Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/17 E. 2026/10306 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/17
Karar No
2026/10306
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/5200 Esas, 2025/3505 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/133 Esas, 2025/259 Karar

Taraflar arasındaki icra takibine yönelik itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından, hissedarı olduğu İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi 1 43... parsel sayılı taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında kamuya özgülenen bir amaca ayrıldığı iddiasıyla müvekkili idareye karşı taşınmaza kamulaştırmasız el konulduğu gerekçesiyle 100.000,00 TL tazminat ve geriye dönük 5 yıllık ecrimisil alacağı olan 10.000,00 TL'nin ödenmesi istemiyle İzmir 6. İdare Mahkemesinin 2019/594 Esas sayılı dosyasında açılan davada verilen kararla tazminat talebinin kısmen kabulü ile 2.540.359,19 TL tazminatın davacıya ödenmesine, davanın ecrimisil istemine ilişkin kısmının ise reddine karar verildiğini, İzmir 6. İdare Mahkemesinin 05.03.2021 tarihli ve 2019/594 Esas, 2021/276 Karar sayılı kararıyla hükmedilen tazminat alacağının 630.554,92 TL'sinin davalı ...'ye 10.06.2021 tarihinde ödendiğini, müvekkili idare tarafından istinaf ve temyiz yollarına başvurulduğunu, Danıştay 6. Dairesinin 2022/1605 Esas, 2023/263 Karar sayılı kararı ile kararın bozulduğunu, bozma kararı sonrasında yapılan yargılama üzerine İzmir 6. İdare Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ve 2023/443 Esas, 2023/490 Karar sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiğini, müvekkili idare aleyhine yargılama giderine hükmedildiğinden bu kısım yönünden karara karşı istinaf yoluna başvurulduğunu, istinaf başvurusunun reddedildiğini, söz konusu kararın bozulması istemiyle temyiz yoluna başvurduklarını, temyiz incelemesinin devam ettiğini, bu nedenle işbu takibe konu mahkeme kararının ortadan kalktığını, müvekkili idarece ödenen bedelin iade amacıyla İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2024/2816 Esas sayılı dosyasında icra takibi başlattıklarını, ancak davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiğinden takibin durdurulmasına karar verildiğini ileri sürerek İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2024/2816 Esas sayılı takibine yapılan itirazın iptalini ve takibin devamını, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili adına o tarihte yürürlükte olan mevzuata göre görevli olan idare mahkemesinde dava açtıklarını, bu hususta taraf olarak herhangi bir hatalı dava ikamesinin bulunmadığını, verilen görevsizlik kararı sonrasında görevli mahkeme olan İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/234 Esas sayılı dosyası ile davaya devam edildiğini, bu dosya ile davalı konumda olan kurumun müvekkiline yaptığı kısmi ödeme tutarının mahsup edilmesinin talep edildiğini, idare mahkemesi tarafından müvekkilinin haklı bulunduğunu, hüküm altına alınan alacak miktarının belediye tarafından müvekkiline yapılan kısmi ödemenin çok üzerinde bir meblağ olduğunu, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini, aksi kanaat halinde İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinde devam eden yargılamanın sonucunun bekletici mesele yapılmasını, bu yargılama sonucunda mahsup kararı verilmesi durumunda mahsubuna karar verilen meblağ ile huzurdaki davada talep olunan meblağın aynı olduğundan hak kaybı oluşmayacağını, bu sebeple taşınmaz ile ilgili olarak doğmuş olan tazminat alacaklarına yönelik takas/mahsup definde bulunduklarını belirterek, haksız ve kötüniyetli açılan davanın reddine, alacaklı olmadığını bildiği halde kötüniyetli olarak icra takibi başlatan davacı idare aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davalının İzmir 26. İcra Müdürlüğünün 2024/2816 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; verilen kararın hatalı olduğunu, takas/mahsup taleplerinin ret gerekçesinin doğru olmadığını, kamulaştırmasız el atma olgusunun 30 yıldır mevcut olduğunu ve bu nedenle alacaklarının muaccel olduğunu, bu nedenle takas taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerektiğini, en azından İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/534 Esas sayılı dosyasının sonucunun bekletici mesele yapılması gerekirken icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafça İzmir ili, Bornova ilçesi, ... Mahallesi 1 43... parsel sayılı taşınmaza kamulaştırmasız el atma nedeniyle 100.000,00 TL'nin tahsili istemi ile açılan davada İzmir 6. İdare Mahkemesinin 2019/594 Esas, 2021/276 Karar sayılı dosyasında tazminat isteminin kabulüne, hukuki el atma nedeniyle 2.546.359,19 TL'nin davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge İdare Mahkemesi Üçüncü Dava Dairesinin 2021/628 Esas, 2021/1350 Karar sayılı kararı ile istinaf taleplerinin reddine karar verildiği, işbu kararın temyizi üzerine Danıştay 6. Dairesinin 2022/1605 Esas, 2023/263 Karar sayılı kararıyla davanın adli yargıda görülmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulduğu, akabinde de İzmir 6. İdare Mahkemesinin 17.03.2023 tarihli ve 2023/443 Esas, 2023/490 Karar sayılı kararı ile davanın görev yönünden reddine karar verildiğinin anlaşıldığı, davacı idare tarafından yapılan ödemenin sebebi ortadan kalktığı için yersiz ödeme olarak değerlendirilen 636.589,79 TL'nin davalının payına düşen asıl alacak, vekâlet ücreti, yargılama giderinin iadesini sağlamak amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiğinden takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığının anlaşıldığı, tüm dosya kapsamına göre davalı tarafa ödenen davaya konu alacağın dayandığı mahkeme kararının ortadan kalktığı, idari yargıda verilen görev yönünden ret kararı sonucu adli yargıda davaya devam edilmiş olmasına rağmen bedelin iadesi için başlatılan icra takip tarihi itibari ile davalı tarafın dayanacağı yeni bir ilamın bulunmadığı, bu nedenle davalı borçlunun tahsil ettiği bu bedeli iadesinin gerektiği ve davacı vekilinin işbu davayı açmakta haklı olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 139 uncu maddesinin birinci fıkrası kapsamında henüz muaccel olmayan alacaklar takas edilemeyeceğinden bu yöndeki istinaf talebine itibar edilmediği, bu haliyle davalının İzmir 24. İcra Müdürlüğünün 2024/2816 Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, alacak miktarı belirli olduğundan asıl alacak miktarının %20'si oranındaki icra inkar tazminatına hükmedilmesinde usul ve kanuna bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak icra takibine yönelik itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/17, K. 2026/10306, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-17-e-2026-10306-k-9c8e87c9b815