Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2025/16518 E. 2026/10287 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/16518
Karar No
2026/10287
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1276 Esas, 2025/1640 Karar KARAR : Esastan ret/ Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/316 Esas, 2024/154 Karar

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin asıl dava ile kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin birleştirilen davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararın asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada 3364 parsel sayılı taşınmaza ilişkin talep yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 940 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare yönünden başvurunun esastan reddine, asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı yönünden davanın başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada 3364 parsel sayılı taşınmaza ilişkin talep yönünden konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 940 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1. Asıl davada davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 3364 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın müvekkili idare adına tescilini talep etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 9 40... parsel sayılı taşınmazlara kamulaştırma yapılmaksızın ağaçlandırma yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını ileri sürerek kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.

2. Birleştirilen davada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara müvekkili idare tarafından el atılmadığını, 3364 parsel sayılı taşınmazın 1/5'inin davacıya, 4/5'inin müvekkili idareye ait olduğunu ve bu parselde kesinlikle ağaçlandırma yapılmadığını, 940 parsel sayılı taşınmazın 1/10'unun davacıya, 9/10'unun müvekkili idareye ait olduğunun ve bu parselde müvekkili idareye ait olan kısımda ağaçlandırma çalışması yapıldığını, davacının hissesi üzerine müdahale edilmediğini, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kabulüne ve kamulaştırma bedelinin tespiti ile davalıya ödenmesine, dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tesciline, birleştirilen davada 3364 parsel sayılı taşınmaza ilişkin talep yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 940 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne ve el atma tazminatının davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1. Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; birleştirilen davanın konusu 940 parsel sayılı taşınmazda davacıya düşen 1/10 paya karşılık gelen hisse 80,52 m² olduğu hâlde, hatalı olarak 802,21 m² üzerinden hesaplamaya yapıldığını, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin yüksek olduğunu, emsal karşılaştırmasının kanunun aradığı şartlara uygun olarak yapılmadığını, asıl dava yönünden karar kesinleştiğinde davalıya ödenmek üzere üçer aylık vadeli hesapta nemalandırılmasına karar verilen 67.380,00 TL’lik bedele bankaca faiz ödemesi yapıldığı halde, ayrıca faiz hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Birleştirilen davada davacı- asıl davada davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk kararla derhal ödenmesine karar verilen 114.546,00 TL’lik kısımda dahil olmak üzere hükmedilen 181.926,00 TL bedelin tamamı için dava tarihinin dört ay sonrasından son karar tarihine kadar faize hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa niteliğindeki taşınmazlara emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinin 2942 sayılı Kanun'un değerlendirmeye ilişkin hükümlerine aykırılık teşkil etmediği, dava konusu taşınmazların konum ve niteliğine göre dava tarihi itibarıyla belirlenen bedelin adil ve hakkaniyete uygun olduğu gibi dava konusu 940 parselin tamamına el atıldığından bedel hesabının da buna göre yapıldığı, asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekilinin tümden, asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekilinin ise aşağıdaki bendin dışında kalan istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar ve bankaya yazılan 03.01.2020 tarihli müzekkere doğrultusunda 181.926,00 TL olarak tespit edilen kamulaştırma bedelinden 114.546,00TL'si için derhal ödenmesine karar verildiğinden, sadece bloke edilen aradaki fark olan 67.380,00 TL'ye 25.11.2018 tarihinden 01.02.2024 tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş ise de derhal ödenmesine karar verilen 114.546,00 TL yönünden de 25.11.2018 tarihinde derhal ödenme kararı verildiği, 10.12.2019 ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı/birleştirilen davada davalı idare yönünden başvurunun esastan reddine, davalı/birleştirilen davada davacı yönünden başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleştirilen davada 3364 parsel sayılı taşınmaza ilişkin talep yönünden davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 940 parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.

2. Birleştirilen davada davacı- asıl davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiş; ayrıca ilk kararla hükmedilen 114.546,00 TL bedel için ilk karar tarihine kadar faiz işletilmesinin doğru olmadığını, birleştirilen dava yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL yerine 20.736,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, ... olarak asıl davada davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkin iken, birleştirilen davada davacı tapu maliki ile davalı idare arasında kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arsa niteliğindeki taşınmazlara 2942 sayılı Kanun’un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi ve tespit edilen bedelin asıl davada bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine, birleştirilen davada davalı idareden tahsiline karar verilmesi yerindedir.

3. Bölge Adliye Mahkemesince yeniden esas hakkında hüküm kurulmuş olup, birleştirilen davada kendisini vekil ile temsil eden davacı lehine Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi bozmayı gerektirir.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; 1. Asıl davada davacı-birleştirilen davada davalı idare vekilinin tüm, asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2. Asıl davada davalı- birleştirilen davada davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının birleştirilen davaya ilişkin hüküm fıkrasının vekâlet ücretine ilişkin (6) numaralı bendinde yer alan "20.736,00" sayısının hükümden çıkartılması, yerine "30.000,00" sayısının yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Asıl davada davacı- birleştirilen davada davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, asıl davada davalı- birleştirilen davada davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2025/16518, K. 2026/10287, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2025-16518-e-2026-10287-k-af35451545c8