Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/15861 E. 2026/10295 K. – Kamulaştırması

Konu: Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/15861
Karar No
2026/10295
Karar Tarihi
Konu
Kamulaştırmasız El Atılan Taşınmaz Bedelinin Tahsili

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/4292 Esas, 2025/3210 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/100 Esas, 2024/124 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasında yapılan yargılama sonucunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idareler vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idareler vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu İzmir ili, Karabağlar ilçesi, ... Mahallesi 68 59... parsel sayılı taşınmaza 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim tesis alanı ve 14,50 metrelik yol alanı olarak ayrılmak suretiyle el atıldığını ileri sürerek taşınmaz bedelinin davalı idarelerden tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanı olarak ayrılmasından Karabağlar Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, bu nedenle müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığını, imar planı yapımından itibaren beklenilmesi gereken 5 yıllık dava açma süresinin henüz dolmadan dava açıldığını, taşınmaza fiili olarak el atılmadığı gibi imar planında kamu hizmetlerine ayrılmasının da davacının taşınmazdaki tasarruf yetkisini kısıtlamadığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idarelerden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanı olarak ayrılmasından Karabağlar Belediye Başkanlığının sorumlu olduğunu, bu konuda müvekkili idareden görüş alınmadığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, dava konusu taşınmaza müvekkili idare tarafından fiili olarak el atılmadığı gibi 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında eğitim alanı olarak ayrılmasının kamulaştırmasız el atma anlamına gelmeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 3194 sayılı İmar Kanunu'nun (3194 sayılı Kanun) 18 inci maddesi doğrultusunda imar uygulaması yapılmak üzere müvekkili Belediye Encümeninin 17.03.2022 tarihli ve 418 sayılı kararı ile seçilen düzenleme sahasında yer aldığını, 3194 sayılı Kanun’un 13 üncü maddesi uyarınca umumi hizmetlere ayrılan alanların öncelikle 18 inci maddeye göre arazi ve arsa düzenlemesi yapılarak kamu mülkiyetine geçirilmesi gerektiğini, yapılacak 18 inci madde uygulamasıyla taşınmazların imar planındaki konumunda değişiklik olabileceğini, imar hakkı kazanacağını ve kamulaştırma konusu edilmemesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kamuya özgülenen taşınmaza fiilen el atılmamış olsa da 3194 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl içerisinde ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz bir şekilde kısıtlanması nedeniyle Mahkemenin dava konusu taşınmaz için kamulaştırmasız el atma olgusunun gerçekleştiğine ilişkin kabulünün yerinde olduğu, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmediği, dava konusu taşınmazın ve emsal alınan taşınmazın düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmış imar parseli olduğuna ilişkin dosyaya sunulan cevap dikkate alındığında, bulunan birim değerden düzenleme ortaklık payı kesintisi yapılmamasının da yerinde olduğu, 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 1 inci maddesinde hukuki el atma düzenlendiğinden, hukuken el atılan dava konusu taşınmaz yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları gereği maktu harca hükmedilmesi, öte yandan, 6745 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek 1 inci maddesinde hukuki el atma düzenlendiğinden ve bu kapsamda hukuken el atılan dava konusu taşınmaza ilişkin tespit edilen tazminat bedeli yönünden 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun’a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası uyarınca ve Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre davacı taraf lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olduğu gerekçesiyle davalı idareler vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idareler vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve alınan rapor uyarınca bedelinin davalı idarelerden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. 4. Buna karşın, dava konusu taşınmazın parsel numarasının hüküm fıkrasında hatalı gösterilmesi doğru değildir.

5. Kamu düzeni gereğince yapılan incelemede; eldeki davada taşınmazın 24,89 m²lik kısmına davalı ... tarafından asfalt yol yapılmak suretiyle 04.11.1983 tarihinden sonra el atılmıştır. 7421 sayılı Kanun ile 2942 sayılı Kanun'a eklenen Ek Madde 4'ün üçüncü fıkrası "Bu Kanun kapsamında açılan davalarda verilen bedel ve tazminat kararlarına ilişkin mahkeme ve icra harçları, davalı idare tarafından ödenmek üzere maktu olarak belirlenir." şeklinde düzenlenmiştir. 2942 sayılı Kanun'un 6487 sayılı Kanun'la değiştirilen Geçici 6 ncı maddesinin onikinci ve onüçüncü fıkraları "09.10.19 56... .11.1983 tarihini kapsayan dönemde oluşan mağduriyetin giderilmesi amacıyla getirilen ve malikler aleyhine bir takım hükümler içeren bu istisnai düzenlemenin 04.11.1983 tarihinden sonraki dönem içinde uygulanmasının hukuk güvenliğini zedeleyeceği" gerekçesiyle ve Anayasa'nın 2 nci ve 35 inci maddelerine aykırı bulunarak 13.03.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 13.11.2014 tarihli ve 2013/95 Esas, 2014/176 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiştir. 2942 sayılı Kanun'da 04.11.1983 tarihinden sonraki fiili el atmalara ilişkin başkaca bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle kaynağını Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun, 16.05.1956 tarihli ve 1956/1 Esas, 1956/6 Karar ile 16.05.1956 tarihli ve 1954/1 Esas, 1956/7 Karar sayılı kararlarından alan 04.11.1983 tarihinden sonra fiilen el atılan taşınmazlar yönünden, kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan davalarda mahkeme ve icra harçlarının nispi olarak uygulanması ve bu husus kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesinin gerekmesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı idareler vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Davalı idareler vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile kamu düzeni gereğince yapılan inceleme sonucunda, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

3. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (1), (2) ve (3) numaralı bentlerinde yer alan "7 parselde" ibaresinin hükümden çıkartılması, yerlerine ayrı ayrı "17 parselde" ibaresinin yazılmasına; hüküm fıkrasının harca ilişkin (6) numaralı bendinde yer alan "davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvurma harcı, 179,90 TL peşin harç ile 47.679,18 TL tamamlama harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine" ibaresinin hükümden tümüyle çıkartılması, hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinin hükümden tümüyle çıkartılması, yerine "Davalı ... yönünden alınması gereken 122.961,10 TL karar ve ilâm harcından peşin alınan 179,90 TL ve ıslah ile alınan 47.679,18 TL olmak üzere toplam 47.859,08 TL'nin mahsubu ile bakiye 75.102,02 TL eksik harcın davalı ... Başkanlığından tahsili ile Hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan peşin ve ıslah harcı toplamı olan 47.859,08 TL'nin davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine,'' cümlesinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/15861, K. 2026/10295, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-15861-e-2026-10295-k-605f0fc33835