Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17759 E. 2026/9495 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17759
Karar No
2026/9495
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/136 Esas, 2025/3430 Kar KARAR : Esastan ret

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleştirilen davalarda davacı ... vd. ile davalı ... vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davalarda davacı ... vd. ile davalı ... vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda,

Miktar veya her paydaş için değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihaî kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın her paydaş için değeri kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Temyizdeki parasal sınırların uygulanmasına ilişkin 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesine 14.11.2024 tarihinde yürürlüğe giren, 7531 sayılı Kanun'un 22 inci maddesi ile “İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuruda esas alınan parasal sınırda yeniden değerleme nedeniyle meydana gelen artış, bölge adliye mahkemesinin kaldırma veya Yargıtayın bozma kararları üzerine yeniden verilen kararlar hakkında uygulanmaz, ilk karar tarihinde geçerli olan parasal sınırlar esas alınır." şeklinde üçüncü fıkra eklenmiş, akabinde bu fıkra 04.06.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20 inci maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun ile 6100 sayılı Kanun'un EK-1 inci maddesinin ikinci fıkrası "200 üncü ve 201 inci maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341 inci, 362 nci ve 369 uncu maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiştir.

Dosya içeriğine göre; Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihinin 08.10.2025 olduğu ve 7550 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'un Ek-1 inci maddesinin ikinci fıkrasına getirilen değişikliğin yürürlükte olduğu anlaşıldığından davalı ... aleyhine hükmedilen asıl ve birleştirilen davalarda davacıların payların düşen miktarların dava tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290,00 TL’nin altında kalmaktadır.

Bu nedenle; davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.

Asıl ve birleştirilen davalarda davacı ... vd. vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 236 03... parsel sayılı taşınmazın hissedarları olduğunu, söz konusu taşınmazda 14.11.2000 yılında 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı yapıldığını, dava konusu taşınmazın imar planında "Belediye Hizmet Alanı" olarak tesis edildiğini, müvekkillerinin mülkiyet haklarının kısıtlandığını, taşınmazın davalı tarafça kamulaştırılmadığını ileri sürerek tespit edilecek tazminatın davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın idari yargının görev alanına girmesi nedeniyle görev yönünden reddinin gerektiğini, hukuki el atmalardan kaynaklanan tazminat istemli davaların idari yargının görevinde olduğunu, müvekkili belediyenin kamulaştırma ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından husumet itirazında bulunduklarını, dava konusu parselin mevcut imar planında "resmî kurum alanında" kaldığından söz konusu bölgede yapılan 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci madde uygulaması sonunda oluştuğunu, bu itibarla da müvekkili Belediyenin sorumluluğunun ve kusurunun bulunmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza hukuki el atma şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazın 10.12.1996 tarihinde müvekkili Belediye Meclisinin kararı ile onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında "Belediye Hizmet Alanına" isabet ettiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi gereğince yapılan imar uygulamasının ise diğer davalı ... Bakanlığınca 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 2004 yılından önce yapıldığından bu işlemlerle ilgili tüm bilgi ve belgelerinin parselasyon işlemini yapan diğer davalı belediyeden istenmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazın kamulaştırmasından müvekkili belediyenin sorumluluğunun bulunmadığını, idari yargıda yerleşmiş içtihatlar da dikkate alındığında taşınmazda belediye hizmet alanının kent düzeyinde bir uygulama olmayıp semt düzeyinde bir uygulama olduğunu, bu nedenle kamulaştırma işleminden açıkça ilgili ilçe belediye başkanlığının sorumlu olduğunu, Mahkeme aksi kanaatte ise davacı tarafından açılan iş bu davada 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesi gereği dava konusu taşınmaz değerinin tespitinin gerektiğini beyanla, davanın reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise taşınmazın tapu kaydının davacılar açısından iptali ile sorumlu olan kurum adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... yönünden kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar ... vd. ile davalı ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar ... vd. istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bedelin düşük belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını, itirazlarının değerlendirilmediğini, vekâlet ücretinin nispi verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil belediyenin kamulaştırma ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, bedelin yüksek belirlendiğini, emsal karşılaştırmasının hatalı yapıldığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın dava tarihinde 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kaldığından arsa niteliğinde olduğu, davacıların taşınmazda paydaş olup taşınmazın ... Büyükşehir Belediye Başkanlığının 10.12.1996 tarihli Belediye Meclisi kararıyla "Belediye Hizmet Alanı" olarak ayrıldığı ve imar uygulamasının 14.11.2000 tarihinde tapuya tescil edildiği, taşınmazın ... Belediye Başkanlığının yazı cevabına göre ... nolu düzenleme sahasında olduğu ve dava tarihi itibarıyla zeminde herhangi bir yapılaşma olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla İlk Derece Mahkemesinin hukuki el atma nedeniyle kamulaştırmasız el atmanın gerçekleştiğinin kabulü yerinde olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsalin satış değeri esas alınarak, emsalin ve dava konusu taşınmazın birbirlerine üstünlük oranları tartışılıp bedel tespitinde, tazminata dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde ve davacılar adına olan hisselerin tapusunun iptali ile davalı ... adına tescilinde, taşınmaza davalı ... tarafından fiilen el atılmadığı dikkate alınarak harç ve vekâlet ücretinin maktu hesaplanmasında, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden asıl ve birleştirilen davalarda davacılar ... vd. ile davalı ... vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davalarda davacılar ... vd. ile davalı ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ' Kültürel Tesis Sahası" alanında kalan taşınmazın 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 1 ve 7421 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesiyle eklenen son cümlesi uyarınca bedelinin alınan rapor uyarınca davalı ... Başkanlığından tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Hukuken el atılan dava konusu taşınmazda hükmedilen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi yerindedir.

4. Temyizen incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; A. Davalı ... Vekili Temyizi Yönünden; Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden REDDİNE,

B. Asıl ve Birleştirilen Davalarda Davacı ... vd. Vekili Temyizi Yönünden; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine, davacılardan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17759, K. 2026/9495, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17759-e-2026-9495-k-d7f595abb61f