Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/13554 E. 2026/10304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/13554
Karar No
2026/10304
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1332 Esas, 2025/2059 Karar KARAR : Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: Çatalca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/26 Esas, 2024/110 Karar

Taraflar arasındaki 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek 1 inci maddesi gereğince yapılan sayısallaştırma işlemi sonucu taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen azalma nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının ıslah dilekçesindeki terditli talebi kabul edilmek suretiyle kesinleşme tarihi itibarıyla belirlenen bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İstanbul ili, Çatalca ilçesi, ... Mahallesi 2 08... (eski 737) parsel sayılı taşınmazın sayısallaştırma işlemleri sonucu alanında azalma meydana geldiğini, bu nedenle uğranılan zararın kesinleşme tarihi itibarıyla belirlenecek bedel üzerinden tazminini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini öncelikle dava tarihi itibarıyla, olmadığı takdirde kesinleşme tarihi itibarıyla belirlenecek bedel üzerinden tazmini şeklinde terditli hale getirmiştir.

II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile taşınmazın gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.

IV. İstinaf A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; husumetin müvekkili Hazineye değil, işlemi yapan kurum olan Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğüne yöneltilmesi gerektiğini, davacının dava tarihinden önce 24.11.2021 tarihinde dava konusu taşınmazdaki payını devrettiğini, bu nedenle aktif dava ehliyeti bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini, taşınmazda ilk tesis kadastrosunun 26.11.1973 tarihinde yapıldığı ve davacının taşınmazdaki payını 17.09.2012 tarihinde satın aldığı dikkate alındığında zararın süresinde ileri sürülmediği gözetilerek zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerin sona erdiğini, sayısallaştırma çalışmalarına karşı askı ilanı süresi içinde kadastro mahkemesinde dava açılabileceğini, davacının bu yola başvurmadığını, bu nedenle işlem kesinleştiğinden artık 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat isteyemeyeceğini, taşınmaz sınırlarının değişmediğini, sadece teknik hesap farkı bulunduğunu, fiili bir azalma ya da mülkiyet kaybı olmadığını, Devletin kusursuz sorumluluğunun taşınmazın yüz ölçümüne değil, sicilin tutulmasına ilişkin olduğunu, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, tapu kayıtlarında tarla vasfında gözüken taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bir zarar oluştuysa bile bunun yenilemenin tescil edildiği veya dava tarihi itibarıyla değil davacı tarafından taşınmazdan pay satın alındığı 17.09.2012 tarihi esas alınarak hesaplanması gerektiğini, davacı dava tarihinden önce 24.11.2021 tarihinde taşınmazdaki payını devrettiğinden Mahkemece dava tarihi olan 10.01.2023 tarihi esas alınarak belirlenen tazminara hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ıslah yoluyla artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun değerlendirme tarihine ilişkin itiraz yönünden kabulü ile Dairelerince de usul ve kanuna uygun bulunan 17.08.2023 tarihli bilirkişi raporunda yenileme çalışmasının tapuya tescil edildiği tarih itibarıyla hesaplanan 361, 72... TL/m²=207.989,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar vermek ve davacı vekilinin ıslah dilekçesinde terditli olarak yenileme tescil tarihi itibarıyla da talepte bulunmuş olması gözetilerek terditli talebin kabulüne karar verilmek suretiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararma karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazda azalan kısım yönünden haksız fiilin gerçekleştiği tarihi itibarıyla değil dava tarihindeki değer üzerinden tazminata hükmedilmesi gerektiğini, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına göre değerlendirmenin dava tarihine göre yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal kıyaslaması yapılarak değer biçilmesinde ve taşınmazın belirlenen gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Buna karşın, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, dava konusu taşınmazın yüzölçümünün azalan miktarına dava tarihi itibarıyla değer biçilmesi gerekirken yazılı şekilde sayısallaştırmanın tapuya tescil edildiği tarih itibarıyla değer biçilmesi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddine,

2. Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/13554, K. 2026/10304, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-13554-e-2026-10304-k-8dfad0fb7e0c