Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/646 E. 2026/10110 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/646
Karar No
2026/10110
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1828 Esas, 2025/1754 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Mustafakemalpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/471 Esas, 2024/204 Karar

Taraflar arasındaki mülkiyeti davacılara ait taşınmazın, kesinleşen orman tahdit sınırları içinde kalması nedeniyle uğranılan zararın 4721 sayılı Türk Medenî Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007 nci maddesi uyarınca tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı ve davalı Hazine vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına kayıtlı Bursa ili, Mustafakemalpaşa ilçesi, ... Mahallesi 1 02... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydına bir kısmının orman sınırlarının içinde kaldığına dair şerh konulduğunu davacıların taşınmazdan faydalanamadığını, davacıların uğramış olduğu zararın taşınmazın güncel değerinin belirlenerek dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; Hazineye yöneltilebilecek bir kusur ya da sorumluluk olmadığını, bu nedenle davanın reddine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

2.Davalı ... İşletme Müdürlüğü vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; bir kaybı ve zararı olmayan davacının tazminat isteminin mesnetsiz olduğunun açık olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Hazine vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini, münavebenin hatalı uygulandığını, samanın hesaplamaya dahil edilmesi gerektiğini, emsal dosyalarda yüksek oranda objektif değer artışı uygulandığını, orman idaresi lehine vekâlet ücreti takdirinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

2. Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu, raporun hatalı olduğunu, taşınmaza yüksek bedel belirlendiğini, adil bir tazminata hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, dava konusu taşınmaza üzerinde herhangi bir şerh bulunmaksızın satış suretiyle 2008 yılında malik olduğu, taşınmazın bir kısmının orman sınırları içinde kaldığına dair tapuya 30.12.2019 tarihinde şerh konulduğu, orman vasfıyla olan kısma ilişkin herhangi bir tapu iptal kararının bulunmadığı, ancak bu kısıtlama nedeniyle tapunun hukuki değerini yitirdiği, arazi niteliğindeki taşınmaza dava tarihinde geçerli olan resmi veri listesi esas alınarak, yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle, kuru arazi için % 5 oranında kapitalizasyon faiz oranı uygulanarak net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davacı ve davalı Hazine vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; Hazinenin sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 4721 sayılı Kanun'un 1007 nci maddesi uyarınca tazminat istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/646, K. 2026/10110, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-646-e-2026-10110-k-c75b0b12598a