Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi

Yargıtay 5. Hukuk Dairesi 2026/730 E. 2026/10107 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
5. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/730
Karar No
2026/10107
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2599 Esas, 2025/3354 Karar KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Şemdinli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/514 Esas, 2024/201 Karar

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsiline ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Hakkari ili, Şemdinli ilçesi, ... köyü 1 06... ve 32 parsel sayılı taşınmazlara yol yapılmak suretiyle fiilen el atıldığını belirterek kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin davalı idareden tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; kamulaştırmasız el atma şartlarının bulunmadığını, davacının zararının oluşmadığını, davanın reddi gerektiğini ileri sürmüştür.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin davalıya tahkikatın tümü hakkında açıklama ve son sözlerini söyleme hakkı vermediğini, taşınmazın 2. derece askeri yasak bölge içerisinde kaldığını, taşınmazın değerinin belirlenirken bu durumun göz önünde bulundurulmadığını, taşınmaza emsal olarak seçilen taşınmazın emsal olarak kullanılmasının doğru olmadığını, taşınmazın ÇKS kayıtlarının incelenmesi gerektiğini, vekâlet ücretinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sulu tarım arazisi olduğu anlaşılan dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 11 inci maddesinin maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca o yörede mutad olarak ekilen münavebe ürünleri buğday, karpuz ve saman verileri esas alınarak olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değer biçilerek taşınmazların metrekare birim fiyatının 90 TL olarak hesaplanmasında, hesaplamaya esas alınan ürünler ile kapitalizasyon faiz oranının %4 olarak alınmasında, dava konusu taşınmazların dosya kapsamı, bilirkişi raporu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgulama sisteminin incelenmesinden anlaşılan niteliği, geometrik durumu, özelliği dikkate alınarak % 10 oranında objektif değer artış oranı uygulanmasında, tespit edilen kamulaştırmasız el atma bedelinden davalının sorumlu tutulmasında, ağaç ve yapı bedellerine ilişkin ise davalı kurum tarafından açık bir şekilde istinaf dilekçesinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle inceleme yapılmadığı gerekçesi ile davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranının ve objektif değer artış oranının hatalı uygulandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazların değerinin biçilmesi ve bedelinin tahsili hususundadır.

2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Arazi niteliğindeki dava konusu taşınmazlara 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca gelir metodu esas alınarak değer biçilmesi, alınan rapor uyarınca bedelin davalı idareden tahsili ile dava konusu taşınmazların davacı adına olan tapu kaydının iptali ile yol olarak tapudan terkinine karar verilmesi yerindedir.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davalı idare harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

01.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2026/730, K. 2026/10107, T. 01.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-5-hukuk-dairesi-2026-730-e-2026-10107-k-3089739ecf8f