön kısmının havaya kalkması neticesinde aracın hasara uğradığını, hasardan davalı sigorta şirketinin sorumlu bulunduğunu iddia etmiş, davalı yan ise hasarın teminat kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracın 08/07/2023 günü saat 14.00 sıralarında, şantiyede harfiyat boşaltılması esnasında kamyonun arka kısmının yumuşak toprağa batması ile aracın ön kısmının havaya kalktığı, araç dengesinin bozulması neticesinde davacının aracının hasara uğradığı, hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kasko sigortalı araçta meydana gelen hasarın kasko poliçesi teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, teminat kapsamında ise sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı hususlarından kaynaklanmaktadır. Kasko Genel Şartlar A.5.8. maddesi “Aracın ruhsatında belirtilen taşıma haddinden fazla yük ve yolcu taşıması sırasında meydana gelen ve münhasıran aracın istiap haddinin aşılmasından kaynaklanan zararlar” teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, dava konusu kamyonda oluşan hasarın poliçe kapsamında olup olmadığı, poliçe kapsamında ise araçta oluşan hasar bedelinin ne olduğu, dava konusu aracın istiap haddini aşıp aşmadığı, davacı sürücünün kusuru bulunup bulunmadığı, istiap haddi aşılmış ise meydana gelen kaza ile istiap haddinin aşılması arasında uygun illiyet bağı olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır. Davalı sigorta tarafından, sigortalı araçta istiap haddinin aşıldığının ve kazanın bu nedenle meydana gelerek poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığının ileri sürülerek sigortalı kamyon maliki olan davacı yana kasko tazminatı ödenmesi talebinin reddi ile ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda, sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki aracın olay yerinde hafriyat dökmek için damperi kaldırdığı esnada aracının sol tarafındaki zeminin/döküm sahasının sağ tarafa göre yumuşak zeminli olmasından dolayı aracın sol tarafındaki tekerlerin batması/çökmesi ile kamyonun çaprazlama sağ ön taraftan havaya kalkması ve araç dengesinin bozulması sonrası olayın meydana geldiğinin yani kazanın meydana gelmesine, döküm sahasına dökülen ve iyi sıkıştırılmayan yumuşak zeminin etken olduğu denetime elverişli olarak belirlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 1421. maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409. maddesinde sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir.
Hal böyle olunca, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporu ile Jandarma tarafından tanzim edilen tutanakta zeminin yumuşak olduğu tespitine de yer verilmesi birlikte dikkate alındığında, olay günü, davacıya ait kamyonun hafriyat yükleme alanına gelip hafriyat boşaltma işlemi yapıldığı esnada aracın sol tarafındaki zeminin yumuşaklığının aracın arka tekerlerinin sol tarafa çökmesi sonucu aracın dengesinin bozulması ile dava konusu kazanın meydana gelmesinde zemin yumuşaklığının etken olduğu dosya muhtevasına göre kazanın istiap haddinin aşılmasından kaynaklı meydana geldiğinin söylenemeyeceğinin ortaya konulması, bu durumda istiap haddinin aşılması nedeniyle hasarın teminat dışında kaldığının davalı sigortacı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla, mahkemece hasarın teminat kapsamında olduğu değerlendirilerek hüküm tesisi usul ve yasaya uygun bulunmuş olup, davalı yanın bu yöndeki istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. Diğer yandan, davacı yan, dava dilekçesinde hüküm altına alınan alacağa avans faiz işletilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bu durumda mahkemece hüküm altına alınan tazminata ticari faiz niteliğindeki avans faizi işletilmesi gerekmiş olup, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazının da reddine karar vermek gerekmiştir. (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2013 tarih, 2013/10862 Esas 2013/13042 Karar). Yine davacı yan her ne kadar davalının temerrüte düşürülmediğini iddia etmiş ise de, davacı yanca 06/10/2023 tarihinde hasarın karşılanmayacağına yönelik iradesini ortaya koymakla bu tarih itibariyle temerrüte düştüğü dikkate alınarak, mahkemece bu tarih baza alınarak faiz başlangıç tarihinin belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan davalı sigorta şirkete davacının ZMMS sigorta poliçe limitlerini tüketmeden davalıya başvurulamayacağı ileri sürülmüş ise de, ZMMS üçüncü kişi lehine sigorta olup, davacı kendi araç hasarını kasko poliçesi kapsamında talep ettiği gözetildiğinde buna ilişkin istinaf istemi de red edilmiştir. Davalı yanın poliçede mevcut %25 muafiyetin uygulanmaması yönelik istinaf itirazı irdelendiğinde; Taraflar arasında tanzim edilen poliçenin muafiyetler başlığı altında " ... ile anlaşması olmayan marka yetkili servislerine gidilmesi durumunda hasar bedeli üzerinden %25 oranında kesinti uygulanır. Onarımın yapılacağı ilde ... anlaşmalı marka yetkili servisi bulunmaması durumunda kesinti uygulanmamaktadır." şeklinde düzenlemeye yer verilmiş olup, davacı yanca aracın anlaşmalı yetkili serviste hasarının giderildiği anlaşılmakla mahkemece belirlenen hasar bedeline muafiyet uygulanmaması usul ve yasaya uygun bulunmuştur. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 56.150,82 TL harçtan peşin alınan 19.683,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 36.467,72 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 17/07/2026
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-