Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/17152 E. 2026/10305 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/17152
- Karar No
- 2026/10305
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/258 Esas, 2025/316 Karar KARAR : Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen taşınmazın tapu kaydının mahkeme kararı ile iptalinden kaynaklanan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini istemine ilişkin davada verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait Yalova ili, Altınova ilçesi, ... köyü 1 12... , 4 00... parsel ile 1 29... parsel sayılı taşınmazların tamamının tapu kaydının iptaline ve orman vasfı ile Hazine adına tesciline ilişkin Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan davanın derdest olduğunu, bu durumun müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlâl ettiğini ileri sürerek müvekkilinin uğradığı zararın tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu işlem Orman Genel Müdürlüğünce gerçekleştirildiğinden husumetin Hazineye yöneltilmesinin hatalı olduğunu, müvekkili Hazine yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, Orman Genel Müdürlüğü tarafından açılan davanın henüz kesinleşmediğini, taşınmazların halen davacı adına kayıtlı olduğunu, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini, davacı tarafından zamanında orman kadastrosuna itiraz edilmediğinden davacıya ait tapu kaydının hukuki değerini yitirdiğini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının oluşmadığını ileri sürmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.07.2024 tarihli ve 2022/379 Esas, 2024/453 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne ve taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 29.11.2024 tarihli ve 2025/454 Esas, 2025/11928 Karar sayılı kararı ile dava konusu 1 29... parsel sayılı taşınmazın arsa niteliğinde kabul edilerek özel amacı olmayan taşınmaz satışı esas alınarak, emsal ile eksik-üstün yanları karşılaştırılmak suretiyle emsal incelemesi yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli olduğu, taşınmaz için belirlenen tazminat değerinin aynı bölgeden Daireye intikal eden dosyalarla kıyaslandığında uyumlu ve makul olduğunun anlaşıldığı, dava konusu 1 12... , 4 00... parsel sayılı taşınmazların ise arazi niteliğinde kabul edilerek taşınmazlara dava tarihinde geçerli olan resmî veri listesi esas alınarak yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle kuru arazi için %5 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri isteminde bulunmuştur.
2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu Yalova ili, Altınova ilçesi, ... köyü 1 12... , 4 00... parsel taşınmazlara net geliri esas alınarak değer biçilmesi ve taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi gereğince davalı Hazineden tahsiline karar verilmesinin yerinde olduğu; ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu 1 29... parsel sayılı taşınmazın arazi vasfında olduğu kabul edilerek net gelir yöntemine göre değerinin biçilmesi gerekirken, arsa niteliğinde değer belirleyen rapora göre hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne ve taşınmazların gerçek bedelinin 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca davalı Hazineden tahsiline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 1 29... parsel sayılı taşınmazın arsa vasfında değerlendirilmesi gerektiğini, tarla vasfında kabul edildiği takdirde kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak esas alınmasını, objektif değer artışı oranının %400’ün üzerinde uygulanması gerektiğini, taşınmazlar için belirlenen bedelin düşük olduğunu, münavebeye buğday ürünü alınması nedeniyle taşınmazın gerçek değerine ulaşamadığını, bu ürün yerine ıspanak ve bezelye gibi sebze ürünlerinin münavebeye alınması gerektiğini, 2016 yılından sonra Yalova ili ve bölgedeki gelişmeler dikkate alınarak taşınmazın değerinin tespit edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hazine adına tescil edilen taşınmazlar Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yönetildiğinden davanın bu idareye yöneltilerek müvekkili Hazine yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, süresinde açılmayan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi şartlarının oluşmadığını, dava konusu taşınmazlar için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, eğimi yüksek, sulama imkanı olmayan, orman ağaçları ile kaplı olan dava konusu taşınmazlar için kapitalizasyon faiz oranının %6-7 olarak esas alınması gerektiğini, kök raporda mezarlık olarak belirtilen taşınmaz için %400 oranında objektif değer artışı uygulanmasının gerçekçi olmadığını, ıslah yoluyla arttırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak 4721 sayılı Kanun’un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.