Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17706 E. 2026/10314 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/17706
Karar No
2026/10314
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1476 Esas, 2025/2015 Karar KARAR : Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen mülkiyeti davacıya ait taşınmazın kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini ve taşınmazların tapu kaydının iptali ile Hazine adına tescili istemine ilişkin asıl ve birleştirilen davalarda yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya kısmen direnme kararı verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin direnme kararı üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda, kısmen direnme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma sonrası yapılan yargılamada; asıl davanın reddine, birleştirilen davalar yönünden hüküm kesinleştiğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu Yalova ili, ... ilçesi, ... köyü 1 33... ve 4 parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan orman kadastrosu sonucunda dava konusu taşınmazların tamamının orman sınırları içine alındığını, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.

2. Birleştirilen 2017/44 Esas sayılı davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Yalova ili, ... ilçesi, ... köyü 1 33... ve 4 parsel sayılı taşınmazların tamamının orman olduğu ve kesinleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kaldığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptalini ve orman vasfı ile Hazine adına tescilini talep etmiştir.

3. Birleştirilen 2017/50 Esas sayılı davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin paydaşı olduğu Yalova ili, ... ilçesi, ... köyü 1 27... parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda yapılan orman kadastrosu sonucunda dava konusu taşınmazların tamamının orman sınırları içine alındığını, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zararın 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazların tapu kaydına 19.03.2012 tarihinde orman sınırları içerisinde kaldığı şerhinin işlendiğini, davacının ise taşınmazı 09.07.2013 tarihinde taşınmazların orman sınırları içerisinde kaldığını ve tüm hukuki sonuçlarını bilerek ve isteyerek satın aldığını, bu nedenle iyiniyetli olduğunun söylenemeyeceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Birleştirilen 2017/44 Esas sayılı davada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazların mülkiyetini tapuya ... ilkesi çerçevesinde ve herhangi bir orman şerhi taşımaksızın elde ettiğini, taşınmazların orman sayılma niteliklerine haiz olmadığını, üzerinde orman ağaçlarının bulunmadığını ileri sürmüştür.

