Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5584 E. 2026/2702 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5584
Karar No
2026/2702
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1289 E., 2025/1371 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/307 E., 2023/215 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; tavuk çiftliği işleten müvekkili şirket yetkilisinin 19.04.2021 tarihinde güneş enerji sistemi öz kullanım kurulum faaliyeti kapsamında "smart meter" denilen bir tür akıllı sigorta cihazı bağlantısı yapılacağı için davalının 186 numaralı çağrı merkezini aradığını, çağrı merkezindeki görevlinin mührün kırılarak cihazın takılabileceğini ve şirket yetkililerince tekrar mühürleme işleminin yapılacağını söylemesi üzerine, güneş enerjisi sistemi montaj firması yetkililerince mührün kırılıp cihazın bağlandığını, bu işlemden 8 gün sonra 27.04.2021 tarihinde davalı şirket yetkililerinin hatalı bağlantı yapıldığını belirterek, elektrik saati sayacının eksik okuma yaptığı iddiasıyla takılan "smart meter" cihazı söktüğünü, cihazın bina içerisindeki panoya takılması gerektiğini, bunun davalı tarafça yapılacağının belirterek sayaç panosunun yeniden mühürlendiğini, akabinde sayaç inceleme ve mühürleme tutanağı ile kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı düzenlediklerini ileri sürerek; müvekkili şirketin davalı şirkete 125.179,59 TL borcu olmadığının tespitini, davalı aleyhine tazminata hükmedilmesini ve 1.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı şirket aleyhine ölçü devresine müdahale edilerek tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle elektrik enerjisi tüketildiğine ilişkin tutanak düzenlendiğini, kaçak tutanağına istinaden yapılan tahakkuk sonucunda 125.179,59 TL elektrik tüketim bedelinin hesaplandığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulüne, 27.04.2021 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağından kaynaklı fatura uyarınca 118.217,18 TL borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminat talebinin ispatlanamadığından, manevi tazminat talebinin yasal şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekilinin davanın menfi tespit talebi yönünden reddedilen kısmına yönelik istinaf başvurusunun kararın kesin olması nedeniyle usulden reddine, davacı vekilinin davanın reddedilen manevi tazminat talebine yönelik istinaf başvurusu ile davalı vekilinin davanın kabul edilen kısma yönelik istinaf başvurusunun bilirkişi raporu doğrultusunda esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun tek bir bilirkişi tarafından düzenlendiğini, itirazlarının değerlendirilmediğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin (Yönetmelik) 45. maddesinin uygulanması gerektiğini, "smart meter" isimli cihazın sigorta ile bir ilgisinin bulunmadığını, davacının sayacının 13.10.2020 tarihinde mühürlendiğini, mühürlenmiş bir sayaçta elektrik tüketimi olmayacağından tüketim kaydetmesinin beklenemeyeceğini, ancak davaya konu sayaçta elektrik tüketiminin devam ettiğini, sayaca müdahale sebebi ile de elektrik tüketimi sağlıklı şekilde sayaca yansımadığını, ölçü devresi by pass edilerek kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirilmiş iken, davacı tarafın müvekkil şirketin müşteri hizmetlerini aramasının kaçak elektrik tüketiminin başlattığı tarih olarak değerlendirilmesinin doğru olmadığını, davacı tarafça sadece 8 gün kaçak elektrik kullandığına ilişkin olarak kesin ve net tespit ortaya konulamadığını, sayaç mühürleme tutanağından kaçak tespit tutanağı tarihine kadar olan dönem için tüketim bedelinin hesaplanması gerektiğini, manevi tazminat yönünden harca, vekalet ücretine ve yargılama ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden düzenlenen elektrik faturasından dolayı borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacının kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespit tutanağına dayanılarak yapılan tahakkuktan dolayı borçlu olmadığının tespiti talebiyle açılan davada ispat yükünün davalı şirkete ait olmasına, Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm vermeye yeterli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5584, K. 2026/2702, T. 30.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5584-e-2026-2702-k-8554a0466d8d