Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/3239 E. 2026/294 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3239
Karar No
2026/294
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/273 Esas, 2024/1574 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/267 Esas, 2022/167 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun davacı ... ........yönünden temyiz yolu açık, diğer davacılar yönünden kesin olarak esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince davacı ... ........ yönünden temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilmiştir.

Davacı vekilince temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasının istenilmesi üzerine, işin duruşmaya tâbi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 13.01.2026 günü tayin edilerek taraflara tebligat gönderilmiştir.

Duruşma günü davacı vekili Avukat ... gelmiş, davalı idare vekili duruşmaya katılmamıştır.

Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verildi.

Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin mirasçısı oldukları ............'nin (.............) 1967 yılında yapılan ilk tesis tapulamasında kayıt maliki sıfatıyla hissedarı olduğu ........... ilçesi, 302, 501, 524, 1197, 1303, 1368, 1371, 11 97... ada 6( kök 409) parsel sayılı taşınmazlara usulüne uygun kamulaştırma yapılmaksızın davalı idare tarafından taşınmazların tamamına fiilen el atıldığını, miras bırakanın kamulaştırma tarihinde ölü olduğunu, kamulaştırmadan herhangi bir biçimde haberdar edilmeyen kök muris mirasçılarına herhangi bir bedel ödenmediğini, taşınmazlara davalı idarenin fiilen el atmış olduğunu ileri sürerek belirlenecek gerçek bedelin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, karar kesinleşme tarihinden itibaren ise kamu alacaklarına uygulanmakta olan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı, aktif husumet yokluğu ve esas yönünden reddi ile yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu 5 01... parsel sayılı taşınmazların müvekkili idare ile eski kayıt malikleri arasında takas işlemlerine konu edildiğini, maliklerin bu parsellere karşılık başka parseller aldıklarını, bu nedenle bu taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, Anayasa Mahkemesince 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) Ek Madde 3 üncü maddesi uyarınca değerlendirme yapılması gerektiğini, dava tarihi itibarıyla yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, emsallerin uygun olmadığını, raporun hatalı olduğunu, maktu harç ve vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamulaştırmasız el atılan arsa niteliğindeki taşınmazlara mahallinde yapılan keşif sonucu emsal karşılaştırması yapılarak değer biçen, usul ve kanuna uygun olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre el atma bedelinin davalı idareden tahsiline karar verilmesi doğru olduğu gibi, dava konusu taşınmaza ilişkin olarak kamulaştırma işlemlerinin tamamlanmadığı, tebligatın yapıldığı tarihte davacılar murisinin ölü olduğu, el atma tarihinin 1983 sonrası olması nedeniyle nispi vekâlet ücreti ve harca hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili davacı ........... yönünden temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş, Anayasa Mahkemesinin Ek Madde 3'e göre yapılan hesaplamanın güncelleme tarihine dair iptal kararı verdiğini, 2942 sayılı Kanun'un 17 nci maddesi uyarınca idareler adına tescil edilen taşınmazlar hakkında açılan davalara ilişkin değerlendirme hükmünde bir değişiklik yapılmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacılar ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tespiti ve sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerden, dava konusu kök 302, 524, 1303, 1368, 1371 ve kök 409 parsel sayılı taşınmazların davalı ... tarafından kamu ihtiyacı nedeniyle kamulaştırılmasına karar verildiği, bu işlemin davacılara/murislerine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeksizin 2942 sayılı Kanun'un 16 ncı maddesi uyarınca tescil davaları açıldığı, 302 parsel sayılı taşınmazın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.1986 tarihli ve 1985/354 Esas, 1986/165 Karar sayılı kararı ile, 524 parsel sayılı taşınmazın Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.07.1998 tarihli ve 1995/41 Esas, 1998/665 Karar sayılı kararı ile, 1303 parsel sayılı taşınmazın ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 24.07.1988 tarihli ve 1987/278 Esas, 1988/324 Karar sayılı kararı ile, 1368 parsel sayılı taşınmazın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.08.1988 tarihli ve 1987/288 Esas, 1988/507 Karar sayılı kararı ile, 1371 parsel sayılı taşınmazın Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.03.1992 tarihli ve 1991/212 Esas, 1992/128 Karar sayılı kararı ile, 409 parsel sayılı taşınmazın Büyükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin 18.10.1990 tarihli ve 1990/430 Esas, 1990/371 Karar sayılı kararı ile taşınmazın ... adına tapuya tesciline karar verildiği, davaların ölü kök murise karşı açıldığı, bu mahkeme kararına göre taşınmazlara ilişkin kamulaştırma bedellerinin bankaya depo edildiği, kararların ölü muris adına ilanen tebliğ ile usulsüz şekilde kesinleştirildiği, davacılar murisine ya da davacılara ödeme yapıldığının ispat edilemediği anlaşılmıştır.

3. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun'un 6 ve 7 nci maddeleri ve 09.06.2021 tarihinde kabul edilerek 19.06.2021 tarihli 31516 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7327 sayılı Kanun'un 20 nci ve 22 nci maddeleri ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 3 üncü maddesi ile "Mülga 31.08.1956 tarihli ve 6830 sayılı İstimlâk Kanunu'nun 16 ncı ve 17 nci maddeleri ile bu Kanunun mülga 16 ncı ve 17 nci maddeleri uyarınca kesinleşmiş mahkeme kararlarına istinaden idareler adına tescil edilen taşınmazların eski malikleri adına kamu bankalarına yatırılan ancak hak sahiplerine ödenmediği tespit edilen kamulaştırma bedelleri nedeniyle idareler aleyhine açılacak her türlü davada değer; taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerleme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilir. Tespit edilen bu bedel, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan Yurt İçi Üretici Fiyat Endeksi (Yİ-ÜFE) tablosundaki aylık değişim oranları esas alınmak suretiyle dava tarihi itibarıyla güncellenir ve ortaya çıkan bedel hak sahibine ödenir. (Ek cümle: 09.06.2021- 7327/20 md.) Bu hüküm, tebliği dâhil eksik veya hatalı kamulaştırma işlemleri bulunmasına rağmen idare adına tescil edilmiş olan taşınmazlar hakkında da uygulanır." hükmü getirilmiştir.

4. 21.12.2019 tarihinde kabul edilerek 24.12.2019 tarihli ve 30988 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7201 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesi ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 3’ün birinci fıkrasının ikinci cümlesindeki; “…dava tarihi itibarıyla…” ibaresi ve 7201 sayılı Kanun’un 7 nci maddesi ile eklenen Geçici 15 inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan; “…ek 3 üncü madde hükmü uygulanarak…” ibaresi 28.07.2023 tarihli ve 32262 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.

5. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasındaki; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan; “… dava tarihi itibarıyla…” ibaresini içeren Ek madde 3 nazara alındığında, davaya konu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerlendirme tarihi olarak esas alınmak ve o tarihteki nitelikleri gözetilmek suretiyle tespit edilecek bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan ........... Üretici Fiyat Endeksi tablosundaki değişim oranları esas alınmak suretiyle “dava tarihi” itibarıyla güncellenmesi sonucu ortaya çıkan bedelin hak sahibine ödenmesi gerekir.

6. Bu durumda; dava konusu kök 302, 524, 1303, 1368, 1371 parsel sayılı taşınmazlara yukarıda açıklanan şekilde davaya konu taşınmazın idare adına tescil edildiği tarih, değerlendirme tarihi olarak esas alınmak suretiyle, taşınmazların değerlendirme tarihindeki niteliği tespit edilerek tespit edilen bedelin Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan ........ Üretici Fiyat Endeksi tablosundaki değişim oranları esas alınmak suretiyle “dava tarihi” itibarıyla güncellenmesi sonucu ortaya çıkan bedelin hak sahiplerine ödenmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hatalı değerlendirme şekli ile hüküm kurulması hatalıdır.

7. Dava konusu 4 08... parsel sayılı taşınmazın geldisi kök 409 parsel sayılı taşınmaz için davacılar tarafından murisleri .............den (.............) intikal eden payları için Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2015/487 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararı ile aynı taleple dava açıldığı, açılan davanın kabulü ile 52.000,00 m² alanlı dava konusu taşınmazın 28.590,36 m²lik kısmının bedelinin davalı ... Başkanlığından, 3.673,06m²lik kısmının bedelinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından ve 19.736,58 m²lik kısmının bedelini ise Karayolları Genel Müdürlüğünden tahsil edilmesine karar verildiği, verilen kararın idarelerce temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 27.06.2019 tarihli ve 2019/2848 Esas, 2019/12932 Karar sayılı kararı ile yargılama giderleri yönünden düzeltilerek onanmasına karar verildiği, idareler vekillerince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 26.02.2020 tarihli ve 2019/9679 Esas, 2020/3353 Karar sayılı kararı ile karar düzeltme isteminin reddi ile kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Eldeki dava dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunun incelenmesinde 52.000 m² alanlı dava konusu 409 parsel sayılı taşınmazda davacılar murislerinin payına düşen bedelin tamamının ödenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

8.6100 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesinde belirtildiği üzere; bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Bir hüküm, davada veya karşılık davada ileri sürülen taleplerden sadece hükme bağlanmış olanlar hakkında kesin hüküm teşkil eder. Kesin hüküm, tarafların küllî halefleri hakkında da geçerlidir.

9. Davacıların dava konusu 409 parsel sayılı taşınmazdaki murislerinden intikal eden paya ilişkin Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.05.2016 tarihli ve 2015/487 Esas, 2016/296 Karar sayılı kararının eldeki davada kesin hüküm teşkil ettiğinin kabulü davanın kesin hüküm dava şartı nedeniyle davanın 409 parsel sayılı taşınmaz yönünden reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.

10. Davacılar murisinin dava konusu 5 01... parsel sayılı taşınmazlardaki paylarına kamulaştırmasız el atıldığından bahisle eldeki dava açılmış ise de davalı idare tarafından dosyaya sunulan yazıda bu taşınmazlara ilişkin kamulaştırma işlemlerine rastlanılmadığı belirtilmiş olup UYAP sistemindeki tapu kayıtlarının incelenmesinde davacılar murislerinin dava konusu taşınmazlardaki malik durumu tespit edilememiştir.

11. Bu itibarla; dava konusu 5 01... parsel sayılı taşınmazın ilk tesisinden itibaren (kadastro tespit tutanağı dahil) tüm tedavülleri ile birlikte ilgili Tapu Müdürlüğünden istenilerek dosya arasına fiziken eksiksiz olarak alındıktan sonra, dava konusu taşınmazda davacılar murislerinin paylarının bulunup bulunmadığı, bulunmuyorsa ise hangi işlemle nereye gittiği de tespit edilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının davacı .........yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/3239, K. 2026/294, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-3239-e-2026-294-k-a431cd2ee89c