Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16175 E. 2026/10317 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16175
Karar No
2026/10317
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2078 Esas, 2025/3603 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/473 Esas, 2024/237 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz ve ecrimisil bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tazminat isteminin kabulüne ecrimisil isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin ecrimisil istemine ilişkin isteminin usulden reddine, tazminat istemine ilişkin başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar, davalılar ... ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu Eskişehir ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 132 46... parsel sayılı taşınmazın kesinleşen 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında yol ve park alanında kaldığını, taşınmaza davalı idarelerce kamulaştırmasız el atıldığını ileri sürerek tazminat, ecrimisil bedeli ve fiilen el atılmayan kısmın kullanılamamasından kaynaklı zararın davalı idarelerden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; belediye aleyhine açılan davayı kabul etmediklerini, haksız olan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davanın görevli mahkemede açılmadığını, davacının ecrimisil talep haklarının doğmadığını ileri sürerek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1/5.000 ölçekli ... Planında resmî kurum alanına, yola ve enerji nakil hattına; 1/1000 ölçekli uygulama imar planında park alanına, yola ve enerji nakil hattına isabet ettiğini, taşınmazın maliklerin tasarrufunda olduğunu ve parselin tamamında ticari faaliyetlerde bulunan işletmelerin mevcut olduğunu, belediyeye ait olduğunu ve belediye tarafından herhangi bir fiili düzenleme yapılmadığını ileri sürerek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

3.Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... Genel Müdürlüğü açısından reddi gerektiğini, ... Bölge Müdürlüğünce taşınmaza el atmalarının söz konusu olmadığını, dava konusu taşınmaz ile idarelerine tahsil edilen taşınmazın birbirinden farklı olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, ecrimisil ve kullanamamadan kaynaklı zarar taleplerinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A.İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz için belirlenen miktarın çok düşük olduğunu, emsal incelemesinin doğru yapılmadığını, ecrimisile de karar verilmesi gerektiğini öte yandan, alacağa, kamu akacaklarına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanması gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza el atılmadığını, yapı bedeli ödenemeyeceğini, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

3. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaz bedeline karar verilemeyeceğini, kararın yanlış bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

4. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmaza el atılmadığını, sorumluluğun idarelerine ait olmadığını, bedel ödenemeyeceğini, bedelin yüksek belirlendiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile reddedilen ecrimisil miktarı dava tarihi itibari ile istinaf kesinlik sınırı altında kaldığından davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin ecrimisil yönünden usulden reddine karar verildiği, atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemi yönünden yapılan incelemede ise dava konusu taşınmazın imar planında yol ve park alanında kalan bölümlerine kamulaştırma sorumluluğu bulunan davalı belediyelerce fiilen el atılmamışsa da uzun yıllar programa alınmayan imar planının hayata geçirilmemesi nedeniyle kamulaştırma ya da takas cihetine gitmeyen davalı idarece pasif ve suskun kalınmak ve işlem tesis edilmemek suretiyle taşınmaza müdahale edildiği, bu haliyle idarenin mülkiyet hakkının özüne dokunan ve onu ortadan kaldıran bu eylemi ile kamulaştırmasız el koyma olgusunun gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, idarenin hukuka aykırı eylemiyle mülkiyet hakkı engellenen taşınmaz mal sahibi davacının, dava yoluyla kamulaştırmasız el koyma hükümleri doğrultusunda mülkiyetin bedele çevrilmesini, eş söyleyişle idareden değer karşılığının verilmesini isteyebileceği, bu durumda davalı ... ve ... Belediye Başkanlığı yönünden kabulüne karar verilmesi doğru olduğu gibi taşınmazın bir kısmına da ... Genel Müdürlüğünce fiilen de el atıldığı anlaşıldığından bu idare yönünden de bedele karar verilmesinin yerinde olduğu, arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak bedel tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, ancak taşınmaz üzerinde bulunan yapılara fiilen el atılmadığı, davacıların kullanımlarının devam ettiği, taşınmazın zemininin idare adına tesciline ya da yol olarak terkinine karar verilmesinin yapının davacılarca kullanımını engellemediği göz önüne alınarak sadece el atılan zemin bedeli olarak davalı ... Başkanlığından toplam 552.927,60 TL, davalı ... Başkanlığından 188.568,00 TL ve davalı ... Genel Müdürlüğünden de toplam 9.849,60 TL' nin tahsili ve davacılara payları oranında verilmesi gerektiği gözetilmeden yapı değerleri de dahil edilerek fazlaya karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek, tapu kaydındaki takyidatların bedele yansıtılmaması yerinde olmadığından ve alacağa, dava tarihinden itibaren faiz uygulanması (taşınmaz bedeli eldeki davanın dava tarihi olan 20.10.2020 tarihi esas alınarak belirlendiğinden) gerektiği gözetilmeden idare mahkemesinde açılan davanın dava tarihinden faiz yürütülmesi, ... Genel Müdürlüğünce el atılan bölümün Hazine adına tapuya tescili yerine adı geçen idare adına tapuya tescil edilmesi ve hükmedilen kamulaştırmasız el atmaya dayanan tazminat bedeline Anayasa’nın 46/son maddesi gereğince dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesi gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar, davalılar ... ve ... vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek ve karara dayanak edilen 15.06.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda da B-C-D-E-F-G-H-I-J harfleri ile gösterilen yapıların hissedarlardan kimlere ait olduğunun belirtilmediğini, bu nedenle de tahliye ve yıkım sürecinde sıkıntının yaşanmaması için yapıların kime ya da kimlere ait olduğunun açık bir şekilde tespit edilmesi ve bilirkişilerce de yapı sahiplerine göre yapı değerlerinin hesaplanması gerektiğini, ayrıca tapu kaydında davacılara ait “kaldırım borcu –asfalt–katılım payı borcu – haciz – Belediye Gelirleri Kanununa göre kısıtlıdır.” beyanları/şerhleri olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde bulunan hususları tekrar ederek ve nispi vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz uygulanmasının yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz değerinin tespit edilmesi ve idareden tahsili istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin sorumlu davalı idarelerden tahsili ile davacı tarafa ödenmesi, dava konusu taşınmazın davacı adına olan tapu kaydının iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi yerindedir.

3. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar ve davalı ... vekillerinin tüm, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 718 inci maddesi "Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyetin kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer." şeklinde düzenlenmiş olup davacının dava konusu taşınmaz üzerindeki mülkiyetinin üzerindeki yapı ve ağaçlar ile birlikte değerlendirilmesi gerektiği gibi, 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesinin ilgili fıkrası "Düzenleme sırasında, plan ve mevzuata göre muhafazasında mahzur bulunmayan bir yapı, ancak bir imar parseli içinde bırakılabilir. Tamamının veya bir kısmının plan ve mevzuat hükümlerine göre muhafazası mümkün görülemeyen yapılar ise, birden fazla imar parseline de rastlayabilir. Hisseli bir veya birkaç parsel üzerinde kalan yapıların bedelleri, ilgili parsel sahiplerince yapı sahibine ödenmedikçe ve aralarında başka bir anlaşma temin edilmedikçe veya şüyuu giderilmedikçe, bu yapıların eski sahipleri tarafından kullanılmasına devam olunur." şeklinde iken bu fıkra yürürlükten kaldırılmış yerine "Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan alanlardaki ağaçlar/yapılar, belediye veya valilikçe bedeli/enkaz bedeli ödenerek sökülür ve yıkılır." hükmü getirilmiştir.

5. Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde yer alan yapı ve ağaçların yerinde korunduğu ve davacı tarafından kullanılmaya devam edilmesi nedeniyle bedelinin ödenmemesi gerektiğine ilişkin gerekçenin dayanağı 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin yukarıda belirtilen mülga fıkrası olup bu fıkra muhdesat malikine yerinde korunan muhdesatı kullanma hakkı tanımakta iken bu madde yürürlükten kaldırılmış olup, 3194 sayılı Kanun'un 18 inci maddesinin yürürlükte bulunan ilgili fıkrası ile taşınmaz üzerindeki muhdesatın arsanın ayrılmaz bir parçası (mütemmim cüzü) olduğuna ilişkin genel hukuk prensipleri de gözetilerek zemin bedeline hükmedilen taşınmazın üzerindeki muhdesatın bedelinin tahsiline de karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme biçimi ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar ve davalı ... Başkanlığının temyiz itirazlarını reddine,

2.Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne,

3. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin kararının BOZULMASINA,

Davacılar ve davalı ... Büyükşehir Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, davalı ...'ndan peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,

Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16175, K. 2026/10317, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16175-e-2026-10317-k-5ffb5f56c42d