3. Birleştirilen 2017/50 Esas sayılı davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın halen davacı adına kayıtlı bulunduğunu, taşınmaz hakkında açılmış bir tapu iptal davasının da olmadığını, henüz gerçekleşmiş bir zarar meydana gelmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu işlem ... tarafından gerçekleştirildiğinden, müvekkili Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle ret kararı verilmesini, gerekli idari başvurular yapılmadan dava açıldığını ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2017 tarihli ve 2016/743 Esas, 2019/179 Karar sayılı kararı ile asıl ve birleştirilen 2017/50 Esas sayılı davaların kabulü ile taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline, birleştirilen 2017/44 Esas sayılı davanın kabulü ile davalı adına olan tapu kaydının iptal edilerek orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 14.10.2021 tarihli ve 2019/3028 Esas, 2021/2167 Karar sayılı kararı ile birleştirilen Yalova 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/44 Esas sayılı dosyasında dava konusu 1 33... ve 4 numaralı parsellerin orman olduğundan bahisle tapu iptal ve tescil davası açıldığı, davanın kabulüne yönelik hüküm kurulduğu, tarafların dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptaline yönelik olarak istinaf yoluna başvurmadıkları, dolayısıyla eldeki davanın inceleme aşamasında bu taşınmazların orman vasfında olduklarından tapu kayıtlarının iptaline yönelik hükmün kesinleşmiş olduğunun kabul edilmesi gerektiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda birleştirilen dava dosyalarından Orman yönetiminin davacısı olduğu 2017/44 Esas sayılı davanın konusu olan 1 33... ve 4 parsel sayılı taşınmazların arazi vasfında kabul edilerek bu doğrultuda hesaplama yapılmasının doğru olduğu, ancak 1 27... parsel sayılı taşınmaz yönünden ise tapu kaydının iptaline yönelik bir karar olmadığı gibi ortada açılmış bir davanın da bulunmadığı, taşınmaz kaydına orman sınırları içinde kaldığına dair konulan şerh ile davacı mülkiyet hakkını kaybetmediğinden zararın oluştuğundan da söz edilemeyeceği, davacı adına olan tapu kaydının henüz iptal edilmemesi ve dolayısıyla davacının halen kaybettiği bir mülkiyet hakkının ve bir zararın da söz konusu olmaması, ancak ileride açılacak bir tapu iptali ve tescil davasının davacılar aleyhine sonuçlanması halinde davacının tazminat hakkının doğacak olması sebebiyle davanın kabulüne yönelik hükmün isabetli bulunmadığı, davacı tarafça şerhten dolayı ne tür bir zararın doğduğunun da somutlaştırılmadığı, dolayısıyla birleştirilen 2017/50 Esas sayılı dosya yönünden davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru bulunmadığı davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl dava ile birleştirilen 2017/44 Esas sayılı davanın kabulüne, birleştirilen 2017/50 Esas sayılı davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu 1 27... parsel sayılı taşınmazın genel kadastro çalışmaları sırasında davacı murisi adına 1971 yılında tescil edildiği, üzerinde orman vasfında olduğuna dair kısıtlayıcı herhangi bir şerhin bulunmadığı, 19.03.2012 tarihinde taşınmazın orman tahdit sınırları içinde kaldığına dair şerh konulduğu ve davalı-karşı davacı ... tarafından 07.02.2017 tarihinde tapusunun iptali ile Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın yargılamanın devamında 11.09.2018 tarihinde kesinleştiği, dolayısıyla davacının mülkiyet hakkının daimi şekilde kısıtlandığının anlaşıldığı, davacının istemi 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesinden kaynaklanan zarar olduğuna göre istinaf incelemesinde taşınmazın niteliği ve zararın kapsamı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi, dosya içindeki bilgi ve belgelere göre dava konusu 1 33... ve 4 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydına 19.03.2012 tarihli "orman sınırları içine alındı" şerhi konulduğu, davacının dava konusu işbu taşınmazları şerh ile 09.07.2013 tarihinde satış yoluyla edindiğinin anlaşıldığı, buna göre Devletin tapu sicil kaydındaki şerhin tesisini sağlayarak kaydın bu hali ile değerlendirilmesi gerektiği hususunu aleniyete intikal ettirdiği, 4721 sayılı Kanun'un 1020 nci maddesinin: "Tapu sicili herkese açıktır. İlgisini inanılır kılan herkes, tapu kütüğündeki ilgili sayfanın ve belgelerin tapu memuru önünde kendisine gösterilmesini veya bunların örneklerinin verilmesini isteyebilir. Kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez." hükmü nazara alındığında tapunun beyanlar hanesine şerh işlendikten sonra bu şerhi tapuda görmesine rağmen taşınmazı devralan davacının iyi niyetli olduğundan ve 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi uyarınca dürüst davrandığından söz edilemeyeceği, hal böyle olunca, davacının tapusunun iptali sebebiyle bir zararının oluştuğu kabul edilse bile bu zararın tapu sicil kayıtlarının doğru tutulmamasından kaynaklandığı söylenemeyeceği gibi zarar ile tapu işlemleri arasında nedensellik bağının varlığından da bahsetmek mümkün olmayacağından bu parseller yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Kısmen Direnme Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 07.12.2022 tarihli ve 2022/3257 Esas, 2022/3106 Karar sayılı kararı ile Yargıtay bozma ilâmının (2) numaralı bendinde 1 33... ve 4 parsel sayılı taşınmazların kaydında bulunan 18.03.2012 tarihli "orman sınırları içine alındı" şeklindeki şerh sebebiyle, taşınmazı devralan davacının 4721 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi gereğince iyiniyetli olduğundan ve dürüst davranmadığından zarar ile tapu işlemi arasındaki nedensellik bağının kesildiği belirtilerek bu parseller yönünden davanın reddi gerektiği yönündeki bozma kararına karşı direnilmesine, Yargıtay bozma ilamının (1) numaralı bendine uyularak dava konusu 1 27... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

C. Dairemizce Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna Gönderilmesi Kararı Dairemizce verilen 20.06.2023 tarihli ve 2023/1477 Esas, 2023/6475 Karar sayılı bozma kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş olup, Mahkemece verilen kısmen direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın 6763 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca yetkili ve görevli Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.

D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 12.03.2025 tarihli ve 2023/5-644 Esas, 2025/129 Karar sayılı kararı ile kısmen direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı bozulmasına, uyulan kısımlar yönünden kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Yargıtay 5. Hukuk Dairesine gönderilmesine karar verilmiştir.

E. Dairemizce Uyulan Kısımlar Yönünden Yapılan İnceleme Sonucu Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine Gönderilmesi Kararı Dairemizce verilen 03.07.2025 tarihli ve 2025/6650 Esas, 2025/10405 Karar sayılı karar işle Dairemiz bozma kararına uyularak kapama zeytin bahçesi niteliğindeki 1 27... parsel sayılı taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinin doğru olduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından yapılan inceleme sonunda verilen karar ile bozma kararının (2) numaralı bendine ilişkin direnme kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, bu hususta inceleme ve işlem yapılmak üzere dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

F. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile asıl davanın reddine, birleştirilen davalar yönünden hüküm kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu taşınmazların bulunduğu köyde çiftçilikle geçimini sürdüren ve tarım yapmak amacıyla dava konusu 1 33... ve 4 parsel sayılı taşınmazları alan iyiniyetli bir kişi olduğunu, her ne kadar taşınmazları satın aldığı tarihte tapu kaydında orman şerhi bulunmaktaysa da taşınmazların orman niteliğinde olduğuna dair hukuki bir kesinliğin bulunmadığını, davanın reddi yerine müvekkilinin uğradığı zararın tazminine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu 1 27... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerekirken tarla olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca davalı ... vekili lehine iki ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/17706, K. 2026/10314, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-17706-e-2026-10314-k-8ea6a6daf9a4